• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Diyanet’e kafayı taktılar!

28 Ekim 2021


Nusret Reşber İletişim:

Tebük Gazvesi sırasında bazı münafıklar; Peygamberimiz ve Müslümanlarla alay ederler ve “(Müslümanları kast ederek) Ben bu topluluk kadar kalpleri ürkek, dilleri yalancı, düşmanla karşılaştıklarında bunlar kadar korkak kimse görmedim” şeklinde konuşurlar. Haber Resululallah’a (s.a.s.) iletilmek istendiğinde görülür ki, onlardan önce ayetle bu olay Peygambere bildirilmiştir bile.

“Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, ‘Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk’ derler. De ki: ‘Allah’la, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?’ ” (9- Tevbe 65)

Toplumumuz İslam’dan ve hükümlerinden o kadar uzaklaştırıldı ki, önüne gelen gerek İslam Dini ve Müslümanlar hakkında olsun, gerek kutsal değerleri hakkında olsun konuşmaktan, alay ve tahkir etmekten kaçınmıyor artık.

Kimi gerçekten cehaletlerinden yapıyor bunu (mazeret kabul etmesek de). Kimileriyse hem cehaletleri sebebiyle hem de İslam’a olan nefretlerinden yapmaktadır bunu.

Yeni Ordu stadının açılışında patlatılan konfetiden Kur’an-ı Kerim sayfaları ve Türk bayrağının futbol sahasına saçılması rezaletini duymuşsunuzdur. Böyle bir rezalet, tuttukları takımın her bir oyuncusunun belki hayat hikâyelerini en ince noktasına kadar bile ezbere bilen fakat kültürlerinden tamamen yoksun bırakılmış, beyni boşaltılmış, tabir yerindeyse “Mankurtlaşmış” bir gençlikten ancak çıkar.

Bu aynı zamanda geleceğimizi nasıl bir gençliğe teslim ettiğimizi anlamamız bakımından da çok manidar ve mustarip bir durum… 

Zira ekranlarda şahit oluyoruz; her şeyi bildiğini kanıtlamak için bilgi yarışmalarına katılacak kadar kendine güvenen gençlerimizin bazen Başbakanı’nın, Cumhurbaşkanı’nın veya İslam Peygamberinin adını bile söyleyemeyecek kadar cahil bırakılmışlar.

Eskilerde parklarda ve benzeri ortamlarda Dinle, Müslümanlarla alay eden; onları küçük düşürücü çalışmalar yapan misyonerlere rastlanılırdı.

Nitekim yıllar önce bir parkta karı-koca görünümlü orta yaşlı bir adamla yanındaki bayan, ellerinde Müslüman din adamlarını kötüleyen, papazları da öven, kutsayan karikatürlerle çalışma yaptığını görmüştük ve bizi görünce oradan uzaklaşmışlardı.

Şimdi onlara gerek yok, onların görevlerini fazlasıyla yapan ve hatta duayen gazeteci(!)diye tanıtılanlar ve çırakları bunu yapmakta…

Geçmişte Günaydın, Tan, Bugün ve Gözcü gazetesi gibi yerlerde 3. Sayfa güzellerinin resimlerinin altını asparagas yorumlarıyla dolduran olarak bilinen ve aynı zamanda, o dönemde muhafazakar kesime de hitap edilsin diye bir de (din-duygu istismarının daniskasını yaparak) “Son Çağrı” adıyla gazete çıkaranlar ve buralarda yayın yönetmenliği yapanlar…

Gazetelerine ve köşelerine bakıyorsunuz Müslümanlarla, Diyanet’le ilgili her gün mutlaka yalan dolan bir haber(!) vardır.

Duayen ve usta denilenler, gazetecilik ömürlerinde “siyak ve sibak” (sözün başıyla sonu; sözün akışı) diye bir ifade hiç mi duymamışlar?

Bu, meşhur Bektaşi fıkrasında olduğu gibi üçkâğıtçılıktan ve işine geleni almaktan başka bir şey değildir.

Bektaşi’ye, “Neden namaz kılmıyorsun?” diye sorulduğunda, “Cenab-ı Allah Kur’an’da namaza yaklaşmayın buyuruyor” cevabını vermiş. “Ama o âyetin başında ‘Sarhoş iken...’ deniyor” diye hatırlattıklarında, Bektaşi, “Ben hafız değilim, o kadarını bilemem” demiş...

Bunlar da ya Diyanet Başkanının veya Diyanet’i temsilen bir yetkilinin bir yerde o günkü gündeme dair bir konuşmasının içinden bir cümleyi ya da farklı zamanlarda, konunun akışı içinde söylenen bir bilgiyi/fetvayı kendi işlerine gelecek olan kısmı cımbızlayarak, “Bakın, Diyanet Başkanı bunu söyledi.” “Görüyor musunuz Diyanet’in verdiği fetvalarda ne dediğine?”… 

Be adam(!), o sözün evveli, arkası veya nasıl söylendiğinin hepsini söylesene? 

Gerisi yok.

Evet; bütün bunlar, maçta yapılanların tam tersine bilinçli, kasıtlı ve yıpratma amaçlı yapılan ahlaksızlıklar... 

Sonra, iş “dinle alay edenlerin, dini değerleri tahfif edenlerin namazları kılınmasın” boyutuna geldiğinde de bakıyoruz bunlardan kimisi bunu kaldıramıyor; “vay efendim bizi, cenaze namazımızı kıldırmamakla tehdit ediyorlar…” vesair filan…

Tamam, birader, ikide bir lafın buralara gelmemesi için hadsizlik yapma, madem faturası ağır gelecek, altından kalkamayacaksın…

Ama yok, bunlar münafıklar gibi her türlü şirretliği yapacaklar, “cumhuriyeti, laikliği de biz biliriz, Dini, Peygamberi de nasıl anlatılacağını, nasıl anlaşılacağını biz biliriz ve bizim anladığımızın dışında bir şey kabul etmeyiz” diyecekler.

“Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.” (6-En’âm 70) 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nusret bey

Merkezi ezan sistemi en buyük sorundur...Talak suresinin mealinin camide okunmasına artık imkan kalmamıştır...Kuran'ın mana kısmında diyanet geri durmuştur.Sadece lut kavmi konusunu hafiften hatırlatmış, İstanbul sözleşmesinin sadece adını kaldırabilmiştir. Toplumumuzun görevden alınan Ayasofya camii baş imamı gibi hocalara ihtiyacı vardır.
  • Yanıtla

????

Bi cahillik yapmışlar(ordudaki maç ve benzerleri) kulaklarını çekeriz bu önce bize bizim değerlerimize yapılan yanlıştır denmesi gerekir.....doğru olan bu olurdu...eğer böyle dense zaten kimse tek kelime etmez edemez,etmeye devam edersede vur tokadı,çünkü kötü niyetli olduğu aşikardır..ama bu şekil yöntemlerle olmaz..herkesi kasıtlı davranan düşman gözü ile görmekle olmaz..kibir yapmaklada hiçbirşey hallolmaz...ancak üstü örtülür..yöntem hatası var bu işlerde..o yüzdende hiç eksilmeyip bilakis arta arta gidiyor...naçizane bir saptama..iyi günler.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23