• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Müslüman uyanık olmalı, oyuna gelmemeli!

09 Mart 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

 

İnsanların yaşamlarında her türlü örnekliği almaları gerekenlerin, insanların en seçkinleri peygamberler olduğu bize bildirilir.

Her yönüyle seçkin olan nebi ve resuller bizzat Allah tarafından örnek alınması için üstün vasıflarla donatılmışlardır. Üstünlükleri, örneklikte kusurlarının minimize olması gerektiğindendir, yoksa örnek alınması mümkün olmasın diye değildir. Tam tersine bizim içimizden seçilmiş olmaları, her şeyiyle bizimle aynı insani nitelikleri taşımaları, rehber edinmemizi mümkün kılmakta. 

“İçinizden Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır.” 

Peygamberlerin en büyük özellikleri, hiçbir karşılık beklemeden insanları doğru yola iletmek gibi bir vazife üstlenmeleridir. İnsanların doğru yola girmeleri peygamberleri sevince boğduğu gibi yoldan çıkmaları da Onları hüzne boğar. “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 128)

Rabbimiz, Kur’an’da birçok yerde peygamberlerin örnek yaşantılarını bizlere sergiler. Peygamber kıssaları ve verilen diğer misaller üzerinde tefekkür etmemizi özellikle vurgular. 

“İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.” (Haşr 21) 

Bazen peygamberimiz Muhammed (s.a.s.)’i misal verir, örnek almamızı ister, bazen de ondan önce geçmiş diğer peygamberlerden örnekler getirir.

Süleyman (a.s.)’ın diliyle her insanın hayatında örnek alması gereken şu misal, bünyesinde birçok esası barındırıyor: Süleyman, “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. (Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!” (Neml 19) ) Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf 15) 

Yani, bana öyle bir salih amel işlemeyi ihsan et ki, hem zahiri olarak senin kanununa göre olsun ve hem de gerçek olarak senin indinde makbul olsun ve onunla rızanı kazanabileyim. Bir amel, dünyada ne kadar çok övgü görse de Allah’ın kanununa muvafık değilse, dünyadakiler onu ne kadar överlerse övsünler, Allah’ın katında hiçbir karşılığa olmayacaktır. Diğer taraftan bir amel tam manasıyla şeriata uygun düşse ve zahiren hiçbir eksiği olmasa, niyetinde eksiklik, riya, kibir, gösteriş veya dünya menfaati saklıysa bu sefer de bu amel hüsn-ü kabul görmeyecektir.

Genelde tüm insanlar, özelde Müslüman/mümin kimliğine bürünenler ayette, dua makamında verilen bu esaslara göre bir hayat ortaya koymak durumundadırlar.

a) Allah’ın verdiği nimetlere (insanın kendi varlığı da dâhil) şükretmeyi bilmeli ve darda da genişlikte de unutmamalı!

b) Rabbi için ortaya koyduğu amellerin güzel bir amel olmasına ve bu amellerin de O’nun rızasına uygun olmasına özellikle dikkat etmeli, üzerinde durmalı. Bunun için Rabbinden yardım dilemeyi es geçmemeli!

c) Sadece kendini değil, neslinin (ve çevresinin) de kendisi gibi sâlih insanlardan olması için Rabbinden niyazda bulunarak dilemeli…

d) İyi kimselerden kılmasını, Rabbinin rızasını kazanmış sâlih kulları arasına katması niyazını elden bırakmamalı!

e) Rabbine, hata ve kusurlarıyla da olsa tevbe ettiğini, O’na döndüğünü ve her daim O’na teslim olduğunun idrakinde olmalı!

Müslüman, hangi konumda olursa olsun, ister idareci ister idare edilen olsun kendisini bu esaslara tabi kılmak zorunda hissetmeli.

Böyle bir çevresinin oluşmasına, böyle bir çevrenin neferi olmasına elinden geldiğince gayret etmeli.

“Kim bir kavme benzerse o da onlardandır” düsturunu unutmamalı!

Bazıları bilinçli olarak şu fikri öne sürmekte ısrar ediyorlar: Kur’an’a göre İslam’a göre bir yaşantı düzeni diyorsunuz. Sizin örneğiniz, Pakistan, Afganistan gibi ülkeler. Nerede İslam’a göre bir yaşantı isteyenler varsa, bakıyoruz onlar hep geri kalmışlar…

Bu fikir hepten çürüktür. Zira imtihan dünyasına gönderilen insanın karşısına kan damarlarında dolaşabilen Şeytan gibi bir düşmanın varlığı söz konusudur. Şeytan, insanın atası Âdem’i cennette rahat bırakmayıp, oradan dünyaya çıkarttığı gibi Şeytan ve avanesi dünyada da Âdem’in nesline rahat yüzü göstermemektedir. Şeytani düşünceyi prensip edinenin uyması gereken bir kuralı olmadığı için sürekli inananların içinde ve çevresinde huzursuzluk çıkarır. 

Ve yukarıda belirttiğimiz gibi bu dünya da zaten imtihan dünyası. Haliyle iyilikle kötülük birbiriyle sürekli bir mücadele halindedir. Haklılık, güçlü ve variyetli durumda bulunmakla ölçülemediği gibi Müslümanların bulunduğu ülkeler de ekseriyetle güçsüz ve fakir durumda olabiliyor.

“Müslümanın güçlüsü evladır.” Amenna! Ama buna fırsat tanınmıyor görüldüğü gibi. Önünde elde tutulur prensipleri olmayanlar, yalan-dolanla şişirilmiş vaatlerle Müslümanlar güçlenmesin, elinde bulundukları gücü de kaybetsin diye gece-gündüz çalışmaktadırlar… 

Müslüman uyanık olmalı, oyuna gelmemeli!

Kiminle hareket ettiğine, kimi örnek ve önder aldığına bakmak zorunluluğu var.

Kur’an’ı ve orada verilen düsturlara aykırı hareket edemez Müslüman!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Zafer

Sayin yazar o söylediginiz müslümanlar icin gecerli basimizi kaldirip baktigimiz zaman durup dinledigimiz zaman biz nerede duruyoruz

Göktuğ

İslam dünyasının moğol istilaları döneminden daha ağır sancılı bir dönemden geçtiği aşikar. Ancak batınında en güçlü dönemini geride bıraktığı duraklama ve çöküş dönemine girdiğide aşikar. Biz 200 yıldır kötü durumdayız. Tekrar eski gücümüze kavuşmanın mücedelesini veriyoruz. Sen ne adına bu soruyu soruyorsun. Sende aynı toplumun bir parçası değil misin. Neden bugünkü durumu veri alıyorsun geçmiş 1000 yılın 800 yılında en gelişmiş bizdik. Çin 1900'lerde perişan durumdaydı. Şimdi ABD'ye kafa tutuyor. Biz neden tekrar eski gücümüze kavuşmayalım toparlanmayalım. Bu konuda bizim bilmediğimiz ilahi bir kesinlik mi var
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23