• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Kurban ibadeti; teslimiyetin nişanesidir...

28 Haziran 2023
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Allahımıza hamdolsun ki, mübarek Kurban Bayramına erişme şerefini bizlere bahşetti elhamdülillah.. Öncelikle tüm İslam Alemi’nin bayramını en kalbi duygularımla tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Mevla’dan niyaz ediyorum..

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de Kevser Suresi’nde şöyle buyuruyor: “Öyle ise Rabbin için namaz kıl, ve kurban kes” böylesi bir ilahi emri bile yorumlamaktan aciz insanlarımız var maalesef.. Hatırlayalım her sene Kurban Bayramı geldiğinde kafalarını çıkaran bazı insan müsveddeleri de malumunuz… Sanatçı tayfaları da her sene Kurban Bayramı’nda absürd açıklamalarla zihinlerimizi meşgul etmişlerdi bunlardan biri de Şevval-Leman Sam ikilisiydi… Özellikle Leman Sam’ın, “Benim için kurban kesenle IŞİD birdir, Kurban Bayramı'nda ülkeyi terk edeceğim” açıklamalarıyla tahrik edici unsurları her defasında kaşıyan bu tipler, daha sonra yargılandıkları mahkemelerde beraat etmişlerdi. Bu örneği neden verdim, böylesi İslam dininin emirlerini küçücük akıllarıyla küçümseyen bu tiplerin hala ülkemizde içten içe hareket ettiklerini de unutmamak lazım diye düşünüyorum.

Öncelikle şunu anlamamız lazım, Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller mevcuttur. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir (Sâffât, 37/107).
Kurbanın meşruiyetine işaret eden başka âyetler de vardır: “Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28), “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hac, 22/34), “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.”

Bu âyetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat âyetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Böylesi net hükümler olduğu halde dini bayramlarımızı itibarsızlaştırmak isteyen zevata karşı da hakkımızı aramamız lazım.. Yine hatırlanacağı gibi Mübarek Ramazan Bayramı’nı; Şeker Bayramı diye dini hükümlerinden arındırma yoluna giden insanlar bile var bu memlekette… Kurban Bayramı’na neyseki Et Bayramı deme terbiyesizliğini en azından gösteremedikleri içinde açıkçası mutluyum..

Ama şunun da altını kalın çizgilerle çizelim, iki bayramımıza da gereken hassasiyetle yaklaşıp, gelecek nesiller içinde bir farkındalık oluşturmamız şarttır.
Yoksa geçmişteki bayram alışkanlıklarımızla, şimdiki bayramlarımızı tatile dönüştürme gayretlerimiz arasındaki ince çizgide kaybolup gideriz. Bayramlar elbette, coşkuyla kutlayacağımız günlerdir. Ailelerimizle, eş ve dostlarımızla bayramımızı mübarek eylemek kadar doğal bir şey olamaz ama, bayramı sadece tatil olgusuyla sadeleştirmekte bizlere fazla yakışmıyor doğrusu… Mübarek günlerin feyzini yaşayıp evlatlarımıza da bunu aşılamak bizlerin en temel görevi olmalı. Yoksa böylesi anlamlı günleri sadece ‘tatil’ mantalitesiyle çocuklarımıza enjekte edersek gelecekte daha çözümlenemeyecek problemlerin kapısını ardına kadar açabiliriz. Unutulmamalı ki, ağaç yaşken eğilir ve evlatlarımızı küçükken bu teknoloji çağına rağmen eğittik eğittik sonrası ise hakikaten çok çetrefilli olacaktır.

Bu bayramda yine mutlaka garip gurebanın kapısını çalmalı ve onların yaşantılarında bir nebze de olsa ferahlatıcı hamleler de yapmak bizlerin en temel görevleri olduğunu idrak etmeliyiz.

Nice mutlu bayramlara huzurla, mutlulukla ve en önemlisi sağlıkla…

Selam ve dua ile.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23