Üç kadın profili… Gülşen, Farah, Merve... Nefret suçuysa evet bu suçu işliyorum!
Dünyamızda kadın olmanın zorluklarını sadece ülkemizde değil, tüm dünyada gördüğümüz haberlerle izlemekteyiz.. Bunu inkar edemeyiz, çünkü kadınlar üzerindeki en güzel sözleri Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (Sav) Veda Hutbesi’ndeki öğütleri şu sözlerle tüm insanlığa örnek olmalı...
“Ey insanlar! Kadınların haklarını korumanızı ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız.
Onların iffet ve namuslarını Allah adına söz vererek helal edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır…"
Herhalde mübarek efendimizin bu sözleri üzerine bakmayın siz o sözde kadın savunucularına! Bakmayın sözde feminist ayağıyla her haltı yiyip sonra özgürlük naraları yakan müptezellere..
Yine yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de özellikle Nisa Suresi’nde kadınlarımızla ilgili ayrıntılara da bir yarım saatinizi ayırmanızı sizlerden istirham ediyorum…
Gelelim yazımızın konusu olan üç kadın profiline…
Öncelikle şarkıcılıkla değil de daha çok teşhircilikle gündemden düşmeyen Gülşen adlı sözde şarkıcıya… Malumunuz, geçen yıl 30 Nisan’da İstanbul Ataşehir'de sahneye çıkar Gülşen Çolakoğlu, ekip arkadaşlarından birini işaret ederek “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor.” sözlerini söyleme cüretinde bulunmuş ve büyük bir infiale sebebiyet vermişti... Malum çevreler hemen “feminist” yaklaşım tarzlarıyla işte kadına bu yapılır mı algılarıyla etrafta dolaşmaya başlamışlardı… O Gülşen, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı, hükmün açıklanması da geri bırakılmıştı. Elbette ceza müeyyidesinin bu aşamadan sonra işletilip işletilemeyeceğini hep birlikte göreceğiz, burada hedefim Gülşen’in Erdoğan seçimi kazanırsa ülkeyi terk edeceğim açıklaması da değil esasında… Benim buradaki tek amacım kadın olarak her zaman seçici ve naif olması gereken varlıkların bu denli bir kesimin oyuncağı olması beni rahatsız ediyor… Yoksa Gülşen’in yaşam tarzı benim umurumda bile değil zaten…
Yine gelelim ikinci kadın profilimize, Farah Zeynep Abdullah adlı dizi oyuncusuna… Dizilerde rol alan oyuncu arkadaşımız, üzerine vazife olmayan siyasi paylaşımlarla ülke gündemini epeyce işgal etmişti.. Gel gelelim, milletin iradesi tecelli ettiğinde ise, tüm sosyal medya hesaplarını kapatmış.. Ne diyelim, kadınlarımız her zaman uzmanlık alanlarında gençlere örnek olmalıdır, yoksa siyasi bir argüman olarak şirin gözükmekle bir yere varılamayacağını anlaması da açıkçası benim açımdan kabul edilebilir bir parametre olmuştur…
Ve son olarak TRT’de Masumlar Apartmanıyla tanınan şu anda da Star TV’de Ömer dizisinde oynayan Merve Dizdar adlı oyuncuya gelelim… Evet bu arkadaş Cannes Film Festivali’nde "Kuru Otlar Üstüne" filmindeki rolüyle 'en iyi kadın oyuncu' ödülünü almış.. Buraya kadar herşey normal, esas bundan sonrası fecaat…
Düşünebiliyor musunuz; ekmek yediğiniz kabı pisleme cüretinde bulunacaksınız ve yine bu zamana kadar devletimizin kanalında özellikle büyük popülarite sahibi olacaksınız ve geleceksiniz, Fransa denilen sözde özgürlükçü ülkede; kendi vatanınızı kötüleyerek kendinizi alkışlatacaksınız! Evet şimdi soruyorum siz değerli okurlarıma; hangi mantık, hangi özgürlük anlayışı kendi yaşadığınız toprakları, kendi havasını, suyunu kullandığınız bu yaşam alanını kötüleme hakkını sizlere verebilir?
Tam da burada yine kendi gibi oyuncu olan Tamer Karadağlı’nın şu anlamlı cevabını da hatırlatmakta yarar var: “Kendisi Fransa'nın yıllarca işgal ettiği Cezayir için de aynı şeyleri düşünüyor mu? Cezayirli kız kardeşleri için de geçerli mi söyledikleri? (Çünkü ödülü Fransa'da alıyor) Ya da çocukları zorla dağa kaçırılmış Diyarbakır Anneleri için geçerli mi söyledikleri?”
Bu üç kadın profili için son söz olarak da şunu söylemek lazım; Unutmayın ki; başka ülkelerde göz boyamak için alkışlanırsınız, ama hiçbir metrekare toprak, sizin ülkeniz olan Türkiye’den daha değerli değildir..
Umarım bunu anlayabilecek ve beyin jimnastiği yapabilecek kapasitesiniz vardır!..







