• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Çuvaldızı kendimize, iğneyi başkasına batıralım!

15 Aralık 2022
A


Nusret Reşber İletişim:

 

Doğru bir tanedir, yanlışın ise haddi hesabı yoktur. Biz neyin doğru neyin yanlış olduğunu ve nereden öğrenip, alacağımızı biliyoruz.

Birileri bulundukları karanlıktan maval okumasınlar!

Şunun altını net bir şekilde çizelim:

Hangi milletten, inançtan ve düşünceden gelirse gelsin yapılan, söylenen yanlışsa, yanlıştır, savunulacak bir tarafı yoktur; keza yapılan, söylenen doğruysa doğrudur, söylenecek kabullenmeyecek bir tarafı yoktur!

Başlıkta kullandığım cümleyi açayım.

Gündemdeki yerini halen koruyan “6 yaşında nikâhlanma, 14 yaşında evlendirme” meselesi üzerinden gitmek istiyorum.

“İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır” atasözünü ben tersten veriyorum.

Çuvaldızı kendimize iğneyi başkasına batıralım!

Yani inandığını söyleyen, kendilerini dinin temsilcileri olarak kabul eden, dindar sayan (ben de dâhil) bizlere söylüyorum.

1- “Bir hayra veya şerre sebep olan onu işleyen gibidir!” nebevi düstur gereği her yaptığımız, bu doğru da olsa yanlış da olsa savunduğumuz İslam’a mal edilir –özelikle yanlışlarımız- düşüncesiyle hareket etmek zorundayız!

Hz. Âdem’in oğlu Kabil’in öldürme filini işleyen herkes için Kabil’e de bir pay gideceği gibi her abdestten sonra iki rekât namaz kılanın sevabından bir pay da Bilal’e (r.a.) gider!

Cemaat, Tarikat, İslami Dernek, Vakıf, Grup veya âlim, hoca, Müslüman herkes buna dikkat etmeli.

İslam ve Müslümanlık beyaz bir gömlek gibidir, en ufak bir lekeyi bile kabul etmez. Yapılan iyi ve doğrulardan daha çok yanlışlar kendini hemen belli eder, sırıtır.

2- İyi bildiğimiz, hakkında daha önce bir kötülük duymadığımız bir Müslüman hakkında kötü bir söz duyduğumuzda, hele haberi getiren ve yayan (savunduklarıyla ve durduğu nokta itibariyle) bir fâsık ise, bu haberin detayı ortaya çıkıncaya kadar hüsnü zan beslememiz ve temkinli davranmamız gerektiğidir.

Ayet ve hadisler bize böyle davranmamızı gerektiriyor.

“Siz ey müminler, bu dedikoduyu daha işitir işitmez, mümin erkekler ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Hâşa, bu besbelli bir iftiradan başka bir şey değildir!” demeniz gerekmez miydi?

O iftiracılar dört şahit getirselerdi ya! Şahitlerini getirmediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileri olarak tescil edileceklerdir.” (24-Nur 11,12)

İsmail Ağa Cemaatine yakınlığıyla bilinen kişilere atfedilen bu iddia, yargıya taşınmış durumda. 

6 yaşında evliliği, hiçbirimiz kabul etmiyoruz, reddediyoruz! Varsa bir yanlış mahkeme sonuçlandıktan sonra da şimdi de kınıyoruz, lanetliyoruz!

Bir şekilde gerçekleşmişse (ki iddialar ve ifadeler o yönde) 14 yaşlarındaki evliliği de tasvip etmiyor ve yanlış buluyoruz!

Buna rağmen olayın detayları henüz kesin değil. Bekleyeceğiz. “Ama her şey ayan beyan ortada” diyeceksiniz. 

Ben kısmi yanlışlar varsa da oyunun büyük olduğunu düşünüyorum!

Her ne kadar birileri çıkıp, “Her şeyi 28 Şubat’a bağlıyorsunuz”, “Her şeyi din düşmanlığına çeviriyorsunuz!” deseler de.

Oyun çok büyük!

Ama Müslümanlar çok korkak ve pısırık. Seslerini çıkartamıyor. Şöyle diyemiyorlar: “Kardeşim hataysa hata, değilse değildir. Bunun İslam ile Müslümanlar ile ne alakası var. Nasıl böyle bir genelleme yapabilirsiniz?”

Şimdi iğneyi karşı tarafa batıralım, dayanacaklar mı görelim!

Her benzeri bir olayda veya her hayırlı bir girişimde seslerini en yüksekten çıkartan muhalefet partisi (Allah muhalefet olmaktan kurtarmasın!) ve arka bahçesi medyası!

Neredeyse her gün bir yerinizden bir veya birkaç taciz, tecavüz olayı gerçekleşmekte. Tecavüz sonucu öldürdükleriniz, betona gömdükleriniz vs.

Kadın hakları, masum çocuk hakları, (edep, namus kavramlarını bilmezsiniz zaten) hiç mi aklınıza gelmez!

Medyanız hiç mi bunları görmez! Size tuz yetiştirmeye çalışan -sözüm ona- bizim mahalledekilerin aklına da mı hiç gelmez! “Ama onlar yapabilir sorun değil, bizde çıkmamalı” mı diyorlar!

Kol kola oldukları, ayrılmaz bir ikizleri olan terörden beslenen partide yapılanlar, Kürt ailelerden zorla alınıp, dağa kaçırılan ve zincirleme tecavüz sonucu infaz edilenler! Bunlar çocuk değil mi? Bunlar kadın değil mi! Bu vahşet ve canilik değil mi? “Buna ön ayak olan partiler, dernekler de kapatılmalı, en azından küçük perdeden de olsa bir kınama yapılabilmeli” diyebiliyor musunuz?

Diyemiyorsunuz! Kimse diyemiyor! Millet ittifakı Türkiye’yi yönetmeye aday, onlar da diyemiyor…

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın ifadesiyle: “Siz önce dönün sessiz kaldığınız kendi içinizdeki tacizlere, tecavüzlere bakın. Sizin söyleyecek tek cümleniz yok. Kandil baronlarının el ele, göz göze oturduğu 10 yaşında, 12 yaşında kız çocuklarına ses çıkarmayanlar, gelip burada bana ahlak dersi vermesin!”. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Alooo

Iki kotu bir iyi etmez ikinizde kotusunuz ikinizinde benim mubarek dinim ISLAM la alakasi yok NOKTA

AÇIK KÖR

İŞLENEN BİR SUÇ BAŞKA BİR SUÇ İLE ÖRTÜLEMEZ VE MEŞRULUK KAZANMAZ.BUNU YAZAR DA BİLİYOR FAKAT KENDİ MAHALLESİNİ KORUMA GÜDÜSÜ VE KENDİ BAHÇESİNİN PİSLİĞİNİ ÖRTME GÜDÜSÜ İLE HAREKET EDİYOR.İSLAM'IN GERÇEĞİ BÖYLE DEMİYOR.DOĞRU BİR,YALAN BİNDİR AMA GÖRÜPTE GÖRMEYEN "HİN"DİR.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23