Denizolgun’un şüpheli ölümünde yeni aşama: 6 kişiye kamu davası
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol’un da aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında; yalan tanıklık, belgede sahtecilik ve suç delillerini yok etme suçlarından ayrı ayrı kamu davaları açıldı. Öte yandan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un ölümünün ardından muhafaza altına alınan ancak daha sonra izine ulaşılamayan cep telefonuna ilişkin anne Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile oğlu Hilmi Tuna Kuriş hakkında dava açtı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında 2 Ekim 2026 tarihinde 6 şüpheli hakkında farklı suçlardan kamu davaları açıldı.
ÖZEL DOKTORUNA “YALAN TANIKLIK” DAVASI
Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açıldı.
Demirkol daha önce soruşturma kapsamında verdiği ifadelerdeki çelişkiler nedeniyle gündeme gelmişti. Demirkol'un beyanları ile 155 ihbar kayıtları, HTS verileri ve diğer tanık anlatımları arasında çelişkiler bulunduğu gerekçesiyle “yalan tanıklık” suçundan tutuklanmıştı.
ADLİ TIP GÖREVLİLERİNE “BELGEDE SAHTECİLİK”
Dosyada dikkat çeken bir başka gelişme ise Adli Tıp Kurumu görevlileriyle ilgili oldu.
Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında “belgede sahtecilik” suçundan ayrı ayrı kamu davaları açıldı.
İKİ KİŞİYE “SUÇ DELİLLERİNİ YOK ETME” DAVASI
Dosyada yer alan A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise “suç delillerini yok etme” suçundan kamu davası açıldı.
Böylece Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında aynı gün toplam 6 kişi hakkında üç farklı suçlama üzerinden kamu davası açılmış oldu.
ŞÜPHELİ ÖLÜM SORUŞTURMASI SÜRÜYOR
Denizolgun'un ölümünün ve geçmişte yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin başvurular üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce feth-i kabir kararı almıştı. Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda da ölümle ilgili bazı ihtimallerin mevcut bulgularla dışlanamadığı belirtilmişti.
Son açılan kamu davalarından bağımsız olarak Denizolgun’un ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasına yönelik ana soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü belirtildi.

