• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Ümmet tevhid-i kıble etmedikçe sabah etmeyecek

16 Ağustos 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Hilafetin ilgasından bu yana şek ve şüpheler kuşattı İslâm ümmetini sağından ve solundan. Hilafet sonrası nice hükümetler kuruldu, nice hükümetler yıkıldı ama zincir-i esaret çözülmedi bu milletin kolundan. Celladına âşık olmuş bu millet hâlâ umut bekliyor Ebu Cehil soyundan. 

Başımızı kuma sokmadan görmeliyiz her şey seferber edilmiş ehl-i imanı alıkoymak için Allah yolundan!

Siyasetinizde ve münasebetinizde İslâm ümmetinin maslahatı ve menfaati ikinci planda ise behemehâl oturun yeniden imanınızı gözden geçirin. Dinini ve din kardeşini ikinci sıraya alanların ne dini ve ne de din kardeşi olur.

Ülkemizde tehlike çok büyük. Dinini iktidar ve muktedir yapmanın derdine düşmeyen dindar(!) kendi dinini boğuyor. İktidarda olmayan muktedirlerin güneşi doğuyor!

İman gözlüğünü takarak tahkik ve tahlilleri yapıldığında görülecektir ki; ülkemizde İslâmî geçinen vakıfların, kursların, derneklerin, tarikatların, meşreplerin, meslek ve medreselerin kahır ekseriyeti Yahudilerin, Mason mahfillerinin işarı ve onayı ile teşekkül etmiş olan “Kemalist Tarikatı”nın iradesiyle sevkü idare olunmaktadırlar. Günümüzde Türkiyeli Müslümanlar tarafından bu durumun önemsenmemesi, ciddiye alınmaması karşısında bir yıl bin yıl gibi geçiyor ömürden. Dikenler değil güller soluyor gönülden. Bir nefes soluyor derinden. Haberimiz yok gündüzü kaybetmişiz geceden!

Esfel-i safiline düşmekten farksızdır düşmek masonlar mahfiline. Bunu anlatmak çok zor, Müslümanım deyip de bir tek İslâm ile idare olunma derdi olmayan çağın sefiline!

İslâm ümmeti tevhid-i kıble etmedikçe hayatın boşlukları dolmayacaktır. Batıya giden gemide doğuya koşan tayfaların gemiden inmedikleri müddetçe sabahları olmayacaktır. Batıya giden gemiden inmeyen ferdlerin, ailelerin, cemiyet ve devletlerin sabahları gazap olacaktır, azap olacaktır, tufan olacaktır.

“Konukları şöyle dedi: ‘Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!’ ” (Hud Sûresi/81)

Hz. Lût (as)’ın aile fertleri dışında ona inanan kimse bulunmadığı için (Zâriyât Sûresi/36) melekler Hz. Lût’un, karısı dışındaki aile fertlerini alıp gecenin bir vaktinde şehri terk etmesini istediler. Karısı iman etmediğinden o da kâfirlerle birlikte yok olacaktı. Hz. Lût (as) ilâhî emir uyarınca geceleyin ailesini alıp şehirden çıktı; tan yerinin ağarması azabın gelmekte olduğunu haber veriyordu. Nitekim güneş doğarken onları korkunç bir gürültü yakalamış, ardından şiddetli bir depremle şehir altüst olmuş, üzerlerine taş yağmış, yok olup gitmişlerdir (Hicr Sûresi/73-74) Lût kavminin başına gelen bu felâketin biçimi ve zamanı farklı âyetlerde bazı nüanslarla verilmiştir. Meselâ olay burada, sabahleyin tan yeri ağarırken ülkenin altının üstüne çevrilerek üzerlerine taş yağdırılması şeklinde anlatılmıştır; Hicr sûresinde ise (73-74) ortalık aydınlanırken onları korkunç bir sesin yakaladığı, ardından da ülkenin altının üstüne çevrilerek üzerlerine taş yağdırıldığı bildirilmiştir. Eşcinselliğin, fuhşun, fahşalığın, zinanın ve bütün haramların mahkûm edilmesi söz birliği ve işbirliği yapmayan Müslümanların sabahları olmayacaktır. Tufanla, afetle, zelzele ile uyanacaklardır. Nasihat tutmayanları er geç musibet tutacaktır. Kur’ân’ın hepimize verdiği kati haber budur. Velev ki kabul etmese de içimizdeki zümre-i yobaz, inancımız o ki haramîlerin, haramzadelerin sabah olmaz. 

Haramları mahkûm edip helalleri iktidar yapmazsanız; ülkenizde behemehâl haramlar iktidar, haramîler muktedir olur. Helallerin mahkûm, haramların hâkim kılındığı bu ülkede hiç eksik olmadı lâ dinilerden gelen komutlar. 

Kabir karanlığını aratmıyor modern konutlar. Umutlarımıza çöktü kara bulutlar. 

Haramîlerin sayesinde sürgüne gönderildi bize ait umutlar. Haramların konuşulduğu, haramîlerin alkışlandıkları yerlerde bulunmayın. Çünkü siz oradan ayrıldıktan sonra haramîlerin sırtına binecekleri yeni binekleri siz olursunuz.

Hududullah’ın ihlali ile birlikte giyinmelerinden, yemelerinden, harcamalarından belli oluyor haramîler. Elbetteki durduk yerde hırsıza hırsız, arsıza hayâsız denilmez görülmedikçe emareler!

Yol uzun, güzergâh zorlu. Sahaya inmek kolay ama hududllah dâhilinde sabit kalıp sabır etmek korlu.  Rasûlüllah (sav) buyuruyor: “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.”  “Allah Allah” demenin yasak olduğu, Kur’an okuyanın hapse atıldığı, bazı camilere askerî katırların bağlandığı ve ahırlar hâline getirildiği zaman diliminin ve bu zaman diliminde din için dindarlık için direnen muvahhidlerin şahidleri olan büyüklerimiz hâlâ var aramızda. Cellatlarımıza âşık olup onlar gibi yaşamaya devam edersek, şeriat yolunda yürümüş ve sürünmüş cümle asfiyanın, şühedanın iki eli eksik olmayacak yakamızdan!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yunus Emre

Maşallah

Haktan yana

Teşekkür ediyorum Mustafa kardeşe
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23