--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zamanımızın algı baronları

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
6

Asrımızda insanlar, geçmiş ve gelecek zamandan koparılarak ‘bura’ya, ‘şimdi’ye algılarla hapsediliyorlar. Bu asırda dinin hayattan uzaklaştırılmasını ve din-dışı bir dünyanın kurulmasını arzu edenlerin en büyük silahları, algı oluşturmadır. Algıları olguların yerine ve önüne geçirenlerin olgunlukları olmaz. “Akıl çağı’nın bitişi, Algı çağı’nın gelişi: mutlak Sahte’nin zaferi” olduğundan şüphe bile edilemez.

Hilafetin yokluğunda algı, aklı teslim aldı, çarmıha gerdi. Artık günümüzde insan, algı’nın, algı operasyonlarının kurbanı konumundadır. Algı, yer-küre’de, yer-körü olmaktır. Tabii ki, yer-küre’de yer-körü olmak, sahte’nin zaferini alkışlamaktır.

Algı operasyonları, psikolojik savaşın alâmetleridir. Bilindiği gibi, “Psikolojik savaş, manipülasyon, algı operasyonu kavramları birbiri ile iç içedir. Psikolojik manipülasyon, ikna yöntemlerinde sık sık kullanılan bir yoldur. Kullanılan bu terimler sürekli değişse de işin temelinde asıl hedef birey ya da kitleyi kendi rızası ile ikna ederek istenilen kanaati sağlamak amaçlanır. Bu kanaati sağlamak için yapılan her faaliyete psikolojik manipülasyon deniyor.”

Algı operasyonu demek; akıl-fikir haysiyetinin boğulması, boğdurulması demektir. Algı operasyonlarına katılmak, “hakikat haysiyetsizliğine” soyunmaktır. Hakikatleri gurultu çıkararak, yaygara kopararak suikasta uğratmaktır. Mekkeli müşrikler de aynı şeyi yapıyorlardı. Rabbimiz haber veriyor: 

“İnkâr edenler dediler ki: Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın.” (Fussilet Sûresi/ 27)

Günümüzde Kur’ân-ı Kerim’in Rasûlüllah(sav)’in örnek ve önderliğinde Allah’ın muradına göre anlaşılmasına engel olmaya çalışan “Mealcilik”, “Tarihselcilik” gibi şeytanî akımlar, küresel münkir ve müşrik baronların oluşturmaya çalıştıkları algılardır.

Müsteşriklerin, kelimeleri tahrif ederek yerlerini değiştiren Yahudilerin algılarına göre Kur’ân ayetlerine, Peygamber sünnet ve siretine karşı tavır takınmak, din düşmanlarını alkışlamaktır.Müslümanlar olarak dinimizin değer vermediğine değer vermek, Allah’ın dinine hakaret etmektir. İslâm, İslâm dışı fikirlerle anlaşılmaz ve yaşanmaz. Bakınız bir gün Hz. Ömer (ra), elinde bir kısım Tevrât sayfaları ile Peygamber Efendimiz’e gelip:

“-Ey Allah’ın Rasûlü! Bunlar Tevrat’tan bazı kısımlar. Onları Zurayk Oğulları’na mensup bir arkadaşımdan aldım” dedi.

Peygamber Efendimiz’in yüzünün rengi birden değişiverdi. Bunun üzerine Abdullah bin Zeyd (ra), Hz. Ömer’e:

“-Allah senin aklını başından mı aldı? Rasûlullah’ın yüzü ne hâle geldi, görmüyor musun?” dedi.

Hatâsını anlayan Hz. Ömer (ra) hemen:

“-Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan, peygamber olarak Muhammed (sav)’den, önder olarak Kur’ân’dan râzı olduk” dedi.

Bunun üzerine Allah Rasûlü’nün yüzünde güller açtı, üzüntüsü gitti. Sonra da şöyle buyurdu:

“-Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, eğer Mûsâ (as) aranızda olup da ona uyarak beni terk etseydiniz derin bir dalâlete düşmüş olurdunuz. Siz ümmetler içinde benim nasibimsiniz, ben de peygamberler içinde sizin nasibinizim.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid ve Menbau’l Fevaid, C:1, Sh: 174)

İslâm ümmeti, bir tek İslâm ile mukayyeddir. İslâm dışı fikirlerle, düşüncelerle Müslümanları mukayyed hale getirmeye çalışanlar, algı baronlarına kurban gidenlerdir. İnsanlık tarihi kadar kökü eskilerde bir kavram olan algı yönetimi, ilk çağlardan bu yana savaşların kazanılması, hedef kitlelerin ikna edilmesi, savaşmadan hasmın kendi safına çekilmesi, kendi düşünce ya da paradigma kalıpları doğrultusunda karşı tarafın paradigmalarının dizayn edilmesi hususlarını ihtiva etmektedir. 

Algı operasyonu; propaganda, psikolojik savaş ve enformasyon savaşı teknikleri ile bireyin elinden karar verme hürriyet ve iradesini almaktır. Birey, maruz kaldığı algı operasyonlarının farkına varamadığı için hür davrandığını zannederek hareket etse ve düşünce geliştirse de hakikatte o bir esirdir.

Algı, insanı hayâsız ve ahlaksız kılar. İnsanları doğru bilgi ile buluşturmak ve yanlış algıları engellemek, hakikat savaşçılarının vazgeçilmez görevleridir. Bilgi yoksa ve çıkar ağır basıyorsa doğruya yanlış, yanlışa doğru denilir ve öyle gösterilir. İşte bunun adı algıdır. Bu da düpedüz hayâsızlık ve ahlâksızlıktır. Haramzadelere servet kazandırmak için toplumu yalan ve yanlışlarla bilgilendirenler, algı baronlarıdır.

Günümüzde emperyalistler emellerini olgularla değil, algılarla gerçekleştiriyorlar. Yok edip devirmek istedikleri, öldürmek istedikleri liderleri, şahsiyetleri önce algılarla insanların, toplumların nezdinde mahkum ediyorlar. İşgal ve istilâ etmek istedikleri ülkeleri önce algılarla kötülüyorlar. İnsanları onunla ikna ettiriyorlar. Sonra da işgal ve istilâ ediyorlar. Algı, bizim dünyamıza ait bir kavram değil, çünkü biz algı yaymayız, hakikati yayarız, biz algı kurmayız, hakikati inşa etmeye çalışırız, biz ma’ruf olanı emrederiz, münker olandan da alıkoyarız, algıyı ilan etmeyiz. Bir meselede algı yerine hakikati ortaya koymak, bilgi katillerini, hakikat düşmanlarını hayat sahnesinden kovmaktır. 

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

30 Temmuz 2020 00:30

Nur suresi Nur suresi 2 - Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit Nûr Sûresi / 3.Zinâkâr erkek; zinâkâr veya müşrik bir kadından başkasıyla evlenemez. Zinâkâr kadın da zinâkâr veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenemez. Çünkü bu (evlenme şekli) mü’minlere haram kılınmıştır.3 Müşriklerle evlenme ancak tevbe edip İslâm’a girmeleri ile mümkün olur.4 Nûr Sûresi 26 - Kötü kadınlar, kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. İşte bu temiz olan, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar. Kendileri için bağışlanma ve güzel bir rızık vardır Ahzâb Sûresi 35 - Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkeklerle Allah-'ı çok zikreden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. 33/59 - Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Nûr Sûresi 31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz

Mustafa

30 Temmuz 2020 00:30

Mecidleri kim imar eder yardım eder Tevbe suresi 17 - Müşrikler kendi inkârlarına kendileri şahit olup dururlarken Allah'ın mescidlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır. 18 - Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır. 19 - Siz hacılara su dağıtma ve Mescid-i Haram'ı imar etme işiyle Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihad edenlerin yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar. Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmez. 20 - İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır.

Orhan inan

29 Temmuz 2020 22:02

SIZDEN ALLAH RAZI OLSUN..HER YAZINIZ FERAHLATICI VE YANLIŞLARI TELİN EDİCİ..

Şahika

29 Temmuz 2020 15:50

Teşekkürler.... Allah gayret,kuvvet,sabır versin,ayaklarınızı istikametten ayırmasın....

turgut ertav

29 Temmuz 2020 14:44

LİDER TİPLERİ HAKKINDA: Warren G. Bennis ,liderle yönetici arasındaki farkı şöyle tarif eder; “İşi doğru yapana yönetici, doğru işi yapana lider denir.” Truman’a göre lider, başkalarının yapmak istemediği ve sevmediği işleri onlara yaptırma becerisine sahip olan insandır. Liderleri diğer insanlardan ayıran birtakım özellikleri vardır. Bu özelliklere sahip kişiler mutlaka lider olacak diye bir zorunluluk yoktur.Ya da bu özelliklere sahip olmayanlar lider olamayacak diye bir kural yoktur.

Mehmet ali

29 Temmuz 2020 09:59

kalemine sağlık hocam.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle