• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Ayasofya kubbesiyle, sütunuyla İslâm’ındır!

26 Temmuz 2026
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Ayasofya kubbesiyle, sütunuyla İslâm’ındır!

Selma Savcı

24 Temmuz 2020’de kılınan ilk cuma namazıyla Ayasofya’nın kubbelerinin yeniden tekbirlerle salavatlarla ve Kur’an tilavetleriyle açılan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin cami statüsüne kavuşmasının üzerinden, dile kolay 6 yıl geçmiş...

Tarih kokan bir semt olan Fatih’teki Sultanahmet Camii ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin olduğu o bölgede etkilenmemek ve tarih adına ecdadımızı hayırla yad etmediğimiz bir saniye bile yok...


 

İstanbul’un fethinden sonra cami olarak kullanılan ve 1934’te Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülen Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması için Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yayımlanması ile birlikte aslında müthiş bir tarihe şahitlik eden o mübarek mabedimiz için de daha hassas ve daha da ehemmiyetli bir dönem başladı... Malumunuz şu anda Ayasofya’nın ana kubbesindeki restorasyon çalışmalarında yeni aşamaya geçildi.


Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ökten hocamızın da işaret ettiği gibi; “Kurşun örtüyü kaldırdığımız zaman kontrollü bir ortam yaratmamız, yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Şimdiki aşamada çelik iskelenin üstünü 8 dilim membranla kapatacağız ve 7 gün 24 saat kontrollü, güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağız” sözleri bu mübarek yere ne denli önem verildiğinin en büyük işareti...


Elbette bu aşamada; Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğümüzü ayakta alkışlamak lazım. Öylesi bir hummalı çalışmalar bütünü izliyoruz ki, hakikaten böylesi ulu mabedler için bu denli hassas bir şekilde görevlerini ifa eden tüm ekibi yürekten kutluyorum..


 

Tarihe altın harflerle kazınmış Fethin sembolü olan ve Ulu Hakan Fatih Sultan Mehmet Han’ı tekrar anlayabilme ve onu idrak ettiğimiz bir Ayasofya’yı iyi analiz etmek ve gelecek kuşaklara iyi aktarmamız gereklidir. Ayasofya, 1985 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan İstanbul’un Tarihi Alanları koruma bölgesinin en önemli parçalarından biridir... Siz bakmayın yıllarca Ayasofya tarihini yanlış anlatıp yanlış yorumlayanlara...


 


Tam bu esnada, yıllar yılar öncesine dönüp, Ayasofya’nın geçmişini şöyle bir hatırlayalım istiyorum...

Osmanlı İmparatorluğu’nun 7. padişahı 2. Mehmet’in 29 Mayıs 1453’te İstanbul’u fethetmesinin ardından, 916 yıl kilise olarak hizmet veren Ayasofya camiye dönüştürüldü. Fetihle “Fatih” ünvanını alan Fatih Sultan Mehmet, fetihten sonraki ilk cuma namazını 1 Haziran 1453’te Ayasofya’da kıldı.



Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla Ayasofya’nın tarihi de değişti. 481 yıl boyunca cami olarak açık kalan Ayasofya, Bakanlar Kurulunun 24 Kasım 1934 tarihli kararıyla müzeye dönüştürüldü.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, 86 yıl müze olarak hizmet veren Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle 2016’da Danıştay’a dava açtı.

Söz konusu dava 10 Temmuz 2020’de karara bağlanırken, Danıştay 10. Dairesi Ayasofya’nın müze statüsünü belirleyen 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını oy birliğiyle iptal etti.


 


Danıştay’ın kararı, Ayasofya Meydanı’nda toplanan vatandaşlar tarafından sevinçle karşılandı.

Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni imzaladı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle birlikte Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesine ve cami olarak hizmet vermesine karar verildi.
Söz konusu karar, Resmi Gazete’nin aynı gün yayımlanan mükerrer sayısında yer aldı.


 

TBMM Başkanvekili Celal Adan, Meclis Genel Kurulu’nda, Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı’nı okudu. Kararı, milletvekilleri uzun süre ayakta alkışladı.

Kararnamenin yayımlanmasının ardından “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi” veya “Ayasofya-i Kebir Camii” olarak ifade edilen cami, 86 yıl aradan sonra 24 Temmuz 2020’de kılınan cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı. Namaza, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı... Böylesi bir süreç yaşadı işte bu ulu çınar Ayasofya’mız..

Rabbim, Ayasofya’ya hak ettiği o değeri verenlerden razı olsun... Bu konuyu sulandırmak isteyenler ve sosyal medyada klavye delikanlılığı yaparak övünen o zatların; “Koca Sultanahmet Camii boşken, ne gerek vardı Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne... Müze olarak kullanıldığı turistlerden bir gelir sağlanırken, niye bu gelirden olundu denilerek bu önemli hamleyi itibarsızlaştırmak isteyenlerin de heveslerinin kursaklarında kalması yıllar sonra daha da anlamlaşacaktır kuşkusuz...
Ezcümle; Ayasofya kubbesiyle, sütunuyla İslâm’ındır, İslâm’ın kalacaktır vesselam...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23