Yerleşik kibri aşmak / 2
Hurafelerle yola çıkanlar, kendilerini hakikatten çalanlardır. Din adına, dindarlık adına hurafelerin kapısını çalanlar, dini darlıklarını ibraz edenlerdir. Geleneksel hurafelerin inhisarında kalanlar ile modern hurafelerin inhisarında kalanlar, -farklı yerlerde de dursalar- ortaklaşa hak dine karşı fiilen savaşmaktadırlar. Hurafeler, inhiraftan gelirler. İnsanların hurafeleri, hak dinden inhirafları miktarıncadır.
Memleketlerimiz, meşreplerimiz, mesleklerimiz, hocalarımız, âlimlerimiz birbirinden farklıdır. Memleketlerimizin, meşreplerimizin ve mesleklerimizin hocalarımızın, âlimlerimizin birtakım hatalarının, yanlışlarının olması mümkünattandır. Biz memleketlerimizi, meşreplerimizi, mesleklerimizi âlimlerimizi lâ yuhti ve lâ yüs’el (hata etmez ve hesap sorulmaz) kabul edip hatalarını, yanlışlarını kutsallaştırıp dokunulmaz kıldığımız andan itibaren yerel ve yerleşik bir kibre sahip olmuş oluruz. Bu yerel ve yerleşik kibrimiz, evrensel düşünmemize engel olmakla beraber bizi, bize yapılan nasihatlara karşı da müstağni hale getirmektedir. Bu da tuğyana sebebiyet vermektedir.
Yerleşik kibri aşmak için, Müslümanların nasihatlarına açık olmak gerekir. Nasihate kapalı olan insanlar, toplumlar için tuğyana doyum olmaz. İnsanoğlu tuğyana bulaştıktan sonra haddini aşmada hudut tanımaz.
Tuğyankârın sinesi, hurafeler ambarıdır. Hurafelerden emin olmak kibirdir. Kibir ile hareket edenin hayatı baştan sona kirdir. Yeri gelmişken şunu beyan etmekte fayda vardır: Şer’i şerife uygun olan her şey münasiptir. Şer’i şerif ile çelişen ve çatışan allame-i cihan da olsa münasip değil, şeytana nasiptir.
Allah’ın dinine neyin uygun olup olmadığının aranmadığı, aksine dinin neye uygun olup olmadığının sorgulandığı bir yerde iktidar ve muktedir olan din değil hurafelerdir. Hurafelerle amel etmek, bir yobazlık düzeyidir. Dinin kendisine muhatap bulamadığı toplumlarda revaçta olan yobazlık ve madrabazlıktır. Kişinin yobazlığı, Allah’ın dininden uzaklaştığı miktarla doğru orantılıdır.
“Allah ne buyuruyorsa, Peygamberi ne diyorsa doğru odur” teslimiyetine eremeyenler, yerleşik kibri aşmanın ne denli önemli olduğuna akıl erdiremezler. Yerleşik kibrin önümüze koyduğu hurafeler, itikadi kirlerdir; her zata Allah’ın dininden uzaklaştığı miktarınca bulaşırlar. Yerleşik kibirden kaynaklanan hurafeler, Allah’ın dinine yapılan saldırılardır. Bunlar İslâmî bir usul ve üslupla püskürtülmezlerse zamanla din haline gelirler. Dünyada Allah’ın dininin iktidardan düşmesinin sebebi; dinleyeni olmadığı için değil, anlayanı olmadığı içindir. Dinin Allah’ın muradına göre anlaşılmadığı ve yaşanmadığı bir yerde hüküm sürmekte olan hurafelerdir.
Yerleşik kibrin atmosferinde kalan her hurafecinin dini kendine yeter. Allah’ın dinine verdiği zarar Ebu Cehil’in zararından beter. Hurafeleri din diye savunanlar, insi ve cinni şeytanların karşısında savunmasız kalanlardır. Hurafelerin dinin önüne ve yerine geçirildiği toplumlarda enbiya varisi ulema yok, ama mağdur olan insan çok. Kimin tarafından icad edilirse edilsin, kimin tarafından sahiplenip savunulursa savunulsun, her hurafe dinin kalbine saplanan bir zehirli ok!
Yerleşik kibir adına hadlerini aşarak, “Niçin böyle emretmiş, bence, Kanaat’ımca Kur’ân bu çağda nazil olsaydı Allah böyle değil de şöyle buyururdu” diyen, Allah’a darılır. Allah darılanlar da hurafelere sarılır. Sakın putlaşan akla tapma, yanlış yerde arama kalbinin yitiğini. Bütün dünya sana yardımcı olsa da değiştirmek muhaldir Allah’ın dediğini. Bil ve inan ki; Şeriatullah ile mukayyed kalmayan akıl da kendi başına bir hurafedir. Hurafeleri dinin önüne ve yerine geçirenlerin hak din ile araları yerle gök arası kadar bir mesafedir!
Yerleşik kibrin sahibi hurafeci durmadan kendini aklar, dindar ise dine bağlılığını yoklar. Dinde Allah’a kusursuz kul olmaktır hayatın gayesi. Kibirli Kabil’le başladı hain insanın hikâyesi. İslâm, Allah’tan bir ihsani ilâhidir hiç şüphe edilir mi bu ihsandan. Uzak durmak gerek şeytanlaşan insandan!
İman çekiçleriyle kırılmıyorsa yüreklerdeki putlar, insanlar tarafından daha çok ilahlaştırılır çaputlar. Hurafelerle cennet gidilmez diye nida ediyor musalladaki tabutlar. Hakkı batıl, batılı hak yapamaz kasa ve kesedeki altın ve yakutlar. İblis, dine hurafe katmak için çaba harcayan herkesi kutlar!
Bismillah denilerek hurafe putu tarihin çöplüğüne atılmadan ulaşılmaz ki Rabbanî devrime. Yerleşik kibrin esiri putlaşan aklıyla hudud çiziyor Rabbi Rahim’e. Gafilin haberi yok Nemrud’un ateşi gülümsedi Allah’ın Halil’i Hz. İbrahim’e. Elbette yerleşik kibirle yaşayan inatçının hesabı bir gün görülecek. Hak ve hakikate gölge olanın defteri temelinden dürülecek. Yerleşik kibir dağ da olsa aşılıp Allah’ın rızasına gidilecek. Müslüman olmak ve Müslüman kalmak isteyen herkes kibir atından inecek. Hurafe din değil, dine indirilen darbedir bunu herkes bilecek!







