İki dev havalimanını birbirine bağlayacak proje! İstanbul'da raylı ulaşımda yeni dönem
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul ulaşımında yeni bir dönemin kapısını aralayacak İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi için ihale tarihi belli oldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek demir yolu hattıyla İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan birbirine bağlanacak. Projenin tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınması hedefleniyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'un ulaşım altyapısını güçlendirecek İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında önemli bir aşamaya geçildiğini açıkladı.
Bakan Uraloğlu, projenin altyapı ve üstyapısının tasarım ile yapım işlerini kapsayan ihalenin 14 Ekim'de gerçekleştirileceğini duyurdu.
İki havalimanı ilk kez demir yoluyla bağlanacak
Proje kapsamında demir yolu hattının Marmaray'ın Çayırova kesiminden başlayarak Sabiha Gökçen Havalimanı'na ulaşması, ardından Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı'na ve buradan Çatalca'ya uzanması planlanıyor.
Hattın, Çatalca'da yapımı devam eden Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı ile entegre edilmesi öngörülüyor.
Böylece İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı, ilk kez doğrudan demir yolu bağlantısına kavuşmuş olacak.
7 gün 24 saat kesintisiz taşımacılık
Bakan Uraloğlu, yeni hattın yalnızca yolcu taşımacılığına değil, yük taşımacılığına da önemli katkı sağlayacağını belirtti.
Projeyle birlikte demir yolu taşımacılığı 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürülebilecek, Marmaray üzerindeki yük azalacak ve Türkiye'nin Orta Koridor üzerinden gerçekleştirdiği uluslararası yük taşımacılığı kapasitesi önemli ölçüde artacak.
Hedef: 33 milyon yolcu, 30 milyon ton yük
Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek demir yolu hattının tamamlanmasının ardından yılda yaklaşık 33 milyon yolcu ile 30 milyon ton yük taşınması hedefleniyor.
Projenin, Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki stratejik demir yolu taşımacılığındaki konumunu daha da güçlendirmesi ve İstanbul'un ulaşım ağını yeni bir seviyeye taşıması bekleniyor.


