• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Milyonlarca defa “Allah rahmet eylesin”!

30 Haziran 2022
A


Nusret Reşber İletişim:

“O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı...”  (67-Mülk 2)

Evet, yapılması gerekenin en güzelini sergileme yarışının ayette beyan buyurulduğu gibi güzel bir seda bırakarak huzuru ilahiye kavuşmak, her akl-ı selîm insanın idealidir!

Bu ideal, Müminin öncelikli vazifesidir.

Zira her inanan bilir ki, bu dünyada yaptıklarının ve yapması gerektiği halde bir şekilde terk ve tehir ettiklerinin hepsinden bir gün hesaba çekilecektir!

Onun için inanmak ve yaşamak kâfi gelmez!

Her müminin, kendisi gibi tüm insanlığın da sahih inanca ve salih amellere kavuşmasını arzu etmesi gibi bir görevi vardır. “Karınca kararınca” olsa da...

Öyle ya!

Allah’ın emrine karşı ihtirası ve edepsizce tavrı sebebiyle lanetlenen İblis, Allah’a isyanı nasıl bayraklaştırmak istediyse; Âdem’in soyundan ve izinden giden her Müslüman da, Allah’a itaat ve iyiliğin mümessili olmalıdır!

Nitekim peygamberin şahsından bütün inananlara kıyamete dek bu görev yüklenmiştir.

“Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun…” (5-Maide 67)

Kur’an ve sünnete dayalı İslam’ın sağlam olarak bize ulaşması, gerek sahabe-i kiram efendilerimizin ve gerekse de onları adım adım takip eden duyarlı İslam önderlerinin gayretiyle gerçekleşti!

Bu görev bilincinin neticesinde, bu uğurda diyar diyar nice seferler düzenlendi, nice fetihler gerçekleşti.

Öncü seleflerimiz kimi ilmiyle, irfanıyla; kimi askeri dehasıyla ve kimi de her ikisiyle hizmet vererek uğrunda can verilen Din-i Mübin-i günümüze kadar taşıdılar!

Bunun yanında zaman zaman içinden beslendiği kaynağı kurutma ve bindiği dalı kesme, girişiminde olanlar da oldu, bugün olduğu gibi… 

Öyle ki dil uzatılmayan âlim, inkâr ve yok sayılmayan, hakaret edilmeyen hadis ve muhaddis kalmadı.

Bu fitneye odun taşıyanların kaç kişiyi doğru yola(!) ilettiği pek bilinmemekle beraber saptırdıklarının haddi hesabı yoktur. 

Ve ne acıdır ki, böylelerin zaman içinde sabit kaldıkları bir zeminleri hiç olmadı. Kaygan zeminde uçuruma doğru ha bire yuvarlanmaktalar…

Tüm bu istisnalara rağmen Allah’ın dinine gönül verip, O’nun yücelmesi için Kur’an ve sünnet ışığında -bizzat örnek hayatlarıyla- cansiperane mücadele edenler de az değil!

Milyonlarca defa “Allah rahmet eylesin!” 

İşte Cuma günü, 93 yaşında ebediyete irtihal eden; talebesiyle, gönül vereniyle milyonlarca seveninin gözyaşları eşliğinde cenaze namazı eda edilen ve o kadar kişinin omuzlarında taşınarak defnedilen Mahmut Ustaosmanoğlu, ahir zamanda eşi az bulunur örnek zatlardan biriydi…

Yazımın başında “güzel bir seda bırakarak huzuru ilahiye kavuşmak, her akl-ı selîm insanın ideali olmalı!” ifadesine örnek nedir? denilirse işte cevap, budur!

Zatı muhterem, zamanın tüm baskı ve hakaretlerine, zorluklarına aldırış etmeden inandığı dini bizzat hayatında tatbik ederek yaşamayı ömrünün sonuna kadar taşıdı. 

Yeri geldi, “gerici” denildi…

Yeri geldi “bu zamanda bu kılık kıyafet de neyin nesi?” denildi.

Ve öyle zamanlar oldu ki, (bugün de olduğu gibi) “laiklik, cumhuriyet elden gidiyor!” çığlıklarıyla kendisi ve talebeleri hedef gösterildiler ve haddi hesabı olmayan hakarete maruz kaldılar; toplu taşıt araçlarından indirildiler…

O ve onun terbiyesinde büyüyen talebeleri bunların hiç birine aldırış etmedi. Doğru bildikleri yoldan taviz vermeden yürüdüler…

Kendilerini daha akıllı, daha zeki ve becerikli zanneden niceleri ihanet duvarlarına tosladı…

Kimileri gittikçe dinin içini boşatma marazına gark oldu…

Şimdi zaman bir daha gösterdi ki ona düşman olanlar, onu küçümseyenler kaybetti; kazanan ise, bildikleri İslam’ı yaşamak ve yaşatmaktan başka derdi olmayan Mahmut Efendi ve cemaati oldu!

Başta kendime ve sonra onu beğenmeyenlere, çeşitli yaftalamalarla hedef tahtasına oturtmak isteyenlere sorarım:

Siz ömrünüzde kaç kişiye ne öğretebildiniz?

Kaç kişinin iyiliklerin en güzeli olan (ve Resulullah’ın (s.a.s.), “Ya Ali! Allah Teâlâ’nın, senin vesilenle bir tek kişiye hidayet verip doğru yola iletmesi, senin için, kızıl develerin olmasından (ve bun-ları tasadduk etmenden) çok daha hayırlıdır” dediği) hidayete ermesine vesile oldunuz?

Her yıl yüzlerce kurslardan, gruplar halinde binlerce hafız, ilim talebesi mezun olunan bir hizmeti arkasında bırakan bir zatı nasıl anlatabiliriz ki? Hadiste, “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.” (Tirmizî, İlm) buyrulur. Bitti!

Bu hizmetleri anlatmaya bu köşeler dar gelir!

Dolayısıyla edebiyat parçalayarak konuşmaktan ziyade örnek bir yaşantıyı ortaya koymak önemlidir!

Bizimkisi, hak için “karınca kararınca” safımız belli olsun!..

Ve de milyonların, tek bir ağızdan niyazlarını tekrarlamak: “Allah rahmet eylesin!” Âmin! 

Not: Allah Teâla’nın Kur’an’da yeminle bildirdiği (Zilhicce’den ilk) 10 geceye bugün itibariyle girmiş bulunmaktayız!

Gücümüz nispetinde bu on günü ibadetle, dokuz günü oruçla geçirelim. Hiç olmazsa arefe günü oruç tutalım! Resul-i Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurmuş. “Allah katında Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan amellerden daha değerlisi yoktur; bugünlerde tesbihi çok yapın; tahmîdi, tehlîli ve tekbiri çok söyleyin” (Şevkânî, Neylü’l-evṭâr).

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okır

Müslümanların bunlara dikkat etmesi lazım

Okır

O kaddar ikazlara ramen hala çıplak yıkanannar var. Sonra üç harfliler muzallat oluyor. Bağzı dolandırıcı hocalara gidiyolar. Onnar da cini cıkaracam diye affedersiniz erkek erkeğe … bunnar hep yannış. Müslümannarın ilim bilen hocalara gitmesi daha iyidir. Sayin hocam bunnarı da yazarsanız herkez bilsin ögrenirse daha güzel olır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23