• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

04:17’de “Allah’u Ekber” demek!

27 Temmuz 2023
A


Nusret Reşber İletişim:

 

O nasıl bir uyarıydı öyle?

Yaşlısı genci, kadını erkeği, sağlıklısı, hasta yatağında olanı herkes bir anda yerinden fırlamış...

Oysa bir gece öncesinde sayılı çok az insan hariç o saatte uykusundan kalkmamıştı.

Hatta o gece de aynı duyguyla herkes uzanmıştı yatağına…

Herkesin türlü plan/programı vardı…

Ama düşünülenin tersine Allah’ın yazdığı ve “ol!” deyip de oluveren emri 04:17’de yerini buluyordu.

Bu normal bir duyurudan ziyade ölüm kalım habercisi bir işaretti. O sebeple bilerek bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek, gayri ihtiyari herkes, “Allah’u Ekber!- Allah en büyüktür” demekten kendini alamıyordu.

O gece, namaza kalkma saatinde yeğenim Akif gibi birçok kimse “Allah’u Ekber!” diyerek fırlamıştı yerinden… Ama namaz için değil!

Ne yazık ki Akif ve çoğu insan, son kez Allah’ın yüceliğini anıyordu!

Çoğu kimse son abdestleriyle defnedildiler… Kimisine teyemmüm nasip olurken bu son yolculuklarında, birçoğu için bu da mümkün olmadı.

Hayatlarını kaybedenlerin dışında sağ kalanlar da abdest imkânı bulamamıştı yakınlarının son namazlarını eda ederlerken. Beş altı gün geçmişti, sordu biri bana, “ben” dedi. “O günden beridir namaza başladım ama üstüm başım temiz değil… Dahası o gecenin korkusuyla elbiselerim kirlenmiş vaziyette ama imkân da bulamıyoruz yıkamaya, yıkanmaya!”

Evladını kaybeden abim, deprem saatinde oruç tutmak için sahur yemiş, nafile namaz için ayaktaymış…

Bu felaketten sonra daha da uyumaz oldu.

Birkaç saat ancak uyuyabilen biz yakınlarını, çocuklarını sabah namazı girer girmez uyandırıyor:

“Haydi kalkın, namaz vakti girdi. Haydin namaz vakti çıkıyor!” 

“Bakın kalkmazsanız sizi zoraki kaldıran olur, akıllanın…” diye sesleniyor.

Abdullah Yıldız hocam durmadan, yıllardır “Namaz! Namaz!” diye anlatıp uyarıyor. Hocamın son yazısından bir iki gün önce tat alarak kıldığım namazlarımdan birinde aynı duyguları yaşadım. Hâlen etkisinden çıkamadığım o namazım, belki de bundan sonraki namazlarıma ve de hayatıma farklı bir ışık olur…

Bunları yaşarken iki gün sonra baktım değerli Abdullah hocam yine döktürmüş, sanki hissettiklerim kendisine iletilmiş: “SübhânAllah”, “Elhamdülillah”, “Allahuekber” …

Ben de hocama eşlik ederek, onun tekâmül noktasında ele aldıklarını başlangıç noktasına taşıyarak, “Allah’u Ekber”  diye sürdüreceğim…

Zira kulluk denildi mi akla ibadet/itaat gelir. İbadette de ilk sırayı namaz alır.

Kul ibadet etmeyecekse, namazla Rabbini yüceltip kendi zayıflığını itiraf etmeyecekse, O’na yalvarıp yakarmayacaksa ne işe yarar ki?

Böyle olan kulu(!) Allah ne yapsın?

Evet, insan dışındaki tüm varlık, “Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih eder”. 

Hal böyleyken kullukla vazifeli insanın Rabbini yüceltmesi lazım gelmez mi?

İnsanın Rabbini anması, O’nu yüceltmesi ve süreklilik arz etmesi de ancak namaz ile olur.

Bir Müslümanın en belirgin özelliği Rabbine namaz ile yaklaşmasıdır.

Namazsız bir Müslüman düşünülemez!

Dünyada da ahirette de dikkate alınacak ilk ibadet namazdır!

Namazın önemini anlatmaya ne bu köşe ne de kitap sayfaları yetmez.

Namaz, Allah’ın yüceliğini tanımak, kendi acziyetini anlamaktır.

Aciz, güçsüz ve kimsesizken en güçlü konuma ulaşmaktır. Çözülemeyecek hiçbir sıkıntıya yer olmadığı bir makamda kendine yer bulmaktır.

“Allah en yücedir!” dedikten sonra O’nu tesbîh ve takdis edip hamd ve senada bulunmaktır.

Bencillikten sıyrılıp, “biz” olmanın genişliğine yelken açmaktır.

Huzuru, kurtuluşu kendisi için değil, tüm insanlık için dileme erdemliğini yakalamaktır.

Bu ancak özel bir zaman ayrılarak sakince bir kafa ile eda edilen bir namazla mümkündür.

Bu, zorla, ölüme mi hayata mı gidildiği belli olmayan 04:17’deki gibi bir çağrı yapılmadan içten arzulayarak, maddi manevi kirlerden ayrılarak yüce bir makama durmayla olur!

Madem öyle, gerisini gelin haftaya devam edelim…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Hoca

İmanın şartlarından biri peygamberlere inanmaktır. Peygamberlere inanmak, sadece peygamberlerin varlığını kabul etmek değildir. Peygamberlerin söylediklerini ve yaptıklarını da doğru kabul edip yapabildiğimiz kadar yapmaktır. Namazın vakit sayısı Peygamberimiz tarafından uygulanan bir şey, yani kendisi bir günde beş vakit namaz kılmış. Söylediklerinin hiç bir sözü de Kur'an a aykırı değildir. Hadise itiraz neden acaba?

Emekli

Kuran da niçin sizlerin anlattığı kadar anlatılmıyor namaz 5 vakit deniyor Kurana bakıyorsun en açıklayıcı ayet gündüzün 2 ucu namaz kıl birde geceyarısı bu namaz sadece sana farz orta namazı unutmayın dediğinde gündüzün 2 ucu sabah akşam orta namazda bu iki namaz arası olan öğle oluyor bu kadar önemli olan namaz 1,5 milyar müslüman sşemi vakitte bile anlaşamamış kimi 2 kimi 3 kimi 5 kimi 6 vakit kılmakta her kes bir ucundan tütmüş ancak hadisler Kuran’ın önüne geçirilmiş aşırıya kaçanlar hadissiz Kuran olmaz deyip ALLAH a ortak Halbuki koşmuşlar Halbuki ALLAH dinde aşırıya kaçmayın nefsinize işkence etmeyin bu kitap size yetmiyormu da başka arayışlar içindesiniz demesine ve üstelik Namaz kılanlarıda daha önce 3-5 krş din satan namaz kılan münafıklardan olmayın diye uyardığı halde her türlü yalan gıybet kul hakkın yendiği alnı secdede olanlarla doldu memleket bunları gören artık dini sorguluyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23