• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Rahmet günleri…

23 Haziran 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

Allah’ın verdiği her günün, her vakit ve anın bir anlamı, hikmeti var.

Bazı gün ve gecelerin ise hikmet ve fazileti paha biçilmezdir!

Verdiği her nefesten sorumlu olduğu bilinciyle yaşayan insan, her anını, “bir daha gelmesi mümkün olmayabilir” hassasiyetiyle nimetten saymalı ve en dolu, yaratılış gayesine en muvafık kullanma gayretinde olmalı.

Rabbimiz (c.c); bizim önemini daha iyi kavramamız/anlamamız için bazı gün ve geceleri, anları, bazı varlık ve olayları üzerine yemin ederek haber veriyor.

Rabbimiz, “Yemin olsun şafak vaktine!”

 “Yemin olsun kuşluk vaktine” der.

Kimi zaman da geceye, gündüze yemin eder.

Bazen biz insanların dikkatlerini fevkimizdeki yıldızlara, aya ve güneşe çevirir.

Çok sevdiğimiz ve sıkı sıkıya sarıldığımız dünya ve içindekilerin tümüyle yok olacağı o korkunç vakit olan kıyamete de yemin ederek gafletten uyandırmak ister bizi.

Yapıp ettikleriyle, öteledikleriyle pişmanlık duyan, sürekli kendini kınayan “Nefs-i levvâme”ye de yemin ederek oraya dikkat çeker.

Günün veya zamanın bitimi de sayılacak olan ikindi vaktine, zaman dilimi asra yemin getirilir.

“Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyan içindedir…” der.

Anlayana bunlardan daha uyarıcı ders yoktur.

Anlamayana da ne anlatılırsa boş; anlama yetisi kaybolan hiçbir şey anlamaz!

Ne enteresan ki, böylelerinin halleri de yemin edilerek anlatılır:

“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’râf 179)

Verilen nimetlerin kıymetini bilmemek, imtihan için verilen zamanın farkında olmamak ne büyük gaflet!

Rabbimizin Asr suresinde (iman, ameli salih, hakkı ve sabrı tavsiyeyle müstesna kıldıkları hariç) belirttiği hüsran içinde olma haline Efendimiz (s.a.s.) de dikkat çekmiş:

“İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.”

Bu bakımdan Rabbimizin hiçbir buyruğuna kulak tıkayamayız!

Hele üzerine yemin ederek haber verdiklerine pür dikkat kesilmeliyiz.

Efendimiz, bir keresinde nasihat isteyen bir adama: “Namazına durduğun zaman veda edenin namazı gibi namaz kıl…” buyurmuş.

İnsan her vakit bu şuurla hareket etmeli. Yaşadığı her anın son vakit olduğunu bilmeli.

“İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.” (Ahzâb 63)

Geçen sene bizim gibi dünya meşgalesi içinde olan nice insan, bugün aramızda bulunmamakta.

Deprem, sel, yangın ve çeşitli sebeplerle bugün aramızda olmayanların gerçek kıyametleri ölümleri oldu! 

Dolayısıyla Rabbimizin birbirinden kıymetli ve faziletli kıldığı ve yeminle önemine atıfta bulunduğu bu “leyâlin aşr” On (gün ve) geceye ulaşmış olmayırahmet günleri görmeli.

Bu günleri değerlendirebilenden daha bahtiyarı yoktur.

Yüce Allah, Fecr suresinin başında, “Andolsun şafağa, on geceye, çifte ve teke, akıp gittiği vakit geceye!” diye yeminle giriş yapar ve içinde bulunduğumuz Zilhicce Ayın ilk On gününün önemine dikkat çeker.

Sonra da, “Aklı olan kimse için bunlar yemine konu olacak kadar önemli değil midir?” buyurarak bizim, bu zikredilenlere önem vermemizi, üzerinde hakkıyla düşünmemizi ister.

Bu on gün ve gecede olmayan yok! Oruç, Namaz, Hac, Kurban…

Allah Rasûlü (s.a.s.) bu günlerin önemini şöyle haber verir:

“Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhiccenin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevgili olsun...” 

“Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, yâ Rasûlâllah?” denildiğinde.

“Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka.” buyurur. 

Arefe gününün faziletine dair de şöyle buyurur: “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur.” “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahlara kefaret olacağı Allah’tan umulur.”

Unutmamalı ki bu günler, bu mevsimde yapılan hacca atfen önemli ve faziletlidir.

Zira şuan hacı kardeşlerimiz, çeşitli zorluk ve meşakkatlere tahammül göstererek Allah’ın affını kazanmak için gözyaşı içinde yakarış halindeler. 

Efendimiz (s.a.s.), “Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, (kul hakkı hariç) annesinden doğduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hacdan) döner” buyurmuş.

Yine kurban kesme hakkında Efendimiz, “Âdemoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir” buyurur.

Diğer yönüyle bu hac ve kesilen kurbanlar, Efendimiz İbrahim ve İsmail’in (a.s.) bize kalan sünnetidir. İsmail ile annesi Hacer’in hatıralarının canlandırıldığı Safa-Merve Sa’yıdır. Onları da unutmamalı!

Netice, hac nasip olanlar o kutsal mekânlarda, gidemeyen bizler de onlara nispetle, onların yüzü suyu hürmetine burada Rabbimize yapacağımız güzel amel ve ilticalarla kendimizi affettirmeye çabalamalıyız.

Bu günler vesilesiyle Rabbimizin affına mazhar olmak ümidiyle…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

alperen

Hocam yazılarınız çok güzel....Modern kadın tiplerini örnekleştirecek,kadınları sosyal ve ekonomik hayata teşvik eden yayınlar yapıyor..İslamcı gazetenin Hatice Kolçak gibi bir para uzmanı olabilir mi?..

MUZAFFER

AMİN. ELİNE SAĞLIK ALLAH C.C HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA SAV HÜRMETİNE CUMA GÜNÜ BEREKETİ ÜZERİMİZE OLSUN İNŞALLAH AMİN. ÜMMETİ HEPSİNİ HACI OLMASINI ALLAH C.C DİLERİM. MÜSLÜMAN LARA NASİP EYLE AMİN..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23