• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Yüzümüzü Allah’a çevirelim!

07 Temmuz 2022
A


Nusret Reşber İletişim:

“Fecre, on geceye, çifte ve teke, (her şeyi karanlığı ile) örttüğü an geceye yemin ederim ki, akıl sahibi için bunlarda elbette bir yemin (değeri) var, değil mi? (Fecr 1-5)

Evet, yüce Allah’ın yeminle önemine dikkat çektiği Zilhicce’nin ilk on günündeyiz!

Resulullah (s.a.s.): “Allah katında ibadet edilecek -sâlih amel işlenecek- günler içinde zilhiccenin ilk on gününden daha hayırlısı yoktur” buyurmuş. (Buhârî, Tirmizî)

Ve bugün, Zilhicce’nin 8’i (hacıların Terviye günü).

Hacılar ertesi sabah Arafat’a çıkmak için bugün sabah namazından sonra Mina’ya akın edecekler…

Arefe günü vakfeden sonra Müzdelife’ye geçip, geceyi orada geçirecekler…

Bayram sabahı, sabah namazından hemen sonra vakfelerini yapacak olan hacılar, dua, tesbih, telbiye, tekbir, tehlîl ve tahmîd zikirleri eşliğinde niyaz ve yakarışta bulunacaklar; bu anlar,gözyaşlarının sel olduğu vakitler…

Burada bizler farklı plan ve hesaplar ile savrulurken bu özel vakitlerde hacılar, kutsal mekânlarda kulluğun doruğunu yakalayacaklar.

Bu da nasip meselesi tabii. Yakalamak isteyen burada da (hacılarla aynı duyguları birebir olmasa da) kısmen yakalayabilir! 

Mesela bizler de geçmek üzere olan Zilhicce’nin bu son günlerini aynı zikirlerle, oruçla geçirebiliriz…

Ki, duyarlı çoğu Müslüman (muhtemelen) bugün oruçludur zaten. Yarın da öyle. Çünkü arefe günü! Hacıların da Arafat’ta vakfeye çıktığı gün!

Allah resulü buyurmuşlar:

“Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez. Allah mahlûkata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: ‘Bunlar ne istiyorlar?’ der.” (Müslim)

“Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına kefaret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.” [Tirmizî, İbn Mâce)

İbn Asakir’in naklettiği bir hadiste buyrulur: “Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib Gecesi, Şaban’ın 15. Gecesi, Cuma, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gecesi.” 

Farklı hadislerde ayrı ayrı bu vakitlerin ve bu vakitlerde yapılan duaların önemi vurgulanır.

Dolayısıyla, henüz bütün fırsatlar tükenmeden bu gün ve gecenin, arefe gününün ve gecesinin (Ki bayram gecesi de oluyor) feyzinden istifade etmeye bakalım!

Yarın, sabah namazını müteakip (bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil yirmi üç vakit farz namazdan sonra) vacip olan teşrik tekbirleri var…

Diğer taraftan kanlarının yere düşmesiyle sahibinin günahların affedildiği kurbanlarımızı bayram namazını müteakip Allah’a sunacağız!

Ve burada aman dikkat!

Kurban günlerinde sadece kurban kesecek kadar gücü olan, Allah’a ibadet için, O’nun rızasını talep ederek kurban kesmelidir!

Aksi takdirde imkân el vermiyorsa “faize girerek, bankalardan kredi çekerek, itikat ve niyetleri belli olmayanları aracı kılarak veya komşular, filan ne der, ya da biz de keselim, çocuklarımız et görsün” mantığıyla kurban kesilmez! Allah’a ibadetin manasına ters düşecek bu ve benzeri davranışlardan şiddetle kaçınmak lazım! 

Zira bütün ibadetlerimizde olması gerektiği gibi Kurban’a niyetlenirken de niyetlerimizi arı-duru hale getirelim ve sadece Allah’ın rızasını gözetelim!

“De ki: Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, sadece âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am 162)

Bunun yanında gücü her türlü harcamaya, şatafata, tatil yapmaya kâfi geldiği halde Kurbana gücü yetmeyenler(!) için de dua edelim; rabbim bir gün inşallah onları da uyandırır, doğruya ulaştırır!

Nitekim bugünlerin kadr-u kıymetini bilen, Allah’ın emri mucibince hareket eder!

Ama dedik ya, bu iş, nasip meselesi…

Yarın bir gün “eyvah!” demek de var. 

İnsanın, “Keşke ben de şöyle şöyle yapsaydım” diyeceği günler de gelir ama iş işten geçmiş olur!

Ve bazen fırsat ayağınıza kadar gelir dikkate almazsınız!

Sonra ararsınız aynı fırsatı bir daha yakalamak için ama o fırsat bir daha gelmez!

Bu, bazen sizden bir talepte bulunan bir dilencinin eliyle olur, bazen de bir delinin(!) eliyle…

Öyle ya!

Allah rızası için ve fakirlere dağıtmak için kestiğiniz Kurbanınızı bazen verecek kimse bulamayabilirsiniz!

Hatta bazen de bu kısmet, Kurban keserken yanı başınıza kadar gelip dikilen bir gariban olur, siz daha layığını(!) bulurum diye fakirler için kestiğiniz Kurbandan o garibanı (çocuk, dilenci, kadın, mülteci fark etmez) beğenmez, es geçersiniz!

Bence bunu yapacağımıza niyetlerimizi, neyi ne amaçla yaptığımızı tekrar gözden geçirelim! 

Evet, yüzümüzü Allah’a çevirelim!

Niyetimizi, gönlümüzü; ibadet ve itaatimizi sadece Allah’a yöneltelim!

Ve gelen nasibi geri çevirmeyelim…

Bugünlerimizi fırsat bilelim!

Allah güç vermişse, bizi Allah’a yüceltecek Kurbanlarımızı nimet bilelim!

Allah’ın gönderdiği garibanı, fakiri diğerinden ayırt etme cüretine tevessül etmeyelim!

“Rabbim rızasına erişenlerden eylesin, tüm ibadetlerimizi, Kurbanımızı kabul ettiklerinin arasında değerlendirsin inşallah!” temennisiyle…  

“ Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.” (Hacc sûresi, 37)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Rabbim

İlminizi ve ömrünüzü artırsın. Âmin.!

@@@

Yüzünü nereye çevirirsen çevir insanlıktan çıktıktan sonra faydası yok. Fıtrat bozulduysa yüzün önemi yok.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23