Ahlaksızlığın soykırımı! Aleyna Tilki konuştu: Şaşırdık mı?
Öyle tipler hayatımıza girdi ki son dönemde… Şaşırmamak ve bu tiplemeler karşısında susmak bizlere yakışmazdı. Fenomen diye yutturulan Dilan Polatlardan Candan Kardeşlere ve son olarak Seçil Erzan denilen hayali zincir kuran kadınlara kadar…
Son olarak ise geçtiğimiz dönemde de üstüne basa basa yazdığım Aleyna Tilki yeniden peydah oldu. Şuan 23 yaşında olan ve genç yaşında müzik sektörü diye adlandırılan ve maalesef ki müzikten öte her tür pisliğin içine düşürülen bu genç kızımızın yaptığı son açıklamalar ise hakikaten bir psikolojinin tezahürü olsa gerek…
Menajeri bile yeter artık der gibi ilk kez konuştu:: Aleyna Tilki'yi gözden çıkarmış öyle ki; 'Aleyna Tilki kendi kendisinin katilidir' dedi
Tilki'nin menajeri Haluk Şentürk, "Suçlama, küfür ve el hareketi cahilliğinden!" ifadelerini kullanarak Tilki'nin çok özel bir yetenek olduğunu söyleyen Şentürk, "Kariyerini yönetemiyor ve saçmalıyor. Paylaşımlarına, mesajlarına dikkat etmezse daha çok üzülür. Bu ülkenin yapısına saygı duyacak. Büyüklerine karşı edepli davranacak. Nankör olmayacak. Bir de 'Ölmemi istiyorlar' demiş. Öldürmek mi? Aleyna kendi kendisinin katili!" diye konuştu.
Yaptığı ahlaksız paylaşımlarla gençliği zehirlemeye çalışan ve özellikle sosyal medya denilen lağım çukurunu kendi çıkarları için en üst düzeyde kullanan Tilki için şimdi geldiğimiz noktanın nasıl bir açıklaması olabilir ki…
Ben size şunu net olarak söylüyorum ki, müzik sektörü, magazin diye bizlere algılattırılan bu iğrenç mekanizma için Aleyna Tilki 23 son olmayacak… Çünkü biz sosyal medyada her orasını burasını açarak meşhur olma isteğinde bulunan bu tipler için gereken hassasiyeti göstermezsek, önünü kalın çizgilerle kesmezsek ne olacağını da geleceğimiz olan çocuklarımız için daha da netleştirme şansını da kaybetmiş olacağız.
Gelelim bana göre bu köşede bile yer vermek istemediğim Aleyna Tilki denilen kızımızın şok eden açıklamalarına… Bunu yazmam gerekiyor çünkü kötülükleri bir şekilde ilan ederek gençliğimizin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını da idrak etmemiz lazım.
Aleyna Tilki, Instagram’ında yayınladığı bir video ile sahneye çıkmasını engelleyen, yoluna taş koyan ve konserlerini iptal ettiren ünlülerin olduğunu iddia etmiş. Tilki, “Şarkı söylemeyi özledim. Bu özlemi gideremediğim için bu sektörün, hepsinin... koyayım” diyerek küfürle bitirdiği videoda şunları söyledi: “Sektörü domine edenler çok az sayıda. Bazıları işini mükemmel yapıyor, bazıları da omurgasız. Duygu diliyle konuşan yok. İş dünyasında her şey çetin olabilir, ama benim ölmemi istemeleri normal mi? Gerçekten yok olmamı istiyorlar.
Varoluşumdan ve duruşumdan dolayı sahnelerim iptal edildi. Bir de beni çocukluğumdan beri canım pahasına vicdansızca çalıştıran insanlar, bugün daha fazla para kazanmak için beni ait olduğum sahnelerden alıkoymaya çalışıyor. Ve beni çalıştıranların yanındaki sektörü domine eden sanatçılar da, bu durumu en çok destekleyenler. Çok iyi bildiğiniz isimler bunlar. Bu sektör beni o kadar çok yordu ki şu anda ben de o mekânlara çıkamıyorum…”
Görüyorsunuz değil mi, büyümüşte küçülmüş olan Tilki kardeşimiz boyundan büyük sözlerini galiz küfürlerle donatarak sosyal medya denilen ahlaksızlık çukurunda kendine yandaş bulma çabasına girmiş. Sosyal medyaya baktığınızda çoğu embesil tipler ise Aleyna Tilki’nin bu açıklamalarına destek vermiş haliyle. Çünkü dediğimiz gibi Tilki bu ülkede maalesef son değil yüzlercesi var… Bunu hem yaşadığımız çevrede hem de internet aleminde çok rahatça görebiliyoruz…
Şimdi diyeceksiniz ki, Selma Hanım Filistin denilen bir gerçek ve soykırım varken bu denli ahlaksızların yaşadığı bir figürü örneklendirmeniz nedendir? Ben size şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, evet Filistinli kardeşlerimizin soykırıma uğrayışını gözyaşlarıyla takip ediyoruz ekranlardan sayısız kere de bu köşemizde yer verdik ve yine vermeye de sonuna kadar devam edeceğiz. Ama şu da bir gerçek ki, bu “ahlaksızlık soykırımı” karşısında da ülkemizin yeni yeşerecek olan filizlerimiz için uyarımızı yapmamız boynumuzun borcu olsa gerek…
Çünkü bu tiplemeler ve bu tiplemelerin çanak tuttuğu “magazin” lağımının içinde gençliğimizi kaybetmemiz gerekiyor. Evet şatafatlı bir dünya, evet bol paralı bir dünya, evet mükemmel evler, lüks arabalar diye lanse ettirilen sözde rahat bir hayat ama özde ise tükenmişliğin bir işareti olan bu hayat için lütfen gençliğimizi koruyalım.
Evlatlarımızı bu denli zehirli sarmaşıkların arasında kaybetmeyelim. Yarın Aleyna Tilki’lerin adını bir şekilde unutturamazsak, geleceğimiz adına gençliğimizi de dinamitlemiş oluruz.
Ezcümle; konu Aleyna Tilki’den öte toplumsal bir olguya doğru giderken primitif gibi duran bu olayın mutlaka irdelenmesi ve bizim için hayatımızın olmazsa olmazı olan gençliğimizin önünün bu çakıl taşlarından temizlenerek daha rahat bir zemine oturtulması gerekir…
Selam ve dua ile…







