• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Kullar ya da efendiler ve bir türlü iktidar olamamak!

25 Mayıs 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

 

Biz, Allah’ın kullarıyız!

“Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol…”

 (Hud 112) prensibine sarıldık.

“Rabbimiz Allah’tır” deyip de dosdoğru çizgide yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: “Korkmayın, kederlenmeyin, size vaad olunan cennetle sevinin!” (Fussilet 30) vaadinin hak olduğuna iman getirdik.

Dünyanın inanmayanların cennet yurdu olduğunu, bâkî olan ahiret yurdunun da müminlerin ebedi cennet yurdu olduğuna inanıyoruz.

“Allah’a çağıran, dine ve dünyaya yararlı iş yapan ve “Ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” (Fussilet 33) kimliğini benimsiyor ve önceliyoruz!

“De ki: ‘Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir.’ ”(En’am 162) esaslarını varlığımızın ana hedefi saydık!

“…Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlıdırlar; Allah yolunda cihad ederler ve hiç kimsenin kınamasından korkmazlar...” (Maide 54)

Biz, iman ettikten sonra dininden gerisin geriye dönenlerden olmayacağız!

Allah’ı ve resulünü sevgimizin en başına koyarız. Allah ve peygamberinin rızası ve yolunda mücadeleyi amaçlar, bu sebeple gelen her sataşma ve kınamayı elimizin tersiyle iter, umursamayız!

Allah’a şirk koşmadan iman edip, peygamberi tek hayat rehberi eden mümin ve Müslümanları hangi ırktan olursa olsun, mevki makamına, sosyal statüsüne bakmaksızın kardeş bilir sevgi, şefkat ve merhamet kanatlarımızı olabildiğince gerer, bağrımıza basarız.

Allah’a, resulüne, İslam Dinine küfreden ve bu küfürlerinden vazgeçmeyenlere karşı dik duruşumuzu, asalet ve vakarımızı en üstte tutarız.

Hakkın, haklının yanında durur, mazlumun hakkını (kim olursa olsun) korur/gözetiriz.

Bu esaslara bizim kadar bağlı olan her mümin kardeşimizin, büyüğümüzün, liderlerimizin şerefini dünya menfaati uğruna, hele üç soysuzun keyfi için asla satmayız.

Yaptığımız, yapacağımız amellerin, iyiliklerin tek amacı Rabbimizin rızasıdır.

“İyilik et denize at, balık bilmezse halik bilir” atasözünde olduğu üzere iyiliğin karşılığında hiçbir beklenti içine girmeyiz!

Konumlarımız herkesin bilgi, beceri ve liyakat gereği farklı olsa da üstünlüğün takvada olduğunu biliriz.

Mevki-makamların, mal-mülkün, gençliğin ve hatta hayatın geçici olduğuna iman ederiz.

Bugün varız, yarın olmayabiliriz!

Elimizden geleni esirgemeden yapar, hakkımızda en hayırlısını isteriz ve sonra Allah’a tevekküle sarılırız.

Sonuca itiraz etmez, ondan bir hikmet ararız ya da hatamız ne olabilir deyip telafisine gideriz.

Her seçim gibi bu seçim de bizim için bir araçtır, asla amaç değildir!

Allah’ın rızasına giden yolda kulluk amacımıza en uygun ve yakın hangisini görürsek ona elimizden gelen desteği vermeyi bir görev biliriz.

Kulluk amacımızla örtüşmeyen, inanç değerlerimizle bağdaşmayan, İslam’la yoğrulmuş ülkemizin dini kültür ve örfleriyle zıt kutup olan; şirk/küfür, haram, sapık düşünce ve yaşayışlarla hemhal olan insanların oyunlarını yutmayacak kadar feraset sahibiyiz.

Bu nokta itibariyle…

2. Tura kalan Cumhurbaşkanı seçimleri için bu pazar, tarafımızı belli etmek için sandık başına gideceğiz!

Bu halka gösterdikleri zulüm, hakaret ve alay sebebiyle yıllardır iktidar yüzü göremeyenlerin tutumlarından bir gram vazgeçtikleri yok!

İçinde yaşadıkları bu toplum insanına (kendi öz anne baba, ataları da olsa) dün olduğu gibi bugün de,

“Gerici”

“Yobaz”

“Kafası basmayan kalın kafalı”

“Köylü”

“Cahil”

“Çoban…” demekte olduklarını seçimden hemen sonra daha fazla görür olduk.

Buna rağmen alay ettikleri, küçümsedikleri bu güzelim ülkenin halkına hükmetmek, tekrar iktidar yüzü görmek için girmedikleri kılıf kalmadı!

Ne hazindir ki sabah söylediklerini akşam yalanlıyorlar.

Akşam yücelttiklerini, “hak vereceğiz” dediklerini sabah unutuyorlar.

“Herkese eşit davranacağız, adaleti tesis edeceğiz” sözlerinin üzerinden bir gün geçmeden aksi tavrın içine girip türlü aşağılamalara maruz bırakıyorlar.

Seçimin ertesi günü hakaret ettikleri seçmenleri, kapı dışarı etmekle tehdit ettikleri depremzedeyi biz unutmadık! Onlar, hâlâ bir özür bile dilemediler.

“Yanlış varsa hemen telafisine gideriz, öyle laf mı olur!” diyemediler.

Size bu halk nasıl güvensin?

Size oy vermeyen bölge halkına, depremzedeye nasıl hakaret edersiniz?

Seçimin mağlubu olduğunuzu göre göre…

Tekrar seçime gittiğini bile bile!

Gazetelerinde, basılı ve sosyal medyalarında akıl hocalarının hakaret ve alay dolu ifadelerini bu halk görmez, duymaz mı zannediyorlar.

Biri çıkmış, “Kulluktan çıkamayan cahil bir toplumu demokrasiyle yönetmeye kalkarsanız başına cahil sahipler seçer; o da iktidarını elde tutmak için cehaleti yayar...”

Diğer biri, “bunlar, genellikle yoksul, eğitimsiz ve toplumda birey olmanın dışında pek varlık gösteremeyen insanlardan oluşuyor. İHA’larla, SİHA’larla TOGG’la avutmuşlar kendilerini” diyor.

Sayamayacağımız kadar örneklerle dolu hakaret ve alayları var bunların.

Sonra da “neden iktidar olamıyoruz!” diyorlar. Bu kafayla zor iktidar olursunuz. Millet bulmuş adam gibi adamı, kim sizin yalanınıza kanar!

Kim size inanır!

Pazartesi bu hezimeti gördüğünüzde daha iyi anlarsınız bunu inşallah! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Karga

Papazı uzak bir köye atadılar… Gitti baktı, kimsenin kiliseye gelip gittiği yok… Her taraf kir pas içinde… Kolları sıvadı: Kiliseyi boyadı… Çanı parlattı… Bayrak astı… İnsanları ibadete davet etti… Her şey yoluna girdi… Tek sorun vardı: Karga… Bir karga gelip çana çişini… Haça k.k.sını yapıyor… Bayrağı gagalıyordu… Papaz yarım gün canı çıkana kadar temizliyor… Ertesi gün yine karga geliyor… Her gün yaptığını yapıyordu… Canı sıkıldı Papaz’ın… Çare aradı, bulamadı… Gidip Belediye Başkanı’na danıştı: “Şu karga azizim, gelip her şeyi berbat ediyor… Ben temizliyorum, paklıyorum, tam yerime oturmuşken yine geliyor…” “Kolay” dedi Başkan… “Oraya bir parça tuzlu peynir sakla, hırsızdır… Yanına susuz rakı koy, bedava bulunca kaçırmaz… Göreceksin gelip ayağının ta dibine düşecektir…” Papaz denileni yaptı… Tuzlu peyniri kutuya koydu… Tasa, susuz rakıyı boşalttı… Gözünü deliğe dayayarak beklemeye başladı… Karga gözüktü… Kendinden emin tuzlu peyniri buldu yedi… Yiyince susadı… Tasa döndü… Tadının farkına varıncaya dek iki fırt aldı… Kafayı buldu… Sallandı… Ve… Papazın ayaklarının ta dibine düştü… Papaz kargayı alıp iki kanadından tutarak havaya kaldırdı… “Sen nesin?” diye sorup devam etti: “İmanım var desen, hırsızlık yapmazsın… Milliyetçiyim desen, bayrağa kıymazsın… Hıristiyan’ım desen çana sıçmazsın… Müslüman’ım desen rakı içmezsin… Söyle ulan sen nesin?..” Karga cılız bir sesle cevap verdi: AK Parti’liyim abii

memduh

Din üzerinden siyasete güzel bir örnek vermişsiniz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23