--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası nasıl bir İran göreceğiz?

Selma Savcı
Selma Savcı
0

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 19 Mayıs'ta helikopter kazasında hayatını kaybetmesinden 41 gün sonra ülkede yapılan seçimler sonucunda, tamamen farklı vizyonlara sahip Pezeşkiyan ile Celili’nin ikinci tura kalması uzun yıllar sonra seçimlerdeki en kutuplaştırıcı sonuç olarak ortaya çıktı. 5 Temmuz’da ya Pezeşkiyan ya da Celili’den birisi yeni dönemde İran’ın cumhurbaşkanı koltuğuna oturacak.

Adayların profiline de bakıldığı zaman tamamen farklı karakterler arasında 10 milyon oy alan Pezeşkiyan ve 9 milyon oy olan Celili arasında çetin bir yarış bizleri bekliyor olacak.

İran'da gözler Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turunda.

Reformist Mesud Pezeşkiyan’ın kazanması halinde İran, iç ve dış politikada açılımlar yapabilir, kaldı ki Muhafazakar kesimin temsilcisi olan Said Celili ise Tahran’la Batı’nın arasındaki köprülerin tamamen yıkılacağı ve derin bir ekonomik buhranın içinde kaybolması da masada duran seçenek olarak gözüküyor.
Pezeşkiyan ile Celili’nin seçim öncesi yaptıkları propaganda süreçlerine bakıldığı zaman ise, farklı bir yapıda olan ve her daim yeniliklerden dem vuran Pezeşkiyan ile zaten dış dünyayla arası bozuk olan ve bu yenilenmeme sürecini sürdürme tarafında olan Celili arasında seçim gidiyor. Yani anlayacağınız İran halkı da ikiye bölünmüş durumda. İlk seçimde önde bitiren ve ikinci tura kalan yarışta Pezeşkiyan’ın söylemleri ise Celili’ye nazaran daha çok ilgi görmekte. Onlardan en önemlisi de bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve yine yargıdaki reform ile birlikte adalet sisteminin tamamen yenilenmesi vaatleri İran halkı tarafından hem sosyal medyada hem de İran medyasında yoğun ilgi görmekte. Ve yine İran devletine yönelik ciddi eleştirilerde bulunurken, internet yasaklarının tamamen kaldırılması ve başörtüsü konusunda kadınlara baskının sona erdirileceği ve yine etnik ve mezhebi ayrımcılıkların da ortadan kaldırılacağı vaatleri ön planda duruyor.

Celili ise daha bildik bir İran profili çiziyor… Celili’nin vaatleri arasında ise; İran'ın mevcut düzeninin korunmasına, dış politikada ise hem siyasi hem ekonomik alanda Batı'ya karşı direniş üzerine yoğunlaştığı görülüyor.

Pezeşkiyan'ın tam tersi olarak başörtüsü, toplumsal özgürlükler ve internet konularında katı ve muhafazakar bir duruş sergileyen Celili, münazaralarında zorunlu başörtüsü uygulamasının devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
"Batı kültürünün olumsuz etkilerine karşı toplumsal düzenin korunması için" sosyal ve kültürel faaliyetlerin denetlenmesini isteyen Celili, internet konusunda ise devletin sıkı denetim uygulamasını, çalışmaları devam eden ve ülkedeki interneti dışarıya kapatacak "ulusal internet ağının" bir an önce faaliyete geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. AA’nın verilerine göre; Celili, ekonomi konusunda ise İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, yaptırımlara karşı 2007'de geliştirdiği "direniş ekonomisi" olarak adlandırılan bir ekonomik modeli savunuyor. Bu modelde, ekonomiyi petrol bağımlılığından çıkarıp, yerli üretimi artırarak ve kendi kendine yeten bir ekonomi oluşturarak ülkeye uygulanan yaptırımların aşılması hedefleniyor.

Ülkedeki ekonomik sorunların yalnızca bu modelin uygulanmasıyla düzeleceğini savunan Celili ve ekibi, ekonominin, yaptırımlarla ve dünya ile ilişkilerle doğrudan bağlantılı olduğuna dair yorumlar yapan reformist kanadı "Batı'ya teslim olmak"la suçluyor.

Dış politika konusunda ise Said Celili oldukça deneyimli bir isim. 1989'dan sonra uzun yıllar Dışişleri Bakanlığında görev yaptı. Celili, Batı’ya karşı İran’ın başta Çin ve Rusya olmak üzere Doğu ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini savunuyor. Bu ülkelerle ekonomik, askeri ve siyasi işbirliklerinin artırılması gerektiğini ve Batı’ya bağımlı olmadan uluslararası ilişkilerini çeşitlendirmesi gerektiğini dile getiriyor.
Tüm bu bilgiler ışığında şunu net olarak ifade edebiliriz ki; kim seçilirse seçilsin taşların yerinden oynacağı aşikar. Hem komşular arasındaki ilişki düzeyinde hem de İran’ın özellikle ABD’ye karşı başta Rusya ve Çin ile bu zamana kadar yakınlığının sürmesini de ben açıkçası her iki aday profilinde de göreceğimizi düşünüyorum.
İkinci tur öncesinde her ne kadar Pezeşkiyan’ın önde bitirdiğini düşünsek de, Celili’nin Dini lider Hamaney ile olan yakın ilişkisi ise bir artı olarak gözükmekte. Helikopter kazası sonrası Hamaney’in olaya el atması ve İran’daki kararsız seçmenlere 'bu önemli siyasi sınava katılma' çağrısı yapmıştı.
Sonuçta 5 Temmuz’da yapılacak ikinci turda yepyeni bir İran dönemi başlayacak her iki zıt karakterden birinin seçileceği bu zamansız seçim, bölgedeki dengeleri de yeniden dizayn edeceğe benzemekte…
Selam ve Dua İle…

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Selma Savcı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle