• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Kimin, neye, nasıl inandığı belli değil!

08 Aralık 2022
A


Nusret Reşber İletişim:

 

Risalet’in ilk dönemlerinde gerek Mekke’de gerek Medine’de yeni Müslüman olan biri, değişen tavırlarıyla hemen dikkat çekerdi. Öyle ki, Müslüman olmadan önce yanlarından ayrılıp Müslüman olarak tekrar yanlarına döndüğü arkadaşları, “Vallahi bu, yanımızdan ayrıldığından farklı bir yüzle dönüyor…”demekten kendilerini alıkoyamıyorlardı.

İman, çoğu zaman onların fikirlerini değiştirdiği gibi yüzlerine de rengini yansıtıyordu.

Fetih suresinde Resulullah ile beraber olan müminler anlatıldığında Tevrat’taki vasıfları olarak şu tarif yapılır: “…Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir…”

Asr-ı Sadet devrinde olduğu gibi bugün de Müslüman ve mümin olduğunu kabul eden ve bununla övünen herkes, imanının eserini her tavrında göstermek durumundadır! Başka bir ifadeyle, mümin olduğunu söyleyenlerin tavrında imanın alameti zuhur etmelidir!

Rabbimiz müminleri şöyle tanımlamaktadır: “Müminler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığında yürekleri titrer, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda bu onların imanlarını artırır. Onlar yalnızca rablerine güvenirler.” (8-Enfâl 2).

“Allah’ın veli kulları kimlerdir?” diye sorulduğunda Peygamberimiz (s.a.s.) şu cevabı verirler: “Onlar öyle kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah C.C. hatıra gelir.” (Taberi)

Sümâme bin Üsal adında bir kişi vardı. Peygamberimizin yanına gelmiş O’nun canına kastettiği sırada yakalanmış ve Efendimizin emriyle bir direğe bağlanmıştı. Efendimiz her yanına vardığında onu İslam’a davet etmiş fakat o bunu kabul etmemiş… Buna rağmen Allah Resulü onun aç bırakılmamasını emretmiş...

Kendisi için bir keçi sağılmış verilmiş, karnı doymamış. İki, üç, dört derkenyedi keçi sütüyle ancak karnı doymuş. Nihayet serbest bırakılmış ve o da Müslüman olmuş. Tekrar ona süt ikram edildiğinde bir keçinin sütüyle karnı doymuş ikincisini içememiş. Sahabeler buna şaşırınca Efendimiz şöyle buyurmuş:

“Siz günün başlangıcında kâfir midesiyle yiyen ve günün sonunda Müslüman midesiyle yiyen bir kişinin halinden dolayı hayret edip şaştınız mı (Biliniz ki) Kâfir yedi mide ile yer, mümin ise bir tek mide ile yer...”

Nurettin Yıldız Hoca anlatıyor: “Kendi gayretleriyle çocuklarına bir eğitim metodu uygulamış aileler, çocuklarıyla gelip tekrar fikir alışverişinde bulundukları sırada yerinde duramayan bir çocuk çok hareketliliğiyle dikkatimi çekti… Kendisine bir zarar verecek korkusuyla çocuğa “yapma, etme, rahat dur…” dediysem de dinlemedi. Ben de, “Kitaplarıma zarar verme, bir de şu kablolara (sana zarar verebilir) dokunma, ne yaparsan yap!” dedim. Ve bir ara ben gelen telefona cevap verirken annesi kulağına bir şey fısıldadı o da ona bir şeyler söyledi.

Sonra ben annesine, “çocuğa ne dediniz, o size ne cevap verdi dedim”. 

Ben, “gürültü yapma, sessiz ol yoksa amca sana kızar” dedim. O da bana, “bu amca sürekli Peygamberimizden ve O’nun arkadaşlarından bahsediyor. Peygamberimiz ve arkadaşları çocuklara kızmazdı ve bu amca da bana kızmaz” dedi.”

Evet, Allah’a, Resulüne ve inanılması gereken esaslara inanan mümin, inanan, inanmayan, tanıdık, tanıdık olmayan, kadın-erkek, küçük-büyük herkese güven vermek, “benden sana zarar gelmez” duygusunu yansıtmak durumunda ve zorundadır.

Efendimiz buyurmuş ki, “Mümin, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kişidir.” (Buhari)

Dolayısıyla dindar olduğunu, Müslüman-mümin olduğunu kabul eden her bir fert, bu tavrı sergileyinceye kadar kendini ve inancını sorgulamalı, nerde yanlış ve eksiklik var tamamlamalı.

Çok garip bir zamanda yaşıyoruz! Çok garip hallere savrulduk…

Öyle ki, kimin, neye, nasıl inandığı belli değil!

İnandığımızı söylediğimiz esasların hayatımızda hiçbir bağlayıcılığı kalmamış…

Genel olarak söylüyorum, (hâşâ) “dinsiz” desen değiliz… “Bir dine bağlı dinli/dindar” desen ondan da uzağız. Hepten çelişkiler yumağı!

Bakıyorsunuz topluma, bir taraftan inandığını söylüyor; bu inancı temsil eden eylemlerde bulunuyor, bu yaptıklarının izlenimiyle “tamam, bu kişi Müslüman-Mümin!” diyorsunuz. Fakat bir de bakıyorsunuz inandığı ve bu inancı gereği yaptıklarını hepten yok sayan birtakım batıl ürünü tavırlar sergiliyor… Şaşırıp kalıyorsunuz.

Dolayısıyla yarım-yamalak ve birbiriyle örtüşmeyen fiiller sergilemekle -ne yazık ki- gerçek mümin olunmaz!

Hakikat böyle olduğu halde bugün Müslümanlar, hem şeklen hem de fikir ve düşünce bakımından bir kimlik kayması yaşıyor.

Böyle bir Müslümanlığı, İslam anlayışını Allah kabul etmiyor!

Bu tür bir inanış/anlayış, -Kur’an’ın ifadesiyle-Yahudi anlayışıdır.

Bu sebeple Allah Teâlâ onların yaptıklarını hem o günkü Yahudilere ve hem de kıyamete kadar bütün insanlara böyle bir tutumun doğru ve kabul edilir olmayacağını açıklar:

“…Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz...” (2-Bakara 85)

Yeri geldiğinde İslam’ı, Müslümanlığı kimseye bırakmıyoruz!

Diğer tarafta İslam’ın esaslarından ya tamamen habersiziz ya da işimize geleni alıyor, işimize gelmeyeni almıyoruz!

Sonuç, Allah’ın tanımladığı ve emrettiği, Peygamber ve sahabelerinin hayatlarında gösterdiği bir örneklikte İslam’ı ve inancımızı, bütün hayatımızda yaşanılır hale getirmeliyiz! Aksi takdirde inancımızı sorgulamalıyız!  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SUÇ VE CEZA

KAFİR YEDİ MİDE İLE,MÜSLÜMAN BİR MİDE İLE YER.BUYURMUŞ PEYGAMBERİMİZ(SAV)GONUN İÇİN YİYİCİLER,RÜŞVETÇİLER,TALANCILAR YEDİ MİDELİDİR GÜNÜMÜZDE.ASLA DOYMAZLAR.BU HIRSLARI SAYESİNDE GÖZLERİ PARA DAN BAŞKA BİRŞEY GÖRMEZ,ONUN İÇİN OLMADIK KILIKLARA GİRERLER.TEMİZ VE SAF İNSANLAR ONLARI GÖRMEZLER AMA ONLAR KENDİLERİNİ ELE VERİRLER.ER YADA GEÇ.GÜNAH'I BİLİP,SUÇ İŞLEYENLERİN CEZASININ NE OLACAĞINI HAK BİLİR. NOKTA

RÜŞTÜ REÇBER VE ACI GERÇEKLER

YAZAR NİHAYET MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ DİNDAR!LARI AÇIK ETTİ.BUNLAR HERDAİM ARAMIZDADIR.VE GERÇEK YÜZLERİ MASKELİDİR.YER,İÇER,S.....LAR VE DİN'İ KENDİ EMELLERİ İÇİN KULLANIRLAR.ONLAR İÇİN HER ŞEY "MUBAH"TIR VE İKTİDARDA KALMAK İÇİN HER YOLU DENERLER.DİKKAT!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23