Vandallık nesli
Vandallık, ekine/bitkiye, insanlığa zararlı olmaktır. Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir. Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye zarar verir. Günümüz Türkiye’sinde Vandallık diye bir nesil zuhur etmiştir. Allahû Teâla, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah’ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalar. Allah bozgunculuğu sevmez.” (Bakara Sûresi/ 204-205) Günümüzde ortaya çıkmış olan Vandallık nesli, bu ayet-i kerimlerin gündeme getirdikleri “yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar” a tekabül etmektedir. Vandallık nesli; Allah’ın sevmediklerinin kategorisine giren fesad cümlesinden olup besmelesiz bir nesildir.
Türkiye coğrafyasında Vandallık nesli, Cumhuriyet döneminde Kemalistlerin Cumhuriyet kanunlarıyla yetiştirdikleri bir nesildir. Vandallık nesli, tıpkı kendilerini yetiştiren Kemalistler gibi hukuk’un üstünlüğüne değil, üstünlerin hukukuna inanmıştır. Bu nesil, işini hukuk zemininde kalarak hukuk ile görmez. Cumhuriyet döneminde Cumhuriyet kanunlarıyla yetişen bu Vandallık nesli, kendisini asla hukukla mukayyed görmeyen ve işini kaba kuvvetle halletmeye çalışan mürteciler güruhudur.
Türkiye’de Vandalizm’e sevdalanmış olanlar, geçmişlerini seksen seneye sabitlemiş ata ve puta tapan mürtecilerdir. Mürtecilerle mücadele etmek, medenilerin azad kabul etmez görevleridir. İmanımız o ki; dinimiz İslâm, bütün zamanlarda ve mekânlarda irtica ile mücadele etmeyi bize emretmiştir. Vandallık nesliyle mücadele, cihad cümlesindendir.
Vandallık nesli, hasta bir nesildir. Bu neslin hastalığı, Anomi (hak-hukuk tanımama) hastalığıdır. Hakk’ın inkâr edilmesi, hukukun hafife alınması, keyfin kanun haline getirilip hukuk diye dayatılması, yolsuzluklar, hukuk sistemine karşı güvenin sarsılması, istikrarsızlık ortamı Anomiyi tetikleyen unsurlar olarak sayılabilir. Kemalistler tarafından kendilerine kötülük şerbeti içirilmiş bir nesil ile karşı karşıyayız. Vandallık nesli, Cumhuriyetin bu ülkeye armağanıdır. İyiliklerin, güzelliklerin her daim ayak bağıdır.
Hukukun üstünlüğüne değil, üstünlerin hukukuna inanmışların ülkesinde şirk kaynaklı bir numaralı hastalık, Anomi hastalığıdır. Anomi (hiçbir hak, hukuk, kural tanımama) felâketi, anarşiden ve terörden daha büyük bir musibettir. Anomi hastalığına tutulan politik parti liderlerinin, vatandaşları birbirlerinin kurdu haline getirdiklerini söylemek mümkündür. İdeolojik demokrasi ile Bizantizm’in sentezine dayanan politik anlayışının, maddi ve manevi değerleri tahrip ettiğini gizlemenin bir anlamı yoktur. Memleketin başına gelen birçok musibet ve belânın temelinde Firavunların mesleği olan politika ve politikacılar vardır.
Kendilerini Allah’ın indirdiği din ile mukayyed görmeyen politikacılar, şeytanın sözleşmeli personelleridir. Dolayısıyla işlerini Allah’ın kitabına göre yürütmeyen ve kendilerini Allah’ın kitabıyla mukayyed görmeyen politikacılar, şeytanın sermayesinden sayılırlar. Laikçi Politikacıların umut bağladıkları Vandallık nesli, haz ve hiz neslidir.
Kendi menfaatlerini garantiye almak için memleket gençlerini dökmek, kırmak, parçalamak amacıyla meydanlara sürerek hükümet kuran ve hükümet dağıtan Faiz lobileri, Enerji lobileri, İçki lobileri, Âl-i Firavun’un (Firavun Ailesi’nin) günümüzdeki şubeleridir. Bunların karşısında durmak, bunlara karşı mücadele etmek, Âl-i Firavun ile mücadele etmektir. Firavun’un Karunu vardı, bunların da menfaatlerini garantileyen iktidar kanunları vardır. Nesillerin karanlığı, Karunları aratmayan kanunlardır. Firavunların menfaatlerini garantileyen Karunların iktidar kanunlarını tarihin çöplüğüne atmadan Firavunlardan, Karunlardan onların yetiştirdiği Vandallık neslinden kurtulmak mümkün değildir.







