• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Bu depremin bizdeki şiddeti kaçtır?

23 Şubat 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

 

Maddi manevi sebepler neticesinde, İlâhî gücün kararıyla görülen bütün doğal afetlerin en bariz ciheti, tarafsız oluşlarıdır.

Canlı-cansız, insan-diğer canlılar, zengin-fakir, güçlü-güçsüz, yaşlı-çocuk, kadın-erkek herkesi eşitliyor, tek düzeye indiriyor İlâhî afetler!

Ve lisanı halleriyle demektedirler ki: En büyük olan, sizleri ve elinizdekileri yoktan var ettiği gibi bir anda yok edebilen ALLAH’tır! 

O, dilemedikçe kaşınızı dahi oynatamazsınız!  Taş üstüne taş koyamaz, O’nun mülkünden hissenize bir tüy bile taşıyamazsınız! Ne biriktirdiğiniz, ne de varlığıyla övündüğünüz hiçbir gücünüz O’na karşı koyamaz…

O, karar kılmadıkça, izin vermedikçe bir salise bile yaşayamazsınız. O, dilemişse, size ömür tanımışsa eğer bütün dünya haşmetiyle başınıza yıkılsa dahi canınızı alamaz!

Yaşadığımız son depremde ekranlara yansıdı, şahit olduk. Sarsıntının ilk dakikalarında ruhunu teslim edenler olduğu gibi 12. gününde, 296. saatte (Allah’ın izniyle) enkazın altında hayatta kalanları da gördük.

Hatalarımızı, sorumluluğumuzu hiçbir kimseye yıkmadan, herkes kendi hissesine düşeni bilsin; gördüğümüz gerçekler buna engel değildir, kimse de engel görmemeli!

Bunu anlamak ve dillendirmek, önüne geçemediğimiz ahlaksızlığa, hırsızlığa, katil ve caniliğe kılıf bulmak değildir.

Yazımın başında özellikle belirttim, “Maddi manevi sebepler neticesinde, İlâhî gücün kararıyla görülen bütün doğal afetler” diye… Zira hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. O, izin vermeden hayır da şer de oluşmaz. O, hayrı murad eder, şerrin oluşmasını istemez! Ama kul, cüzi iradesini kullanıp şerri istemişse (imtihan gereği) yüce Allah ona da mani olmaz, şerri sevmemesine rağmen yaratır. Öldürmeyi sevmediği/yasakladığı halde katil, öldürmek istediğinde, onun özgür iradesine müdahale etmemek için orada, maktul için ölümü yarattığı gibi. Nitekim hayrı-şerri, hidayeti-dalaleti yarattığı gibi hayatı ve ölümü de yaratan Allah Teâla’dır. “O ki, ölümü ve hayatı yaratandır…” (Mülk 2)

Bu bağlamda iki örnek:

Asrın felaketi olarak isimlendirilen depremde 8 kişilik aile, deprem bitinceye kadar evi terk etmiyor, ailenin büyük oğulları kendisi kadar güçlü olan iki kardeşinin elinden sıyrılıyor ve merdivende depreme yakalanıp hayatını kaybediyor. Diğerleri ise oturdukları 3. kat zemine oturuyor, balkondan sağ olarak dışarı çıkıyorlar!

Aynı enkazın yanındaki kalabalık, yağmurdan korunmak için caddenin diğer tarafında, yıkılmayan binanın önünde beklerken bir sebeple oradan ayrılıp, cadde ortasına geldiklerinde ikinci depremle sığındıkları bina yerle bir oluyor! Hikmetini bilemediğimiz benzer binlerce örnek var…

Evet, her şeyi yaratan Allah’tır.

Ama bu, katili mesuliyetten kurtarmaz. Yapmadıklarımız, terk ettiğimiz tedbir sebebiyle meydana gelen yıkımın müsebbibi olmaktan bizi kurtarmaz! 

Kader, ecel, Allah’ın takdirine, yaratıcı olmasına inanmamak, onu devre dışı bırakmak nasıl yanlışsa, üzerimize düşeni yapmamak, gerekli önlemi almamak da yanlıştır.

Bir önceki yazımda da temas etmiştim. Bu felaket, kimisine dokundu, kiminin ise yakınından dahi geçmedi.

Deprem bölgesinde bizzat gördüm ve yaşadım. Yıllardır birbirleriyle konuşmayan, selamlaşmayan, düşman gibi davranan nice yakınlarımın yekvücut olduklarına şahit oldum. Dahası, ilk yardıma koşanlar, en sevmedikleri yakınları oldu…

Yıllardır, ırkçılık, mezhepçilik, coğrafi farklılık ve sosyal statü üzerinden bizi birbirimize düşman kılanlara rağmen -dünya ülkelerini saymıyorum- Türkiye’nin her bölgesinden ilk yardıma koşan kim oldu?

Sevinç ve acının bir arada yaşandığı bu felakette tanıdık, tanıdık olmayan herkes ortak oldu!

Allah’ın, fiilî âyeti depremle tek düzey kıldığı/eşitlediği bizleri kim, neden tekrar ayrıştırma gayretinde? Neden bu deprem, aklımızı başımıza alıp aynı hatalara düşmemize engel olmuyor? Verilen kayıplardan, ölenlerden ziyade depremden ders çıkarması gerekenler bizleriz! Gidenler imtihanlarını bitirdi… Bizim imtihanımız devam ediyor!

“Bu depremin bizdeki şiddeti kaçtır?” hiç düşündük mü? Herkes yaptıklarının hesabını bu dünyada olmasa da ahirette verecektir. Buna iman edenleriz.

500/1000 yılda bir rastlanılan bu gibi felaketlerden ders ve ibret çıkarmak durumundayız.

Yanlışlarımızı, depremin sıcak saatlerinde veya iki hafta geçmeden unutursak bu, kale almadığımız Allah’ın gücüne gider. 

“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir...” (Şûrâ 30)  deniliyor.

Ne sebeple olursa olsun, başımıza ne gelirse yine yapıp, ettiklerimiz sebebiyledir. Bunun göz ardı edemeyiz. Bildiğimiz, yaptığımız hata ve kusurlarımızı -hiçbir ders çıkarmadan- sürdürürsek, “Allah’tan korkma/takva hariç hiçbirinizin diğerine bir üstünlüğü yoktur” gerçeğine rağmen ayrıştırmaya kalkarsak benzeri felaketler gelmeye devam eder. Ve bu sorumluluk bize yüklenir!

Bu sebeple, bütün farklılıklarımızı kabul edelim ancak bu, bizim ahlaki davranmamaya, bile bile yalan beyanda bulunmamaya, haklıya hakkını vermemeye, adaletli davranmamaya sevk etmesin!

Zira bir vakit, ansızın dünyadan ayrılış bizi yakaladığında bize faydası dokunacak tek şey, dosdoğru davranmamız ve Hak’tan yana tavır takınmamız olacaktır. Bunu unutmayalım!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmed 61

Geçte olsa güzel bir makale.Kader inkarcılarına her şey söylemek serbes.Hakkı söyleyenler çok az.

Deli İbo

Bu afet ve felaketlerin Allah'tan geldiğine inananlarla, inanmayanların veya inanmış görünen münafıkların pek çok ibret çıkartması gerektiğine inananlardanım. Rabbim'in bir kez "KÜN FEYEKUN" demesinin neler yaptığını, önüne geçilmeyen, durdurulamayan bir gücün azametini gördük. Bu gibi afet ve felaketler biz insanoğlu için Rabbim'in bir uyarısı ve ikazı olduğunu olduğunu düşünüp, dünya ve insan halg edildi edileli bu tür felaket ve musibetlere düçar edildiğimiz tarihsel litarüderde de bilinmektedir. Rabbim İnşallah ders çıkartıp, hak yoluna yönelenenlerden olmayı nasip eder.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23