• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Haç ve Hilal’ın mücadelesi…İsrail-Filistin haritasının geleceği şekilleniyor

01 Kasım 2023
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Katil İsrail zulümlerine devam ederken esas benim dikkatimi çeken ise, Netanyahu’nun yaptığı katliamı birilerinin gözünü boyamak adına Tevrat’tan alıntılarla meşrulaştırma çabasını mutlaka görmüşsünüzdür. Özellikle, Hamas’ın 7 Ekim’de başlayan şanlı direnişi sonrası İsrail’in özellikle Yahudi argümanlarına sığınması ve vaat edilmiş topraklar ile ilgili Yeşaya kehanetini gündeme getirerek olayı primitif bir hale sokması ise dünyanın gözünden kaçmamalı..

Şu anda 10.000’lere yaklaşan şehid sayısıyla, her gün kan ağlayan, bizlerin ise kalpleriyle buğz ederek olaya katılmasıyla Filistin’de yaşanan soykırımı izlemesi aslında sorgulanabilir bir nitelikte karşımızda duruyor.

Aslına bakarsanız, dünyanın gözünde de yavaş yavaş katliamın izlerinin normalleştirilme gayretini görebilirsiniz. Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamalarda da aslında Filistin’deki katliama çanak tutan ülkelerin gayretlerini sezebiliyorsunuz.

Kim ne derse desin, bu bir soykırımdır ve bir ülkeyi kökten yok etme gayretidir. Her ne hikmetse ise bu ülkenin tamamı kılcal damarlarına kadar hak din İslam’ın mensupları…

Tam bu esnada geçtiğimiz cumartesi günü Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen ve 1,5 milyona yakın insanımızın da katıldığı Büyük Filistin Mitingi’nde Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın şu sözleri aslında bazı şeylerin en büyük göstergesi niteliğinde… Ne diyor sayın Başkan, “Siz yeniden bir hilal-haçlı mücadelesi mi estirmek istiyorsunuz?”… Evet işte tam bu başlık bizlere şunu gösteriyor ki, dünyanın şu anda söyledikleri ve yaptıkları eylemleri ilişkilendirdiğinizde de aslında dünyanın geçmişte olduğu gibi, “Hilal-Haç” mücadelesine gebe olduğunu anlamak mümkün.

Şöyle bir asırlar öncesine döndüğümüzde ise;

Haçlı Seferleri ya da Haçlı Akınları, 1096-1272 yılları arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papa'nın isteği ve çeşitli vaatleri üzerine, genellikle Müslümanların elindeki Orta Doğu toprakları (Kutsal Topraklar kabul edilir) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri akınlar bütünüydü.

Bugün geldiğimiz noktada ise, ABD, İngiltere ve maşaları İsrail’in nasıl bir zulüm gösterdiklerini anlayabiliyorsunuz.
Geçmişte de müslümanlar üzerinde oynanan kirli oyunlar, etnik- mezhepsel çatışmaların yükseltilmesi yine kukla yönetimler ve ülkeler sayesinde gerçekleşiyor ve şer odakları tarafından kanlar dökülüyordu..

Bugün baktığınızda manzara farklı değil. Bugün ise Haçlı-Siyonist emperyalizmi devrede ve Ortadoğu üzerinden tüm müslüman ülkelere yönelik kirli oyunlarını sahneleyerek tamamen müslüman kanı dökmek için her yolu deniyorlar.

Elbette her ne kadar ülkemiz harici masaya yumruğunu sert bir şekilde koyan ülke olmasa da müslüman devletlerin ben devreye bir şekilde girerek bu kanlı oyunu bozmalarını can-ı gönülden arzu ediyorum.

Zaten olması gereken de bu değil mi? Müslüman bir ırk dünyanın gözünün içine baka baka yok edilirken, bu denli sessiz kalmanın, bu denli çaresizce izlemenin Hak din İslamiyet’te yeri olabilir mi?

Her ne pahasına olursa olsun, müslümanlar birlik ve beraberlik içinde bir yol haritası çizerek mücadeleyi bırakmamalı ve Gazze’de yaşayan drama sessiz kalmamalıdır.

Ne diyelim, mevlam neyler, neylerse güzel eyler. İnşallah akan bu kan bir an önce son bulur ve Gazzeli çocuklar da, top ve mermi seslerinin gölgesinde büyümezler. Tek temennim o çocukların sağlıklı ortamlarda hayatlarını idame ettirmesi…
Selam ve dua ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet

E bop ile firatin dogusu israile vwrildi zaten.Kim yaptı neden mayınlar temizlendi neden her darbede yeşil sermaye yok edilir. Neden hendek mücadelesi yaptık kim izin verdi.Irakta abd nin başarısını kim kutladı. Israilin güvenliğini kim savundu.Sizce biz siyasal islamcıların eseri değil mi.Solcular ulkeyi satmaz deniz gezmiş satmamış.O zaman abd değil diyenleri asanlar satiyor

Şeref

Bizim ülkemiz masaya yumruğunu sert bir şekilde koyuyormu...?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23