• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
TÜM YAZILARI
20 Eylül 2020

Davutoğlu davasının değil, hevasının peşindeymiş

Hatırlayın. Ne demişti hazret? “İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 arasındaki dönem olarak yazılacaktır” demişti değil mi?

Merd-i Kıptî şecaat arzederken sirkatin söyler ya, aslında Ahmet Davutoğlu’nunki de o hesaptı. Başka bir mesele yüzünden söz konusu tarihlere anlam yüklese de esasında mevzu başkaydı.

Neden mi? 

Çünkü 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 arasında beyefendi Kemal Kılıçdaroğlu ile “istikşafi görüşmeler”e başlamıştı. Bu görüşmeler Davutoğlu için o kadar önemliydi ki, zat-ı âlilerinin “CHP ile koalisyon hükümeti kurulsun da varsın ben başbakan olmayayım” dediği bile iddia edilmişti hatta.

Anımsayın, 7 Haziran seçimlerinde AK Parti’nin tek başına iktidar olamaması üzerine start alan bu süreçte, güya CHP keşfedilecek, tanınacak ve yoklanacaktı. Zaten CHP Genel Başkanı ile koalisyon görüşmeleri yürüten Davutoğlu’nun ortaya attığı “istikşafi” kelimesinin sözlükteki karşılığı da buydu: Keşfetmek, tanımak, yoklamak.

Ahmet Bey yıllardır bununla uğraşıyor zaten. CHP’yi keşfetmek, tanımak ve yoklamak için canhıraş bir gayret sarf ediyor.

Nedendir bilinmez, “sol”a karşı bitmek bilmeyen bir sempatisi var.

Yakın zamanda bu gerçeği itiraf da etti üstelik. Kendisini hiçbir zaman sağcı olarak görmediğini, büyüdüğü ortamlarda hep sol görüşün ağır bastığını anlatıp, kültürel değerlerini sol değerlerle birleştirdiğini söyledi.

Gerçekçi olmak gerekirse, Ahmet Davutoğlu bunları derken, biz “Beterin beteri var canım. Neyse ki adam ‘Siz beni tanımıyorsunuz. Ben aslında dededen CHP’liyim’ falan demedi. Buna da şükür” diye teselli bulmuştuk. Ama şimdi anlıyoruz ki, çok yanlış düşünmüşüz.

Son Ahmet Davutoğlu-Kemal Kılıçdaroğlu buluşmasında bunu bir defa daha müşahede ettik. Evet, Bay Kemal’in, Gelecek Partisi Genel Başkanı’nı ziyaretinde, “Davutoğlu’nun davasının değil, hevasının peşinden koşan bir siyasetçi olduğunu” tekrar gözlemleme imkanı bulduk. 

Hayır, abartmıyoruz.

“Ne olmuş canım. Davutoğlu parti kurmuş, Kılıçdaroğlu da ‘hayırlı olsun’a gitmiş işte. Ne var ki bunda şimdi? En nihayetinde basit bir nezaket ziyareti” denilecek bir buluşma değil bu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın da dediği gibi, Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında yarım kalan istikşafi görüşmeleri yeniden başlatacak bir ziyaret söz konusu olan.

Baksanıza, biri “Bundan sonra her süreçte istişarelere devam etme kararlılığı içindeyiz” diyor, diğeri “ortak söylem oluşturmak”tan bahsediyor.

Söylesenize, bayram değil seyran değilken, nereden çıktı bu yakınlaşma?

Davutoğlu, geçmişte “Adamdan saymıyorum” dediği Kılıçdaroğlu ile bugün niçin her süreçte istişare etmek istiyor?

Ya da şöyle soralım: Kemal Bey, “Cumhuriyet tarihinin en çapsız bakanı” olarak nitelendirdiği Ahmet Bey’le hangi “ortak söylem”de buluşacak?

Bu yakınlaşmanın ABD Başkan adaylarından Joe Biden’ın sözlerinden sonra gelmesi sizce de düşündürücü değil mi?Bu ikiliyi yeniden bir araya getiren en önemli etkenlerden biri Tayyip Erdoğan karşıtlığı çok açık ki. 

Evet, her iki ismin de Türkiye’nin istiklali ve istikbali için didinip duran Cumhurbaşkanı’nı alaşağı etmekten başkaca bir amacı yok.

Bunlar 15 Temmuz gecesinde de “aynı nokta”da buluşmuştu haddi zatında.

Biri FETÖ’cü alçaklardan aldığı izinle güvenli eve kaçıp darbeyi ayağında terlikle TV’den seyretmişti, diğeri de yine son derece güvenli bir evde erketeye yatıp bir-iki tweet atmakla yetinmişti…

Anlaşılan o ki, 15 Temmuz’un ruh ikizleri, siyaseten ruhlarını henüz teslim etmemiş.

Ne diyelim, FETÖ’nün çöpçatanlığında hazırlanan odalarda halvet olanlara mutluluklar dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Bari şu iş resmiyete dökülsün de herkes rahatlasın.

Böyle “nikâhsız birliktelikler” örfümüze de dinimize de ters zira.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

A yolcu

Onlar soyadını değiştiren ler partisi kurşunlar yakışır bidon da yardım eder iktidar olamazlar da hayal kurabilirler
  • Yanıtla

adem

Sivil darbeyle makamından indirdiğin(ki ancak millet iradesi indirebilir) adamın davası ne olur sence sayın yazar?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23