Osmanlıyı İttihatçılar yıktı (9)
II- I.CİHAN SAVAŞI VE OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN YIKILIŞI
B--I.CİHAN HARBİ (28 Temmuz 1914-11 Kasım 1918)
*Halk arasında ‘Seferberlik’ olarak adlandırılan 1.Cihan savaşı (Harb-i Umumi) 28 Temmuz 1914’te başlayıp, 11 Kasım 1918’de sona eren Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasına ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan bir harptir.
a-I.Cihan harbinin başlaması
*28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (AMİ) veliahtı Franz Ferdinand’ın, Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından Saraybosna’da öldürülmesi üzerine AMİ Sırbistan’a önce bir ültimatom vermiş, ardından da 28 Temmuz 1914’te Belgrad’ı bombalayarak Sırbistan’a savaş ilan etmiştir. Sırbistan’ın müttefiki Rusya da 31 Temmuz 1914’te genel seferberlik ilan etmiştir. Rusya’nın savaş hazırlığını savaş ilanı olarak değerlendiren AMİ müttefiki Almanya 1 Ağustos 1914’te Rusya’ya, 3 Ağustos’ta da Fransa’ya savaş ilan etmiştir. Almanya önceden bir savaş planı hazırlamıştı (Schlieffen Planı). Bu plana göre Almanya, Rusya ve Fransa ile iki cephede birden savaşmaktan kaçınmak için hızlı hareket ederek Batı cephesinde evvela Fransa’yı bertaraf edip, sonra da Rusya’ya saldıracaktı. Bu maksatla Almanya 4 Ağustos 1914’te Belçika’ya saldırdı. Bunun üzerine İngiltere de Almanya’ya savaş açarak Belçika’nın yanında yer aldı. İngiltere’nin Belçika’nın yanında savaşa girmesi süreci yavaşlattı. Almanya 5-12 Eylül 1914’te Fransa’nın Kuzeydoğusundaki Marne’de Fransız ve İngiliz müttefik kuvvetleri karşısında yenildi ve Schlieffen Planı başarısız oldu. Böylece Paris’e yaklaşan Alman taarruzu durduruldu. Savaş Batı cephesinde siper savaşlarına dönüştü.
C-SAVAŞA İTTİHATÇI KOMİTE
KARAR VERDİ
*I.Cihan Harbi başladığında, İttihatçılar arasında Harbe girip, girmeme konusunda tartışmalar başladı. Bu konuda İttihatçılar iki gruba ayrıldılar. Bir tarafta Dahiliye Nazırı Talat Paşa, Harbiye Nazırı ve Başkumandan vekili Enver Paşa, Bahriye Nazırı Cemal Paşa ve genel merkez üyeleri Dr. Bahaeddin Şakir ve Dr. Nazım’ın başını çektiği Harp taraftarı Şahinler, diğer tarafta da Sadrazam Said Halim Paşa, Maliye Nazırı Cavid bey, Şura-yı devlet Reisi Halil Menteşe, Nafia Nazırı Mahmut Paşa gibi kişiler de (Güvercinler) harbe karşıydılar. Şahinler, savaşın bir fırsat olduğunu, Almanlar’ın savaşın galibi olacağını ve Almanlar’ın yanında savaşa girilirse kaybedilen toprakların geri alınacağına inanıyorlardı. Ayrıca Türk dünyasını da birleştirmeyi hayal ediyorlardı. Ilımlılar ise, Harbe girilmemesini ve tarafsız kalınmasını Devlet’in varlığının devam etmesinin bir garantisi olarak görüyorlardı. Ayrıca savaşanlar tarafsız olan yaklaşık bir milyon kişilik Osmanlı ordusunu karşılarına almayı kabul edemezlerdi. Ilımlılara göre, savaşanlar birbirlerini yerken ve zayıf düşerken, Osmanlı güçlü kalacak ve toparlanacaktı. Harbe girilmesi halinde; İtilaf devletleri kazanırsa Osmanlı yıkılacak, Almanlar kazanırsa da Almanlar’ın sömürgesi olacaktı. Sultan II.Abdulhamid Han’ın görüşü de ılımlılarınkine benziyordu. II.Abdulhamid Han 33 yıllık saltanatında, İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya gibi büyük devletler arasındaki rekabet ve çekişmelerden yararlanarak Osmanlı’yı doğrudan bir Cihan Harbinden uzak tutmuştur. II.Abdulhamid Han, Devletin içinde bulunduğu zayıf ve kötü durumu iyi biliyordu. Tahta çıktığının akabinde bir de 93 harbini yaşamıştı.
Savaşın Osmanlı’yı ne hale getirdiğini yakinen biliyordu. II.Abdulhamid Han, Devlet’in maliyesinin çok kötü olduğunu, Ordu’nun ve Donanma’nın büyük bir Dünya Harbini kaldıracak güçte olmadığını 93 harbiyle iyice anlamıştı. Sultan II.Abdulhamid Han, büyük devletlerin bir harbe gireceklerini tahmin ediyor, Osmanlı’yı bu harpten uzak tutarak, onların birbirlerini yiyip zayıf düşmesini bekliyordu. Abdulhamid Han’a göre Osmanlı bir harbi daha kaldıramaz ve yıkılırdı. Bu yüzden hep ‘Denge Siyaseti’ izlemiştir. II.Abdulhamid Han, Almanya ile ittifak etmeye de pek taraftar değildi. Her ne kadar Almanya ile ekonomik ve kültürel ilişkilerde bir gelişme olmuşsa da körü körüne Alman ittifakına girmeyi, Ülkeyi bir ateşin içine atmak olarak görüyordu. Sultan II.Abdulhamid Han 1909’da tahttan indirildikten sonra, İttihat ve Terakki siyasetinden ayrı bir siyaset izlemiştir. II.Abdulhamid Han iktidarda olsaydı,kesinlikle Cihan Harbi’ne girmek istemezdi.
b-Goeben ve Breslau olayı
*Alman Goeben muharebe kruvazörü ve Breslau kruvazörüAkdeniz’de İngiliz ve Fransız donanmalarının sıkıştırmasıyla 10 Ağustos 1914’te Çanakkale boğazından geçerek İstanbul’a geldi. Gemilerin Çanakkale boğazını geçmesine Hükümetten habersiz bizzat Enver Paşa emir verdi. İtilaf devletlerinin tepkisini çekmemek için de Osmanlı devleti bu gemileri satın aldığını duyurdu. Gemilere Osmanlı bayrağı çekilerek, mürettebata fes giydirildi ve gemilere de Yavuz ve Midilli isimleri verildi. Fakat gemilerin kumandanlığı Alman Amiral Wilhelm Souchon’un uhdesinde kaldı. Enver Paşa kabineden habersiz Amiral Souchon’a Karadeniz’e açılma izni verdi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı bayraklı Alman amiral kumandalı gemiler Rus limanlarını bombalamaya başladılar. Bunun üzerine Rusya 30 Ekim 1914’te Osmanlı İmparatorluğuna savaş açmıştır. Harbiye Nazırı ve Başkumandan vekili Enver Paşa, Padişah fermanı olmadan ve Kabine’nin onayını almadan, sadece İttihat ve Terakki Genel Merkezi kararıyla 30 Ekim 1914’te Rusya’ya savaş açarak, Alman İttifak bloğunun yanında Osmanlı’yı savaşa sokmuştur. Bu durum 1919’da harp suçlulularının muhakemesinde Harbe giriş kararının İttihat ve Terakki Fırkası Merkez-i umumisi tarafından alındığının ortaya çıkmasıyla teyid edilecektir. Yani I.Cihan Harbine Osmanlı’yı İttihat ve Terakki Fırkası bir emr-i vaki (oldu-bitti) ile sokmuştur.
Devam edecek...







