• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Bunların halkçılıkları menfaatlerinin bittiği yere kadar!

18 Mayıs 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

 

Çocuk kavgalarında sıkça duyulan şu sözleri hatırlıyor musunuz?

“Bizde dün yediğin şu yemek haram olsun.” Diğeri: “O zaman sen de filan gün bizde şunu yemiştin ya o da sana haram, zıkkım olsun!”

En saf ve berrak bilinçle donandıkları o küçük yaşta ağızdan çıkan bu nahoş sözcükler yine biz büyüklerin eseri tabii! Çocuklar, büyüklerini taklit ederek, onları örnek alarak büyürler.

Konuyu ülkemizde ve dünyada çok önem arz eden 14 Mayıs yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimine getireceğim.

Geliyor Gelmekte Olan diyenler…

Haydiilk turda bitirelim!” hızına yetişilemeyenler…

Daha iktidar yüzü görmeden “bütün teröristleri elebaşlarıyla beraber serbest bırakacağız” diyorlardı ya!

21 yıldır bu ülkenin her karış toprağında yüzlerce hizmeti bulunan bir Cumhurbaşkanını ve ekibini de “Biz iktidar olduğumuzda şöyle hesap soracağız, böyle yapacağız!” diye meydanlarda, sosyal medya köşelerinde tehdit edip duruyorlardı...

Durmadan “sona gelindi gideceksin/gideceksiniz!”

Miting meydanlarında:

“CHP’nin iktidarında o yurtdışına kaçacak. Bakın buraya yazıyorum. Sudan’a Ömer El Beşir’in yanına kaçacak…”deyip,

 “Ülkeden kaçacaklar!” diye iftira atanlar...

Medya köşelerinde “Balkondan veda olur mu?”

Balkon boş mu kalacak?

“Abbas yolcu…” diyenler…

Manşetlerden, iktidara destek verenleri:

“Demek ki millet TOGG’muş” gibi alaya alanlar!

Kimisi seçim sonrası dut yemiş bülbüle döndü, kimisi de işte böyle “kin ve öfkeleri ağızlarından taşar…” misali içindeki pislikleri dışa vurmaktan çekinmedi.

Asrın felaketi K.Maraş depreminde hiçbir yardımda bulunmayanlar, ya da turist misali göstermelik pozlar verenler, o bölgelerden kendilerine oy çıkmadığını görünce ağza alınmaz küfür ve hakaretlere, beddualara başvurdu.

Dün bu yazıyı yazmadan önce şu çarpıcı haberi de medyada görünce bunların halkla asla bütünleşemeyeceklerini bir kez daha kani oldum.

Haber, “Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, otellerde konakladığı depremzedelere şu tebligatta bulundu” şeklindeydi.

“…Saygıdeğer misafirlerimiz, Büyükşehir Belediyemiz tarafından depremzede vatandaşlarımıza verilen geçici konaklama hizmeti 21.05.2023 tarihinde (Pazar günü) sonlandırılacak olup, bu tarihten sonra geçici konaklama hizmeti verilmeyecektir. Bilgilerinize sunulur.”

Bunların tabandan tavana zihniyeti böyle işte!

Halk Partisi olduklarını tekrarlar dururlar ama halkla hiçbir zaman bütünleşemezler.

Halka tepeden bakmaktan başka bir düşünceleri olmaz bunların!

Halk dedikleri vatandaş kendilerine kuzu gibi boyun eğdiği, onların bir dediğini iki etmeyip hizmetlerini gördüğü müddetçe “onlara patronluk yaparak” onlarla iyi(!) geçinirler. Aksi takdirde halkı tanımazlar!

Onları aşağılar, “beş para etmez, kafası basmayanlar” olarak dışlarlar.

Bunlar, tepeden tırnağa asırlar geçse de ne yazık ki aynı düşünceden bir türlü kutulamazlar!

Yönetimi ellerinde bulundurdukları bölgelerde yukarıda saydığımız ölçüler dâhilinde veya sadece kendileri gibi düşünenlere hizmet(!) verirler.

Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden dert yanarlar…

Kendileri bizzat ayrıştırır, öteki diye hizmetten yoksun bırakır vatandaşı.

Kendileri gibi düşünmeyen, onlara benzemeyen birilerine bırakın hizmeti, görmeye bile tahammülleri olmaz!

Tekirdağ Belediyesi’nin depremzedeler için sergilediği aşağılık tutum, bunların DNA’ları gereği gizleyemedikleri karakterleridir.

Mesken tuttukları, kuruldukları (Beşiktaş, Nişantaşı, Sarıyer gibi) şehirlerin nadide merkezlerinde sokakta, parkta, toplu taşıtta ötekileştirdiklerinden birine (kapalı, sakallı, şalvarlı) es kaza rastlamamış olsunlar…

Saç-baş, tekme tokat girişirler, “Burada ne işiniz var, S.Arabistan’a, İran’a, Afganistan’a gidin gerici yobazlar!” diye insanlıktan çıkarlar…

Bu aşağılık komplekslerinin örnekleri ne yazık ki saymakla bitmiyor!

Keza kamuya ait resmi dairelerde hizmetten menettiklerinin örnekleri de böyle.

Bu kafa yapısı nedense meydanlarda halkçı diye geçinir.

İşçi bayramında “vatandaşın yanındayız” diye meydanlara iner…

Seçimlerde kapı kapı dolaşarak(!) bizi iktidara taşıyın ki gasp edilmiş(!) haklarınızı geri verelim diye vatandaş sevdalısı kesilirler.

Ama gerek seçimden önce, gerek seçimde hezimete uğradıktan sonra yaptıklarıyla bunların ne kadar halkçı, vatanperver olduklarını bir kez daha ayan beyan görmekteyiz!

Bunların halkçılıkları menfaatlerinin bittiği yere kadar!

Tabir yerindeyse bunların Cemaziyel evvel’leri ve Cemaziyel ahir’leri’ değişmiyor.

Eski tas eski hamam!

Vali olan oğluna babası hani demiş ya: “Oğlum adam olamazsın”! Bunlarınkisi de o hesap.

Allah muhafaza iktidar olsalar geçmişte bu halka yaptıkları gibi ne yapmazlar ki?

Bir türlü iktidar olamadıklarının asıl sebebinin bu olduğunun idrakine de varamıyor zavallılar!

Suç bunlarda değil, asıl suç bunlarla yol yürüyenlerde.

“Bunlar değişti, değişmek istiyorlar; bakın helalleşmek de istiyorlar… Daha ne olsun ki!” diye saf saf kendilerini kandırmaya çalışanlarda suçun büyüğü!

Bu sebeple diyorum ki, “Allah bunlara iktidar yüz göstermesin!”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer

CHP zihniyeti belli . CHP Osmanlı’yı yıkan ittihat terakki nin devamı bir partidir . Milli ve dini değerlere karşıdır.  

Tencere

Doğrucu okuyo musun? Bak kim suçluymuş görüyor musun? Saadete oy verenden hiç umudum yok ama sorayım yinede, pişman mısın?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23