• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Kuraklık alarm veriyor! Tehlike Türkiye'nin kapısını çaldı!

20 Eylül 2023
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Evet çok kurak bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz… Öncelikle ülkemiz nezdinde çok kurak geçen ve her geçen gün ajanslara düşen kurumuş göller, barajlar haberlerini maalesef izliyoruz..

Elbette bu durum gelecek adına kaygı verici. Artık tek temennimiz kısa vadede yağışı bol olan ve özellikle kar yağışlarının metropol şehirlerde zorluğuna rağmen uzun sürmesi tüm Türkiye’nin en büyük dileği olacaktır.

Metropal demişken Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’u masaya yatırmakta yarar var.. Yaklaşık 40 günlük suyu kalan İstanbul için tehlike çanları çalmaya devam ediyor. Tam bu esnada ajanslara düşen ve çok kıymetli verilerle okuduğum haberi paylaşmak istiyorum.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından yapılan araştırma ile İstanbul'a su sağlayan barajların yüzey alanının geçen yıla göre yüzde 18 küçüldüğü, bunun da yaklaşık 1700 futbol sahası büyüklüğünde olduğu tespit edildi.

Bu kapsamda, Terkos, Sazlıdere, Alibey, Büyükçekmece, Ömerli, Darlık, Elmalı, Pabuçdere ve Kazandere Barajları Sentinel uydusu ile görüntülenerek son durum belirlendi.

Uydu görüntülerinde barajlarda geçen yıla göre yüzey alanı küçülmesinin yüzde 18 olduğu ortaya çıktı.

Bir önceki yıla göre en çok yüzey alanı küçülmesi barajlardan Kazandere'de yüzde 79, Papuçdere'de yüzde 71, Elmalı'da yüzde 36, Sazlıdere'de yüzde 34 ve Alibey'de yüzde 25 oranında yaşandığı anlaşıldı.

Barajlarda en az yüzeysel küçülme yüzde 0,2 ile Ömerli ve yüzde 4,6 ile Darlık'ta meydana geldi.

Çalışmada, bir önceki yıla göre 9 barajda toplam 17 kilometrekarelik alanda küçülme olduğu belirlendi.

En çok küçülmenin 4,70 kilometre ile Terkos, 4,57 kilometre ile Büyükçekmece, 2,50 kilometre ile Sazlıdere Barajı'nda yaşandığı ortaya çıktı. En az küçülme ise 0,03 ile Ömerli Barajı'nda oldu.

YTÜ İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Uğur Acar’ın yine İstanbul Avrupa ve Anadolu yakası için yaptığı yorumlar ise de bir hayli korkutucu…

"Barajlarda iki durum var. Anadolu Yakası'ndaki büyük barajlardaki alanda çok küçük bir düşme var. Bu barajlar Melen tarafından beslendiği için çok sorun teşkil etmiyor ama Avrupa Yakası'ndaki barajlarda ciddi anlamda düşme mevcut. Bu 5 kilometrekareyi bulabiliyor. Kazandere ve Papuçdere Barajlarında yüzdelik olarak yüzey alanı küçülmesi oldukça fazla. Kazandere'de neredeyse hiç su kalmamış durumda. Sazlıdere'de ise baraj bendine doğru adalar oluşmuş, kuzey tarafında tarlaya dönüşmüş yerler var. Büyükçekmece Gölü'nde, TEM Otoyolu'nun geçtiği alanlar artık tarla haline gelmiş. Elmalı Barajı'nın güney tarafında sulak olmayan yerler var. Beklenen yağışlar gelmezse İstanbul halkı mevcut rezervdeki suları kullanmış olacak ve barajlardaki küçülme devam edecek. Sudaki azalma uydu görüntülerinde net olarak görülüyor."

Bu yorumlar karşısında hakikaten suyu daha tasarruflu kullanmamız ve suyun değerinin daha iyi anlaşılır hale gelmesi için tüm kamu kuruluşların devreye girerek “Su”yun öneminin hem görsel hem yazılı olarak insanlara anlatılmasında büyük yarar var kanısındayım.

Eğer susuzluk gibi bir problemle karşılaşırsak, bu tüm toplumun kılcal damarlarına etki edecek ve derin yaralara sebebiyet verecektir. İnşallah bu konuda gerekli önlemler bir an önce alınır ki, geleceğimiz adına büyük kaygılar yaşamayalım.

Bu kurak geçen dönem sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da büyük bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bilimsel bir araştırmaya göre bu yüzyılın sonunda ülkemizin yüzde 30'u kurak ve yarı kurak olacak! Özellikle küresel ısınma üzerine birçok makale ve yazıda da belirtildiği üzere, ülkelerin bu ciddi sorun nedeniyle kalıcı reformlar yapması gerekiyor.

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) raporuna göre, Avrupa'daki birçok bölge mevcut dönemde daha şiddetli sel ve kuraklık olayları ile yüz yüze kalıyor. Buzullar eriyor, kar ve buz örtüsü küçülüyor. Yağış modelleri değişiyor, bunun sonucunda Avrupa'daki nemli bölgeler daha nemli ve kuru bölgeler ise daha kuru hale geliyor. Aynı zamanda, ısı dalgaları, şiddetli sağanak ve kuraklık gibi iklim ile ilgili aşırılıklar, sıklık ve yoğunluk bakımından artıyor.

Ayrıca, iklim değişikliği, su kaynaklarının, tarım alanlarının, biyolojik çeşitliliğinin azalması ve yaşam alanlarının yok olması anlamına geliyor.
İber Yarımadası, iklim değişikliği sorunlarından en çok etkilenen bölge olarak bilinirken "teknik gezi" kapsamında iklim değişikliğinin sınırı aşan sular üzerindeki etkisi İber Yarımadası üzerinden incelendi.

Portekiz ve İspanya AB'de su kıtlığından en çok etkilenen iki ülke olarak öne çıkarken, bu ülkelerde yaşanan su kıtlığı sebebiyle tarımsal kayıplar ise rekor düzeyde gerçekleşiyor… Özellikle İspanya’da mayıs ayında 636 milyon avrosu direkt tarım ve hayvancılık sektörlerine aktarılmak üzere toplam 2 milyar 190 milyon avroluk kaynağın kuraklığa karşı kullanılmasına karar verilmişti.

Bu tehlikeli günlerin ardından Rabbimizin rahmet kapılarını ardına kadar açmasını ve ülkemizin topraklarına yağmurlarla birlikte gelecek bereketin de tarımsal olarak daha fazlalaşmasıyla bolluk ve bereketin gelmesi dileğiyle. Amin.

Selam ve Dua ile

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cumhuriyet kadını

İSTANBULDA ÇOK FAZLA NÜFUS OLDUGU HALDE 1 MİLYONU SURIYELİ OLMAK ÜZERE 3 MİLYON CIVARI AFGAN IRAKLI IRANLI ARAP VE AFRİKALI MÜLTECİ VAR NEKADAR COK NÜFUS O KADAR TÜKETİM OLUR

Halil

Bu oran türkiye icin dogru olabilir ancak istanbul için tarımin payi cok az
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23