• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Teşhisi koyduk; gereğini de yapacağız!

23 Nisan 2026
A


Nusret Reşber İletişim:

Teşhisi koyduk; gereğini de yapacağız!

NUSRET REŞBER

Türkiye olarak hepimizi derinden sarsan Urfa ve Maraş’taki her iki olayda da düştüğümüz acı durumu daha net anlamış olduk.

Toplumumuzun en hassas ve dinamiklerinden olan ailenin karşı karşıya kaldığı darboğazı da bu acı olaylarla daha yakından fark ettik.

Bu olaylarda da derdi üzüm olmayanlar konuyu başka taraflara çekti. Kendi duyarsızlıklarını, vicdansızlıklarını başka yere yıkmaya çalıştılar. Bu azgın azınlığı saymazsak tüm toplum gidişatın farkına varmış durumda.

Şimdi sıra devlet-millet, STK’lar ve aileler olarak bir ve beraberce teşhis edilen sorunu çözmeye koyulmaktır.  


Teşhis Neydi?


Ülke olarak son olaylarda ortaya koyduğumuz teşhis:

1- Toplum olarak bizler ve neslimiz maneviyattan hızla uzaklaştı. Allah - peygamber, din - ahlâk ve kadim örflerimize saygı-sevgi gittikçe kayboldu.

2- Aile kavramı yok sayıldı. Bırakın hatırımızda kalan ve iftihar duyduğumuz geniş aile değerlerimiz, çekirdek ailemiz özünden kopmuş durumda. Anne baba-çocuk, büyük küçük arasında sevgi, saygı ve hesaba alma yitirildi.


3- Bir nimet olarak görüp, doğru zamanda doğru ve gereken yerde kullanacağımız teknolojinin esiri olduk. Teknolojiyle her şeye sahip ve kavuşur olduğumuzu sanırken  evde, okulda, sokakta ve işyerinde kalabalıklar içinde tek başımıza yapa yalnızız.


4- Aidiyet mefhumu kayboldu. Dinimizi, kıblemizi, maneviyatla yoğrulan doğup büyüdüğümüz coğrafyanın örf, adet ve kültürünü şaşırdık.

Bunun neticesi olarak kim olduğumuzu, varoluş amacımızı, istikametimizi ve nereye yuvarlanacağımızı bilemez olduk.

Dolayısıyla bize ait olmayan ne varsa kulu kölesi ve emir eri olduk. 

Son olaylarda sergilenen canavarca hissiyat gibi bizden her şey beklenir hâldeyiz!?


Peki Çözüm Ne?

Çözümünü ne devlet ne millet ne de aile ve toplum fertleri tek başına gerçekleştiremez. Et tırnak gibi toplumun tüm birimleri beraber sorumluluk alarak bu işin içinden çıkabiliriz.


a) Bu coğrafyamızın olmazsa olmazı olan manevi değerlerimize tekrar sahip çıkacağız. Ne batının bizi çekmek istediği girdaba ne de içimizdeki azgın azınlığın fitne ve kınamasına aldırış etmeden değerlerimize sahip çıkacağız.

b) İlk mektep olan aile, asli mefhumuna kavuşması için sorumluluklarımızı hatırlayacağız. Ailemize, çocuklarımıza sahip çıkacağız. Büyükler olarak bizler kendimize dönebilirsek aile ve çocuklarımız bizi örnek alacaktır.

Ailemizi, çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Boşluk ve sevgisizliğe terk etmeyeceğiz.


c) Teknoloji ve çağın materyallerini faydalı ve gerektiği kadar kullanmayı evvela biz kendimizde yaşanılır kılmalıyız. Elimizde telefonla, bilgisayar ve tv’de zaman kaybetmekle onlara güzel bir örnek olamayacağımızı anlamalıyız!

Bunun yerine sohbet etmeye, günün haftanın hasbıhalini yapmaya, varsa sorun konuşarak çözüm getirmeye yoğunlaşmalıyız.

Yapabiliyorsak kitap (Kitabımızı) okumalı veya izlenecekse beraber uygun ve faydalı bir program izlemeliyiz. Bir ve beraberce...

d) Her şeyiyle kendi özümüzü hatırlamayı ve gerekliliklerini yapmaya odaklanmalıyız.

Allah, Peygamber kavramlarına evimizde daha sık yer ayırmalıyız. Hayat merkezimize; neyin doğru, yanlış olduğuna Rabbimiz Allah’ın ve örnek gösterilen Peygamberimizin ölçü alınmasına önem vermeliyiz.


Her gördüğümüze, duyduğumuza değil, kadim değerlerimize, inancımıza uyup uymadığına bakarak karşılaştıklarımızı hayatımızın içine veya dışına taşımalıyız.

Çökmüş Batı Örneğimiz Değil!

Devlet ve millet olarak, uygarlık diye gösterilen Batının bütünüyle iflas ettiğini anlamış olmalıyız. Ne varsa yine kendi değerlerimiz ve özümüzdür; ona sarılmaktan başka çıkar yolu yoktur. Kurtuluşumuz ondadır! 

Bugün özümüze sahip çıkamayacaksak, kaybolmaya yüz tutmuş inancımızı yeşertemeyeceksek ne zaman yapacağız?

Gerek batı gerek doğu kuşağında devlet ve halkıyla ayakta kalmış, gelecek vadeden potansiyele sahip yine biz ve Türkiye var!

Evvel Allah kendi problemimizi de dünyanın sorunlarını da çözmeye kadiriz.

Ama bunun için kendimiz olmalıyız.


Birbirimize sahip çıkmalıyız.

Devlet erkanı halkına ve değerlerine, halk olarak bizler de devletimize, devlet büyüklerimize, sorumluluklarının bilincinde hareket eden Devlet Başkanımıza ve bakanlarının her birine sahip çıkmayı bilmeliyiz.

İstemezükçüler anlamasa da, her hayırlı icraata takoz olmaya yeltenseler de yüz, iki yüz yılın en iyisi ve yapabilir durumundayız.

İnsanız, insan olan her yerde sorunlar olur. Çıkan ve acı veren her bir olaydan dolayı üzüntülü ve dertliyiz ancak Allah’ın izniyle bunun da üstesinden geleceğiz.


Terörde, ülke içinde ve dışında baş ettik. Bir çok alanda dünyada ilklere imza attık; bundan sonra da daha iyisini yapmaya ümitvarız.

Tek şart; birbirimize sahip çıkmak. Bir ve beraber olmak. Birbirimize güvenmek ve her birimiz önce kendi sorumluluklarımızı bilip yerine getirmek olacaktır!

“Ey iman edenler! Siz kendi sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez...” (Mâide5/105)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

klavye kahramani

lafla peynir gemisi yurumuyor ..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23