• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Ateşin çocukları ne vaadedebilirler ki?

23 Haziran 2022
A


Nusret Reşber İletişim:

“Ebu Hüreyre (r.a.), bir gün Medine çarşısına gitti ve orada bulunanlara: “Ey çarşı halkı! Sizi burada tutan nedir?” diye seslendi.

“Hayrola Ebu Hüreyre! Neden bahsediyorsun?” dediler.

“Orada Peygamber’in mirası taksim ediliyor, siz ise burada duruyorsunuz. Siz de gidip hissenize düşeni alsanız ya!”

“Peygamberimizin mirası nerede taksim ediliyor?”

“Mescitte!”

Bunu duyan halk Mescid-i Nebevi’ye koştu.

Ebu Hüreyre (r.a.) de onları çarşıda bekledi.

Halk tekrar dönüp gelince:

“Hayrola ne oldu?” diye sordu.

“Ebu Hüreyre” dediler.

“Mescide gittik, orada taksim edilen bir şey görmedik!”

“Peki, Mescid-i Nebevi’de kimseyi görmediniz mi?”

Halk, “Gördük ama gördüklerimizin kimi namaz kılıyordu; kimi Kur’ân okuyordu; kimi de helal ve haram konularını müzakere ediyordu.” deyince.

Ebu Hüreyre onlara şunu söyledi: 

“Yazık size! İşte Muhammed (s.a.v.)’in mirası bunlardır”. (sonpeygamber.info)

Ümmetine dünya-ahiret saadetini miras bırakan Allah’ın Nebisi (s.a.s.), bir gün sabahın erken saatinde Safa Tepesine çıktı ve ciddi bir tehlikeyi haber veren bir nidayla: “Yâ Sabâhâh! Yâ Sabâhâh!” diye haykırdı.

Akabinde O’nu duyan herkesin toplandığı, en yakınlarının da bulunduğu o topluluğa o gün şöyle seslendi: “Ben sizleri büyük bir tehlike, şiddetli bir azaba karşı uyarıyorum!” Sonra tek tek kabilelerinin isimleriyle onlara şöyle seslendi:

“Yüce Allah beni insanları uyarmam için görevlendirdi. (Gelin,) ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ deyin! (Aksi takdirde) Ben size ne dünyada ne de ahirette bir yarar sağlayamam… 

O’nun Allah’ın emriyle yaptığı bu çağrıya başta amcası Ebu Leheb olmak üzere herkes karşı çıktı. (Buhari, tefsir)

Ama O, Allah’ın “hakka çağır” emrinden vazgeçmedi.

Her yıl kurulan panayırlar o sene de kurulmuştu. 

O, bir çadırdan çıkıyor, diğer çadıra giriyor ve: “Ey insanlar! Lâ İlâhe İllallâh, deyin kurtulun!” diyerek insanları dünya ahiret saadetine çağırıyor.

O’nun arkasından bir adam da (amcası), O’nu taşa tutuyor ve şöyle diyor:

Ey insanlar! Ona inanmayın! Çünkü O, bir yalancıdır!

Yasin süresinde de anlatılır.

“Onlara, o kasaba halkından misal getir;... Hani kendilerine iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bunun üzerine o ikisini bir üçüncüsüyle destekleyip güçlendirmiştik. ‘Şüphesiz biz size gönderilen elçileriz!’ demişlerdi.
Onlar ise, ‘Hayır, dediler, siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman bir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.’
 

(Nihayet) “Şehrin en uzak kesiminden bir adam koşarak geldi ve ‘Ey kavmim! Gönderilen bu elçilere uyun; Uyun sizden ücret istemeyenlere! Bunlar doğru yol üzerindedirler. Hem beni yoktan yaratıp varlık alanına getiren Allah’a ne diye tapmayayım? Hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz.’” 

Ne yazık ki, kaynaklarda “Habibi Neccar” denilen bu adamı kavmi öldürdü.

Ayetin ifadesiyle: “Ona, ‘Gir Cennet’e!’ denildi. O ise, ‘Ah keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama lâyık görülen kişilerden kıldığını bir bilseydi’ dedi.” 36-Yasin 13-28)

Bir keresinde Allah Resulü (s.a.s.) şöyle dert yanıyordu: “Benim ve sizin durumunuz, ateş yakıp da, ateşine cırcır böcekleri ve pervaneler düşmeye başlayınca, onlara engel olmaya çalışan adamın durumuna benzer. Ben sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise benim elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz.”

(Buhârî, Müslim, Tirmizî) 

İşte böyle!

Allah, O’nun Resulü ve imanı özümseyenler, insanları sürekli hakka-selamete çağırıyor…

Allah’ı, O’nun peygamberini tanımayanlar; şeytanı, nefislerini ve dünya zevklerini ilâh edinenler ise batıla, felakete ve cehennem ateşine çağırıyor insanları!

İslam’ı benimseyenlerin derdi, bir ücret ve karşılık beklemeden insanları dünya ve ahiret saadetine kavuşturmak…

Hayatı bu dünyadan ibaret sanan zavallılar ise hem insanları daha da sömürmek, ellerinden varı yoğu ne varsa çırpıp çalmak hem de onları kendileriyle beraber küfrün, isyanın karanlıklarına sürükleme derdindeler.

(Hani) Şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım.” (59-Haşr 16) dediği gibi insanları türlü rezaletin içine çekenler de özgürlük adına, modern hayat namına peşlerinden sürüklediklerini maddi, manevi inkâra taşıdıkları gibi arkalarından da sevinç gözyaşı dökerler…

Nice üniversiteli genci intihara teşvik edenler bunlardır!

Gezi’de ve benzeri kalkışmalarda gençlere, çocuklara türlü güzellemeler yapıp onları ölümün ya da hapse mahkûm etmenin eşiğine getirenler yine bunlar!

Bugün, insanları Allah ve Resulünden, İslam’dan, inançtan uzaklaştırıp inkâra sürükleyenler; Ebu Leheb misali Din/Diyanetin, Kur’an Kursları’nın yoluna türlü dikenler/engeller koyma derdinde olanlar, peşinden sürükledikleri körpecik gençlere ne vaadedebiliyorlar?

PKK/PYD’ye asker(!) devşirmekten, isimleri ne zıkkımsa türlü sapkınların kucağına körpecik evlatlarımızı atmaktan başka bu şeytanın askerleri, ateşin çocukları ne vadedebilirler ki?

Boşuna buyurmuyor Rabbimiz: “…Onlar cehenneme çağırır. Allah ise, izni ile cennete ve mağfirete çağırır...” (2-Bakara 221)

Ve bu yüzden “Cehennem ehli ile Cennet ehli bir olmaz! Cennet ehli, gerçekten kurtuluşa eren kimselerdir!” (59- Haşr 20)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Allah

Razı olsun.!

Nemi vadedebilir???

Mesela ....70 80 katrl...kurkorumalidan dolay,ı fakirin rızkını zengine vermeyeceğiz....  
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23