• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

İbn-i Sina diyor ki! Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlı

30 Ağustos 2023
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Ülkemiz ve dünya çok etkileyici ve adlarını zaman zaman bile idrak etmekten korktuğumuz hastalıkları geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor.. Çok şükür koronovirüs denilen illeti ülkemizden temizledik. Özellikle bu konuda hem insanlarımızın hem de bana göre bu işin tarihte figür isimlerinden biri olacak olan Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’yı unutmamak lazım…

Zaten herkes unutsa tarihin unutmayacağı kesin olacaktır.. Özellikle pandemi döneminde yaptığı özverili çalışmalarla bence taraflı-tarafsız alkışı hakettiğini düşünüyorum. Bu konuda partizanlık yapmadan hakkını vermenin gerekliliğini tüm insanlarımızın da anlayacağı kanaatindeyim. Tekrar konumuza dönecek olursak; şu anda Sağlık Bakanlığımızın web sitesinden de duyurduğu hastalıklar arasında Şili’de kızamık, birden çok ülkede görülen Maymun Çiçek hastalığı, Bangladeş’te Dang Humması, ABD’de Varyant virüsü, Kenya’da, Tanzanya’da çocuk felci, Peru’da Guillain Barre Sendromu ve BAE’de Mers hastalıklarıyla ilgili tanılar konulmuş ve bu ülkelerde gerekli hamleler yapılmaya başlandı bile… Evet modern tıbba kesinlikle güvenmemiz ve özellikle hekimlerimizin bizleri yönlendirmesiyle kesin çözümler üzerine sağlık sendromlarımızı atlatmamız mümkün gibi gözükmektedir..

Elbette bu konuda İslam alimlerinden olan ve birçok eserini okuma fırsatı bulduğum İbn-i Sina’yı da hatırlamak lazım.. Başta tıp olmak üzere fizik, felsefe, müzik, jeoloji ve birçok alanda dünyaya kalıcı çözümler bırakan böylesi önemli bir hazineyi ihmal etmemek gerekiyor…

Modern tıbbın meyvelerini yerken böylesi bir konumda dünyaya kalıcı eserler bırakan İbn-i Sina’yı da unutmamak lazım.. Haberlerine bakacak olursak tüm dünyayı tam anlamıyla sarsacak cinsten. Batı’da Avicenna olarak bilinen ve filozofların da prensi olarak nitelendirilen bu büyük tıp adamının eserleriyle ülkemizin daha da çok zenginleştirilerek nokta hamlelerle ve nokta teşhisler yapılıp tıp dünyasının önünün daha da açılması elzemdir.

İbn-i Sina’nın şu ana kadar yaptıklarını şöyle bir hatırlarsak şayet; Gözle görülmeyen mikropların olduğunu ileri sürerek mikrop kavramını tıp literatürüne sokmuştur. Hacamat tedavisini ilk yapan hekim İbn-i Sina olarak belirtilmektedir. Ameliyatlarda hastayı ilk uyuşturan ilk hekim olmaktadır. İbn-i Sina felsefe alanında da özel bir yere sahip olmaktadır. İbn-i Sina akıl ve deneyin birbirlerini tamamlayarak yaşantıyı oluşturduğu fikrini ileri sürmektedir. İbn-i Sina bilimsel çalışmalarda gözlem, deney ve aklın aynı derecede önem taşıdığını ifade etmektedir.

Yine Sina, kanın besinleri taşıyan bir sıvı olduğunu söyleyerek şeker hastalığının varlığını idrardan alınacak bir numune ile belirleyebileceğini ortaya koymuştur yaşadığı dönemler itibariyle. Günümüzde de geçerli olan bu bilgi İbn-i Sina'nın bilgilerinin geçerliliğini koruduğunun ispatı olmaktadır. Ayrıca kızıl hastalığı, şarbon hastalığı ve karaciğere bağlı olan hastalıklar ile hepatiti keşfetmiştir.

Diyeceksiniz ki, modern tıbbı besleyen böylesi bir zihniyet bugün geldiğimiz noktada yeteri kadar ilgi ve üst düzeyde lanse ediliyor mu derseniz bundan fazla emin değilim açıkçası…

980 yılında doğan ve 1037 yılında ölen İbn-i Sina’nın özellikle, “Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır” sözünü hayatımıza daha iyi işleyerek hayatımızın dönüm noktaları üzerinde önemli olan böylesi isimler üzerinden yaşamımızı yönlendirmek bizlerin elindedir.

İbn-i Sina’ya göre kendi dönemindeki dünya standartları ile bugün yaşadığımız 21. yüzyıldaki farklılıkları daha da zenginleştirerek bilim dünyasında gençlerimizin önünü açabiliriz…

Evet elbette çoğu şehrimizde etkinlikler tıp ve bilim üzerine görüyoruz, duyuyoruz… Ama bunların daha da çoğaltılarak özelliklede yerel yönetimlerimizin böylesi önemli fikir adamlarımızı gençlerimizle bir şekilde buluşturup ve gençlerimizin zihinlerinde daha fazla yer açılmasına katkıda bulunmaları geleceğimiz Türkiyesi için çok daha verimli olacak ve dünyayı şaşırtacak!

İslam Bilginlerimiz, İbn-i Hayyan’dan tutun da El Harizmi’ye, El Biruni’den tutun da Farabi’ye kadar bu değerleri daha çok analiz ettirecek dev projelerle sağlık ve bilim sektöründe daha donanımlı Türk genç beyinlerin önünü açabiliriz..

Unutmayalım ki, geçmişini unutan ve geçmişiyle hiçbir zaman yüzleşmeyi kendine şiar edinmeyen bir milletin çocukları gelecek adına başarıyı yakalaması mümkün değildir…

Onun için buradan çağrımı yaparak görevimi ifa ettiğimi düşünüyorum.. O da şudur; ne olursa olsun geçmişimizdeki bu önemli bilginlerden ilham alarak geleceğimizi inşa etmenin çok daha kolay ve mantıklı olacağını paylaşmak isterim.

Elbette bu isimler sadece bu isimlerden ibaret değil kuşkusuz.. Burada sadece bu bilginler üzerinden gitmenin gerekliliğinden ziyade, dünyaya ayak uydurmak ve geçmişimizdeki şifreleri de yolumuza koyarak merdiven basamaklarını yürüyerek değil koşarak çıkmak elimizdedir.

Selam ve Dua ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Atsız

Bir külçe altın daha hayırlıdır, bir şişe mürekkepten. Altını olanların günümüzde mürekkebi de var, mürekkebi kullanacak âlimleri de. Amerika vb. diğer ülkeler buna örnek verilebilir.

Okur

Ibni Sina eski Mısır ve Yunan tıbbından güya bazı şifalı nebatları kitabına dahil etmiş. Sanıldığı gibi büyük bir tabip olsaydı kimse onun öğretilerinden vazgeçmezdi. Metodlarının asırlarca işe yaramadığı tespit edilip terk edilmiş. Ot ve çöple hasta iyileştiği hangi devirde görülmüş? Avrupa'da sap, saman, ot ve çöple hastalık iyileştirme tıbbı asırlardan beri bugüne kadar devam ediyor, 150 bin de güya şifalı bitki uzmanı var aynı zamanda modern tıp hekimi . Yine de hastalıklara karşı zerre kadar faydalara yok. İbni Sina âmâ imiş ve bağırsak kanserinden ölmüş, ayrıca saray tabibiyken sultan ve 10 veziri de âmâ olmuşlar. Hekimlik bunun neresinde? Hacamat ve sülükle tedavi umudu ise 4500 yıldan beri bilinen yöntem. Modern tıp ise yararsız hap ve şap yutturma kesme ve biçme sanatından başka bir şey değil. Dünya'daki hastalık oranı insanlarda %50'den fazla. Veteriner hizmeti almayan yabani hayvanlarda hastalık oranı %3 civarında. Tıp şarlatanlıkla özdeş gözüküyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23