Küresel faiz baronlarına milli balyoz!
Küresel faiz baronlarına milli balyoz!
ONUR YILMAZ
Küresel sermayenin ve onların içerideki uzantılarının en çok rahatsız olduğu şey, bu aziz toprakların kendi göbeğini kendisinin kesmesidir.
Ne zamanki bu asil millet kendi teknolojisini üretmeye, kendi tezgahını kurmaya ve kendi geleceğini inşa etmeye başlasa, şer odakları hemen topyekûn harekete geçer. Faiz lobisi, döviz spekülatörleri ve batı hayranı mandacı zihniyet, hep bir ağızdan aynı köhne nakaratı tekrarlamaya başlar. Onların çarpık zihniyetine göre biz millet olarak üretemeyiz, üretsek de satamayız, satsak da küresel rekabet ortamında ayakta kalamayız. Yüzyıllardır bu aziz millete aşılanmaya çalışılan aşağılık kompleksinin arkasında, işte bu sömürgeci finans baronlarının kirli hesapları yatmaktadır.
Yıllarca bu ülkeyi yabancı otomotiv devlerinin açık pazarı haline getirenler, sadece montaj sanayisiyle insanımızı oyalayanlar, bugün yeni bir hazımsızlık dalgasıyla sarsılıyor. Bu derin hazımsızlığın adı Togg. Gemlik’ten yükselen o güçlü milli ses, sadece modern bir otomobil fabrikasının açılış çığlığı değildi. O ses, asırlık prangalarını ve zincirlerini kıran bir Türkiye’nin, küresel sömürü çarkına amansızca çomak sokma iradesiydi. İlk günden beri fabrikanın yerinden tasarımıma kadar her şeye akla ziyan kulplar takmaya çalışanlar, bugün de finansal tetikçilikle bu kutlu yürüyüşü durdurabileceklerini sanıyorlar.
Yüksek faiz sarmalıyla dünyayı ve ülkemizi kendi çıkarlarına göre dizayn etmeye çalışan faiz lobisi, son dönemde otomotiv sektörünü de adeta bir rehin alma alanı olarak kullanıyor. Bankaların kredi musluklarını acımasızca kıstığı, finansmana erişimin neredeyse imkansız hale geldiği bu puslu dönemde, vatandaşımızın tekerine kasıtlı olarak taş koymak istediler. İstediler ki Türk insanı yine batılı markaların yüksek faizli finansman oyunlarına mahkum kalsın. İstediler ki bu ülkenin alın teri ve helal parası, dışarıdaki küresel devlerin kasasına aksın. Ancak o karanlık odakların akıl edemediği, hesaba katmadığı çok önemli bir gerçek var. Bu topraklarda artık sadece üreten değil, ürettiğini aziz milletiyle buluşturmak için gövdesini taşın altına koyan milli bir irade mevcuttur.
İşte Togg’un attığı son finansal hamle, tam da bu küresel oyunu kökten bozan muazzam bir satranç hamlesidir. Otomotiv pazarının yüksek faiz baskısıyla daraldığı, taşıt kredilerine ulaşmanın zorlaştığı bu süreçte Togg ezber bozmuştur. Fabrika, SUV modeli T10X ve fastback modeli T10F için fiyatları sabit tutarak bir buçuk milyon liraya varan sıfır faizli dev finansman kampanyaları başlatmıştır. Üstelik üç ay ödeme erteleme imkanı da sunulan bu hamle, asla sadece sıradan bir ticari kampanya olarak okunamaz. Bu stratejik adım, faiz lobisinin halkımızın etrafına ördüğü o kalın duvarlara indirilmiş milli bir balyozdur. Yüksek faiz oranlarıyla piyasayı tamamen kurutmak ve yerli üretimi daha doğmadan boğmak isteyenlerin tezgahı, bu hamleyle darmadağın olmuştur.
Biz gazetenin ekonomi ve otomotiv sayfalarını yönetirken piyasanın nabzını, bayilerin durumunu ve vatandaşın talebini her gün yakından tutarız. Yabancı markaların, küresel maliyet artışlarını veya kur dalgalanmalarını bahane ederek fiyat listelerini nasıl her ay acımasızca yukarı yönlü güncellediklerini çok iyi biliriz. Onların derdi bu ülkeye yüksek teknoloji getirmek ya da Türk tüketicisine samimiyetle hizmet etmek değil. Onların yegane derdi, asırlık sömürge düzeninin kesintisiz devam etmesidir. Togg ise tam aksine, küresel piyasalardaki enerji ve ham madde maliyeti baskılarına rağmen fiyatını aylardır inatla sabitliyor. Üstelik bunu yaparken, faizsiz finansman modeliyle dar ve orta gelirli vatandaşın yerli otomobile ulaşmasını kolaylaştırıyor. İşte gerçek millilik budur, özlenen yerli duruş tam olarak budur.
Milli markamız sadece finansal hamleleriyle değil, kervanın yolda pürüzsüz yürümesi için kurduğu o muazzam altyapıyla da dosta güven düşmana korku salıyor. İthal lobisinin “Araba üretseler de servis hizmeti veremezler” diyerek yaymaya çalıştığı o sinsi kara propagandayı Togg, sahada yazdığı hizmet destanıyla yerle bir ediyor. Türkiye’nin mobilite alanındaki bu gururu, temmuz ayı sonu itibarıyla 11 yeni servis noktasını daha yıldırım hızıyla devreye alarak toplam servis sayısını 58’e ulaştırdı. Malatya’dan Bursa’ya, Kocaeli’den Ankara’ya, Balıkesir, Denizli ve Sakarya’dan İstanbul’a kadar ülkenin dört bir yanını yerli hizmet ağıyla örüyorlar. Yıl sonuna kadar sabit servis noktası sayısını 64’e yükseltmeyi hedefleyen milli irade, megakent İstanbul’daki servis noktasını 17’ye çıkarırken, Türkiye genelinde 7/24 esasıyla aralıksız hizmet veren mobil servis sayısını da 43’e ulaştırmış durumda. Üstelik bu muazzam fiziki gücü, yapay zeka tabanlı Can.ai uygulamasıyla taçlandırarak kullanıcı destek deneyimini en üst seviyeye taşıyor, çözüm kabiliyetini ve cevap hızını batılı rakiplerine parmak ısırtacak düzeye çıkarıyor.
Teknolojiyi ve insan odaklı hizmeti harmanlayan bu hamleler, Togg’un sadece bir araç değil, bu ülkenin yarınlarına hizmet eden devasa bir ekosistem olduğunu açıkça ispatlıyor.
Bu tarihi adımlar ve kampanyalar açıklandığı andan itibaren malum çevrelerin yüzündeki o ekşimeyi ve telaşı hep birlikte ibretle izliyoruz. Dışarıdan fonlanan sosyal medya hesapları, batı hayranı kalemler ve faiz musluklarından beslenen asalaklar hemen organize karalama kampanyalarına başladılar. Kampanyanın arkasında başka niyetler arayanlar, Togg’un bu dik duruşunu gölgelemek isteyenler aslında kime ve hangi karanlık merkezlere hizmet ettiklerini çok iyi biliyorlar. Onlar, ithal otomobil lobisinin gizli sözcülüğünü yapıyorlar. Onlar, bu necip milletin evlatlarının en modern, en teknolojik araca faiz yükü altında ezilmeden, başı dik bir şekilde binmesini hazmedemiyorlar.
Bizim için mesele hiçbir zaman sadece bir dört tekerlek veya mekanik bir motor meselesi olmadı. Buradaki asıl mesele, bu ülkenin topyekûn ekonomik bağımsızlığı ve milli egemenliğidir. Togg, faiz lobisine karşı direndikçe, sömürüye meydan okudukça ve kendi vatandaşına sahip çıktıkça, bu topraklardaki kökleşmiş sömürü düzeni kökünden sarsılacaktır. Bizler de medyadaki kalemimizle, kelamımızla ve gazetedeki sayfalarımızla bu dik duruşun yanında amasız fakatsız saf tutmak zorundayız. Yerli üretime çelme takmak isteyen karanlık odaklara karşı verilecek en güzel cevap, milli değerlerimize ve öz sermayemize daha sıkı sarılmaktır. Bu aziz millet, kendi evlatlarının emeğini ve alın terini faiz baronlarının insafına asla terk etmeyecektir. Caddelerimizde süzülen her yerli otomobil, tam bağımsız Türkiye idealinin asfalta kazınmış birer kalıcı mührüdür. O kutlu mührü söküp atmaya da hiçbir şer odağının ve lobinin gücü yetmeyecektir. Bu asil duruş, geleceğe yürüyen büyük Türkiye’nin en somut göstergesidir.