Kızılcık Şerbeti kesinlikle bir proje olmalı! Yeni sezonda bitsin artık bu edepsizlik…
Ekranlarda gün geçmesin ki rezil diziler, konularıyla toplumsal yapıyı dinamitlemek için uğraşan uç örnekler anlatılmasın… Evet yaz sezonundayız ve çoğu dizi sezon finali yaparak Eylül ayını beklemeye geçmişken hala bazıları tarafından Kızılcık Şerbeti adlı rezil dizinin PR’ı yapılmaya devam ediyor…
Malumunuz bu dizi özellikle tesettürlü bir kızın gerdek sahnesindeki o infialle gündemi bayağı meşgul etmişti. Hani o sözde kadın savunucuları, her platformda ve mikrofon uzatıldığında demediklerini bırakmayan o tayfadan o sahneler için öyle kulaklarda kalıcı, gözlerimizle de şahit olduğumuz açıklamalar bütünü haliyle göremedik.. Zaten görmememiz için o tayfaların görevlendirilmiş bir takım kuklalardan ibaret olduğunu hepimiz biliyoruz…
Gelelim Kızılcık Şerbeti'nin Nursema'sı Ceren Karakoç üzerinden yapılan “Kızılcık Şerbeti'nin Nursema’sı sandalye bacak dekoltesiyle büyüledi!” haberlerine... Kadınlarımızı her defasında yine cinsel bir obje olarak gösterme rezilliğinin altına imza atan o magazin denilen lağım çukuruna…
Yahu dizide tesettürlü birini oynayan ve bildiğimiz üzere de rol yapan biri üzerinden böylesi 'Kızılcık Şerbeti'nin Nursema'sı yürek hoplattı' denilerek edepsizlik yapmak; hangi akla, hangi vicdana ve hangi izana sığar söyler misiniz?
Bu dizideki karakterler bütününe baktığınızda ise, evliyken birliktelik yaşayan mı ararsınız, ileri yaştaki insanların gencecik insanlarla birlikte olma telaşesini mi ararsınız, maşallah dizi dizi değil, eskiden yayınlanan Dallas’a dönmüş vaziyette.
Böylesi ilişkiler yumağının karmaşıklığı içerisinde bir de “Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmıştır” sözüyle insanları daha da gizemin içerisine davet eden bu dizi için gerekli önlemlerin bir an önce alınıp Eylül ayı girmeden sessiz sedasız son noktasının koyulması gereklidir…
Bu önyargı değil, bu sadece karakterler üzerinden okumalar yapılmasının önü açılarak muhafazakar toplumun üzerine amiyane tabirle leke atılmasıdır, iftira atılmasıdır. Bunun en açık anlamı budur… Eğer bir dizide karakterler bütününde muhafazakar bir ailenin tüm pisliklere bulaştığını ve karşı tarafın ise modern bir hayat felsefesiyle pompalanarak çağdaşlık adı altında zihinlerde bulandırılması isteniyorsa, esas bu algının farkında olmamız gereklidir…
Ben açıkçası “Gerçek hayattan uyarlanmıştır” repliğinin tamamen reyting için yapılan bir safsatadan ibaret olduğu kanaatindeyim. Eğer siz böylesi bir diziye; böylesi bir yakıştırma yaparsanız, maalesef ülkemizde de bu tür kriz ve merak ortamından beslenen gruplarında önünü kesemiyorsunuz…
Ne derseniz deyin, nasıl yakıştırmalar yaparsanız yapın ama bizler, inandığımız bu yolda, kadınlarımızı bir cinsel obje olarak gösteren bu edepsizler sürüsünün karşısında durmaya devam edeceğiz…
Yüce dinimiz İslam dininde kadın kutsaldır. Bu durum bir takım hadislerle ve ayetlerle de belirtilmiştir. Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (Sav) "Sizin en hayırlınız kadınlarına en iyi şekilde davrananlarınızdır denilmiştir." ve yine "Kadınlar size Allah'ın bir emanetidir." buyurmuşlardır…
Bizim için düstur budur ve uyulması gereken, saygı duyulması beklenen kadınlarımız için bu tür yakıştırmalar ve en önemlisi de sergilediği rol üzerinden bir oyuncunun başka kalıplara çekilerek genç dimağlara empoze edilmesi son derece ahlak yoksunu bir harekettir.
Tüm bu olaylar karşısında toplum olarak müteyakkız olmaya her daim sizleri davet ediyorum.
Selam ve dua ile…







