• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Allah’ın Nizamı İslâm -60-

13 Ağustos 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Allah’ın Nizamı İslâm -60-

Prof.Dr.Yusuf Özertürk 

B- İSLÂM DEVLETİ                                                                                                
4- İSLÂM DEVLETİNDE  KUR’ÂN ANAYASADIR                                        
b-Kur’ân’da devlet yönetimi ile ilgili temel hükümler
8-İslâm Devleti sosyal bir Hukuk devletidir   

*Halkını sosyal,ekonomik refaha ulaştıran ve sosyal adaleti sağlayan devlet, sosyal hukuk devletidir. Sosyal hukuk devleti, bütün vatandaşlarına asgari hayat standardını temin eder ve fırsat eşitliği sağlar. Sosyal hukuk devletinde, devlet vatandaşına ‘Ağa, Kral’ değil, hizmetkârdır İslâm nizamı, insanların hukuk ve adalet çerçevesinde birlikte huzur ve refah içinde yaşamalarını amaçlar. Bu da sosyal bir hukuk devletini zorunlu kılar. Esasta İslâm sosyal refahı esas alan bir hukuk devletidir. İslâmî sosyal devlet, yokluklar, yoksulluklarla mücadele eder ve bir sosyal refah toplumu oluşturmayı hedefler. İslâmî sosyal devlette, vatandaşların asgari sosyal güvenceleri sağlanmıştır. İslâm devlet sisteminin kaynağı Kur’ân ve Hz.Peygamber’in tatbikatıdır (sünneti).Hz.Resûlellah Medine İslâm devletinde, hem kurumsal olarak sosyal refah ilkelerini göstermiş ve hem de başta kendisi olmak üzere devlet teşkilatını halka her türlü hizmette istihdam etmiştir. Hz. Peygamber devlet başkanlığını, hiçbir zaman bir krallık, reislik olarak görmemiştir. O, ceberut, buyurgan-despotik bir yönetim sergilememiştir. Hz. Resûlellah, kendisini hayatı boyunca ‘Hükümdar Peygamber olarak değil, Kul Peygamber’ olarak görmüştür. Bu sebeple O, hep halkın içinde halk gibi yaşamıştır. Bununla ilgili olarak; Hz. Peygamber’in Hendek savaşında; hendek kazması, taş kırması, mescid yapımında kerpiç taşıması, sosyal devlet anlayışının ve başkanlığının tatbiki misalleridir. Kur’ân’a göre adalet terazisi doğru tartmalıdır. Allah, adaletin nasıl uygulanacağına dair Kur’ân’da şöyle buyurmaktadır; “Tarttığınız zaman doğru bir teraziyle tartın. İnsanları hak ettikleri şeylerden yoksun bırakmayın. Ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”   (Şuarâ-182-183)


İslâm nizamının esası adalete dayandığı için, İslâm devletinde de; inancı, cinsi, ırkı ve sosyal durumu ne olursa olsun herkese hukuk önünde eşit davranılır. İslâmî sosyal devlette; Adalet ilkesi sadece mahkemede değil, devletin her alanında da geçerlidir. Bu sebeple İslâm devletinde, devlet başkanı ve yöneticiler vatandaşlara adil davranmak zorundadırlar. Adil olmayan bir devlet, vatandaşlarının can, mal ve nesillerini koruyamaz. Adil olmayan devlette zulüm vardır. Zulüm de sosyal barışı tehdit eder ve sosyal nizamı bozar. Bundan dolayı sosyal İslâm devletinde; Devlet başkanı dahil hiçbir kimse Kur’ân Anayası’nın dışına çıkamaz. Ve de Kur’ân Anayası’na uymayan kanun da çıkaramaz.Allah bu hususta Kur’ân’da şöyle buyurmaktadır; “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun! Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe sevk etmesin! Adil olun! Bu takvâya daha uygundur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide-8)  Buna göre İslâm devletinde, idareciler ve mahkemeler insanlar arasında hüküm verirken adalet ilkesine uygun davranmalıdırlar.              


*İslâmî sosyal devlette, vatandaşı açlığa mahkum etme yoktur. İslâm devletinde aç insan olamaz. Varsa bu, devleti yönetenlerin adil olmadıklarını gösterir. Devlet kimsesizlerin, muhtaçların temel ihtiyaçlarını sağlamakla yükümlüdür. İslâmî sosyal devlette, vergi adaleti vardır. Az kazanandan az, çok kazanandan da çok vergi alınmalıdır. İslâmî sosyal devlette, gelir grupları arasında bir uçurum yoktur. Sosyal devlette gelirlerin %40-50’si nüfusun %1-10’nu arasında devretmez. İslâmî sosyal devlet, liyakât sistemine göre vatandaşlarına iş imkânı sağlar. Sosyal devlette ayırım yapılmaksızın bütün vatandaşlar liyakâta göre devletin imkânlarından ve hizmetlerinden yararlanırlar. İslâmî sosyal devlette, vatandaşlar ‘Biz ve ötekiler’ diye ayırıma tabi tutulmazlar.                                                                                 

*İslâm’da ikili bir sosyal sistem vardır.Biri devletin resmi sistemi, diğeri halkın gönüllülük sistemidir. Devlet topladığı vergiler (Zekâttan), infak ve kamu mallarından elde ettiği gelirlerden oluşan meblağın ekseriyetini vatandaşına hizmette ve muhtaç olanlara vermede kullanmakla mükelleftir. Sosyal İslâm devletinde; Bir taraftan devlet zekât ve infak sistemiyle sosyal devlet olmanın gereklerini yaparken, diğer taraftan da gönüllülük esasına dayanan ‘Vakıf sistemleriyle’ Eğitimden sağlığa, barınmadan beslenmeye, hayvanlardan çevreye kadar hemen her alandaki ihtiyaçları karşılamada önemli hizmetler yapılır. Devam edecek…


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23