Ümmet olamama endişesi

04 Eylül 2019 Çarşamba

İslâm coğrafyasını işgal ve istilâ ediyor Amerika denilen dünya çapulcusu. Mazlumların müşterek feryadı nerde kaldı Muhammed’in ordusu? Acımız çok büyük parça parça olmuş ümmet. Ümmet olmadan kalkar mı Müslümanın sırtındaki zillet, son bulur mu önündeki hezimet? 

Cemaat ümmete giden yol, ümmet vasat olursa sen de durma onun içinde ol. Dünyanın neresinde olursan ol ümmet şuuruyla dol. Cemaatü’l Müsliminin hedefi “Vasat Ümmet”tir, “Vasat Ümmet” ise “Merkez Ümmet”tir. Rabbimiz uyarıyor:

“Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi vasat/orta, merkez bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” (Bakara Sûresi/ 143)

Görüldüğü gibi, nassı Kur’ân ile sabittir ki; Şahidlik, vasat ümmetin değişmez ve değiştirilemez vasfıdır. Vasat ümmetin ferdleri, hakkın şâhidleri olmak gibi bir misyonu yürütmekle de mükelleftirler. Vasat ümmet olmadan şahid ümmet olamayız. Önce şahidlik, vasat olanların işidir. Dengesiz ve dengsiz olanlardan şahid olmaz. Vasat ümmet, kendisinden önce gelen bütün peygamberlerin ilahi mesajı hakkı ile iletmiş olduklarının şahididir. Bu ümmet Hz. Muhammed (s.a.v)’in i’lây-ı kelimetullah misyonunu hakkı ile ortaya koyduğuna şahiddir. Vasat ümmet; dengeli, âdil, mutedil, ifrat ve tefritten âzâde bir ümmettir. Bu ümmetin her ferdi, yeryüzünde Hakkın ve Adaletin şahidi olmakla mükelleftir. Müslümanların şahidleri de, şehidleri de ifrat ve tefridden azade olan vasat ümmetin içinden çıkar. Şimdi Müslümanca yaşamak ve Müslümanca ölmek sorumluluğunu idrak etmiş olan mü’minlerin müşterek imanî endişeleri; şimdi cemaat miyiz değil miyiz? Cemaat isek Cemaatü’l Müslimin miyiz, yok değil miyiz? Ümmet miyiz değil miyiz? Ümmet isek vasat mıyız değil miyiz? Vasat isek şahid miyiz değil miyiz? Şahidliğimizi örnek ve önderimiz Hz. Muhammed (sav)’den mi almışız yoksa şahidliğimiz kendimizden mi menkul? 

Ümmetin güzeli vasat; vasat ümmetten olursan senin için mukadder olur vuslat. Müslümanlar ümmet olacak, ümmet vasat olacak ey ümmet ve hilafet düşmanı istersen çatla istersen kudur. Yolun doğrusu budur.

Biz Müslümanlar aileyiz, cemaatiz, ümmetiz, devletiz ve medeniyetiz. Dünyaya söz söyleyecek olan yegâne kadrü kıymetiz. Bugün ferd ferd belki çoğuz ama mücadele meydanında yokuz. Ümmet şuuru olmayan yerde kardeşlik şiiri yeşermez, bir değil bin bir cemaatimiz de olsa birleşmez. 

Biz Müslümanlara yasaktır iltifat etmek Müslümanları ümmet olmaktan alıkoyan kîlü kale. Bu işin düşmandan daha zararlı olduğunu görmek ve öğrenmek isteyenler baksınlar hizipçiliği Hizbullah’ın, cemaatçiliği cemaatü’l müsliminin yerine ve önüne geçirenlerin hâline. Müslüman olarak sende yoksa ümmet olamama endişesi, sancısı. Senden başkası değildir dini mübini İslâm’ın yabancısı. Müslüman olarak ümmet olamama endişesini taşıyorsan kavga eden Müslümanların kolundan tut ve geriye çek. Bil ve inan ki; tefrikanın içine düşen ümmetin bahçesinde mevsim bahar da olsa açmaz çiçek!

Önce Müslüman ferd, sonra Müslüman aile, sonra Müslüman cemaat, sonra Müslüman ümmet, sonra Müslüman devlet ve daha sonra da Müslüman medeniyet; işte budur Peygamberlerin ve Peygamberimizin gittiği yol. Müslüman kalmak ve Müslümanca ölmek istiyorsan bu yola gir Hz. Muhammed (sav)’in ümmeti ol.

Tek ümmet olma şuuruyla alnı secdeli her Müslümana gönlümüzde yer açmak, işte budur hedefe varmak. Cemaat olmanın şartı; Hizbullah’tan vazgeçmek değil, hizipçiliği aşmaktır. Ümmet olmanın şartı da; cemaat olmaktan değil, cemaatçilikten kurtulmaktır. Hizipçilikten kurtulamayanlar Hizbullah’tan, cemaatçilikten kurtulamayanlar da Cemaatü’l Müslimin’den olamazlar.

Hizipçiliği, cemaatçiliği bırak ümmet şuurunu kuşanarak imanını koru. Tarihte ecdâdın, ferdden aileye, aileden cemaate, cemaatten ümmete, ümmetten devlete, devletten medeniyete ulaşarak başardı bu zoru. Şimdi Müslüman olarak sen nerdesin asıl soru?

Sen Müslümansın Müslüman kardeşinden ne incin, ne de kardeşini incit, hem sev ve hem de sevil. Tefrika ruhunu kuşanarak imanına taş attırma, taş atma. Müslümanın kardeşliği de, dostluğu da sana kâfidir, sakın kâfirin, münafığın, masonun, farmasonun dostluğunu, kardeşliğini tatma. Kâfirlerin yanında izzet arayan Müslüman hakkında söylenecek çok şey var, varmıyor dilim. Ümmet şuurunu zayi etmiş milyarlarla ifade edilen Müslümanları küffar yer dilim dilim!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ErkmenErkmen13 gün önce
    Hocam siz ümmet olmanın önemini çavuş aynacı isimli yorumcu da neden ümmet olamadığımızın sebeplerini bir bir açıklamış. Tebrik ediyorum.
  • Ali rızaAli rıza13 gün önce
    Yerinde ve. güzel bir yazı.çavuş aynacı adlı yorumcuda yeteri kadar boş ve gereksiz bir yorum yapmış
  • HarunHarun13 gün önce
    Takipsizlik ve beraat alan 30.000 kişiden biriyim. Sağ iktidar şeriate aykırı bizi ihraç etti.Hic bir müslüman (bir-kac yazar disinda) bize sahip çıkmadı. Bizleri hristiyan ve sol kesimin adaletine ve merhametine muhtaç bıraktılar. Siz söyleyin aynı safta namaz kılabilir ve ümmet olabilir miyiz.
  • Mustafa Mustafa 13 gün önce
    Allah cc ile savaşan bir toplum mu ümmet olacak. Bakara Sûresi. 278- Ey İman edenler! Eğer gerçeklen mü'min iseniz, Allah'tan korkun ve rıbâdan geri kalanı bırakın. 279- Fakat bunu yapmazsanız, Allah'a ve Rasülüne karşı savaşa girdiğinizi bilin ve eğer tövbe ederseniz, ana paranız sizindir; ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa
  • Habib SinanoğluHabib Sinanoğlu13 gün önce
    Derde derman bir yazı anlayana. Anlamayana dünyanin kelamını da etseniz boştur. Müslüman meşrepler ümmet olmanın derdine düşecekler. Dünya müslümanlarının derdini dert edinecekler.. Derdiniz ümmetin derdi kadar değilse henüz cemaat ve ümmet olma şuuruna ermemişsiniz demektir. Bu yazıdan bunu anladım. Allah razı olsun, iyi ki varsınız....
  • engineerengineer13 gün önce
    sn yazarım ne yazıkki ne Ümmet ne de Memmet kaldı, menderes,demirel,özal,rte ne Ümmet bıraktı ne Memmet, bakınız etrafınıza İslam diyarına benziyor mu? Millete bakın Halil İbrahim'in Milletine benziyor mu? Hakk'tan şeriatten eser var mı? helaket ve felaket asrı, Allah cc encamımızı hayreyleye,
  • ORHAN İNANORHAN İNAN13 gün önce
    ÜMMETİN YAŞADIĞI IZDIRAB DOLU HALDEN BİR AN EVVEL KURTULABİLMEYİ RABBİM TEZ ZAMAN DA NASİP EDER ,İNŞALLAH..EMREDİLENİN ŞUURUNA VARABİLMEYİ VE YÜCE ALLAH(CC)'IN RAZI OLDUĞU KULLARDAN OLABİLMEYİ CÜMLEMİZE NASİP EDER İNŞALLAH..ELLERİNİZE SAĞLIK..ÜMİTSİZLİĞE DÜŞMEDEN,MEVCUDU KABUL ETMEDEN AZİM İLE MÜCADELEYE VE NEFSİMİZİ ISLAHA DEVAM.
  • Çavuş AynacıÇavuş Aynacı13 gün önce
    Hz.Yakup ve evlatları yıllarca  lezzetli olan adam otu (mandragora) adındaki üç kimyasal zehir ve sihir ihtiva eden tükettikleri sadece bir nebat nedeniyle 79 yaşına kadar kesintisiz süren elim bir ağrı, sızı amalık çok şiddetli bela ve musibetlere maruz kalmış olduğu dini literatürlerde kayıtlıdır.Zira Beni İsrail kroniklerınde Hz.Yakup'un ailesiyle birlikte adam otu yeme alışkanlıkları anlatılır. İslami kaynaklar yaşadığı hastalık, bela ve musibetlerden bahsederlerken beslenme alışkanlıklarına fazla değinmezler ! Bugün zehirler kendi aralarında çok güçlü, güçlü, orta dereceli, normal ve zayıf olarak sınıflara ayrılırlar. Kur'an hayatın içindeki olayları misaller üzerinden anlatır. Bizim ulema ise hemen hepsini soyutlamaya meyillidirler. Onlara göre peygamberler diledikleri zaman mucizeler gösteren kimselerdir. Kur'an'ın içindekilerle değil onun cismiyle İslam'ın ismiyle ömür heba ederler ! Kuran terminolojisinde zehirin adı Zakkum'dur,sihirli madde ve gıdalara eşlik eden yani içleri ve etraflarında  bizlerin göremedikleri ruhanilere Harut ve Marut denilirler.Görevleri ise canlıların ruh ve bedenlerini harap ve helak edip dünya hayatlarını zindan eylemektir. Anlaşılan o ki Harut ve Marut tüm sihirli madde ve gıdalara ev sahipliği yapıyorlar. Söz konusu ruhaniler gıda yoluyla insan bedenine ulaştıklarında hemen öldürmeyip süründürüyorlar.Kronik hastalıkların nedenlerinden biri de vücutta bulunan bu ruhanilerin uzun süre insana ızdırap verip acı çektirmeleridir. Sihirli ve zakkumlu gıdaların ortak özellikleri helak edici ve öldürücü yoğun enerjilere sahip olmaları ve sürekli radyasyon ve morötesi ışınları emip enerji olarak depolamaları söz konusudur ! İstemeyerek ve bilmeyerek her insanın vücudunda besinlerle alınmış iskelet ve ete dönüşmüş kilolarca zakkum ve sihirli madde güneş ışığında mevsim ve güneşin durumuna göre  her gün görülür veya görülmez ışığın tüm dalga boylarından  oluşan 4 ile  8 kilowatt'lık bir enerji alıp depoluyor ! Hekimler ise zakkum ve sihirli gıda ve maddelerden habersiz fakültelerde şartlandırıldıkları tıbbi cehaletleriyle  ilaç firmalarının zehirlerini hastalara reçeteleyip kendi ve patronlarını zengin etmede şahinler gibi yarışıyorlar ! Günümüzde en modern toksikolojik yöntemler uygulanılarak bir kimyevi maddenin zehirlilik veya öldürücülük ölçüsünü belirlemek için  önceden belirlenmiş bir kimyasalla fare veya kobaylarda uzun süreli deneyler   yapılarak  yaklaşık toksiklik (zehirlilik) limiti (sınır değeri) ortaya çıkarılır. Türkiye'deki  güya şifalı bitki, alternatif tıp ürünleri satıcı, pazarlayıcı ve uzmanları veya hekimler hangi toksikolojik bilgileriyle millet karşında tıbbi ahkamlar kesiyorlar !? Peygamberlerin dahi sustukları bir yerde nasıl oluyor da kendilerini özellikle  kronik hastalıklar hususunda batıl bilgilerle donatmış hekim ve herbalistler mutlak tıbbi bilgilere sahip olmaksızın başkalarına gıdalar hakkında sağlık öğütleri veriyorlar ! Bu konudaki cesaretlerinin kaynakları soyut tıbbi cehaletleri olsalar gerek !  Sihirli bitkiler Allah'ın Elçilerilerini zehirlemede müsamaha göstermezlerken iman veya imansızlıkları hürmetine hastaları mı zehirlemekten  vazgeçecekler !? Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hayber Gazvesi'ndezehirlenmiş de çareyi hacamat yaptırmakta bulmuş. Yani Yahudi bir kadının ikram ettiği önceden zehirlenmiş oğlak etini yedikten sonra  vücutta dağılan zehiri büyük oranda kan aldırmakla uzaklaştırtmış. Anlaşılan o ki zehir, peygamber ve kafir ayırımı yapmadan herkesi helak ediyor ! Adam otu içerisindeki çok zehirli etkin kimyasalların toksikolojik verileri ( zehirlilik değerleri) :1.Hyosogamin : 95 mg /kg2.Atropin :75 mg /kg3.Scopolemin :1275 mg /kgİnsan sağlığı üzerine en kötü etki bırakan zehirlerden bazıları da doğal gıdalarda bulunan radyoaktif bileşiklerdir. (atom bombası maddeleri) Zira sadece belirli nebatlar yani tabiatları gereği zehir ve sihirli bitkiler kökleriyle toprakta sürekli ve çokca var olan değişik radyoaktif bileşikleri alıp bünyelerinde depo ediyorlar ! Besinlerin tüketilmesi yoluyla bedene yerleşen radyoaktif bileşikler bedende en az altmış yıldan fazla kalıp insanı helak ederek fosilleştiriyorlar! Gözleri olup çeyrak akılllı olanlar sokaklardaki yürüyen fosilleri bir bakışta tanırlar ; fakat nelerin insanları yürüyen, deliren iskelet yığınları hallarine düşürdüklerini bilemezler ! Ekranlar ve medyada bedensel olgun ve yaşlı bebeklere sağlık masallar anlatıp uyutan ünvanlı tıbbi cahil dadılar türemişlerdir. Auragrafik yöntemlerle film edilip ölçüldüğüne göre zehirlerin (toksik)  ortak özellikleri, kimyasal yapılarının dışında çıplak gözle görülemeyen, farklı dalga boylarındaki radyoaktif temelli morötesi (ultraviyole) güneş ışınlarını sürekli emip bünyelerinde çok yoğun enerji olarak depo etmeleridir. Auragrafi : Madde ve insanın herhangi bir bölge ve hacminin renkli enerji resmi (renkli ruh resmi) Son zamanlarda hasta organ ve dokuların tanısında kullanılan radyolojik tıbbi yöntem. Bu yöntem; bazı ülkelerde bilim, teknik ve tıpta  yaygınlaştırılmaya başlandı. Bu metodla önceden mevcut tıbbi yöntemlerle tespit edilemeyen ağrı, hasta doku ve organlar   çok yoğun enerjilerinden dolayı renkli olarak bir film veya ekrana resmedilmesiyle çıplak gözle  belirlenebiliyorlar. Yani hasta organlar ve etraflarında  aşırı deformasyonlar ve enerji fazlalıkları var. Sağlıklı  organlar ve etraflarında  ise deformasyonlar ve aşırı enerji yoğunlaşmaları söz konusu değil ! Hasta doku, organ veya bölgenin üç boyutlu renkli enerji resmini ekrana taşıyarak ve önceden belirlenmiş sağlıklı organın resmiyle kıyaslayarak hastalık teşhisi kolaylaşıyor! Aurografik veri tespitlerine göre tedavisi imkansız ruh ve beden hastalarının kafa ve bedenlerinde sihir ve zakkumlu besinlerle hasıl olan enerji yoğunlukları hüküm sürüyorlar ! Ayrıca insan sağlığı üzerine etki eden önemli faktörlerden biri de yerin ekvatordan başlayarak kutuplara doğru artan magnetik alanıdır . Magnetik alan terimi yanlıştır. Aslında magnetik hacim olması gerekir, lakin öyle alışılagelmiştirMagnetik hacim yoğunluğu fazla olan bölgelerde insanlar ve hayvanlar daha çok hastadırlar. Son altmış yıldan beri eloktoniğin gelişmesiyle her geçen gün artan TV, uydu,radar bilgisayar, cep veya akıllı telefon ve diğer cihazların yaygınlaşmalarıyla yaşam alanlarında kaçılnılması imkansız sağlığa kötü etki eden güçlü eleletromanyetik alanlar ortaya çıktılar! Mesala, magnetik alan gücü  zayıflığından ötürü Akdeniz'in kıyısında yaşayan bir kimsenin Moskova'da yaşayan birine göre  kendisini daha iyi  hissetmesi söz konusu. Tabii ki sağlığa etki eden diğer faktörler aynı kalmak şartlarıyla! Olayı somutlaştırmak için  şöyle düşünebiliriz : İçerisi elektrik enerjisi dolu  50 ve 100 kilowatt'lık iki büyük aküden birincisnde bir Türk, ikincisinde bir Rus bulunuyor. Türk'ün Rus'tan daha sağlıklı olması beklenir. Tabii ki sıhhati etkileyen diğer faktörler aynı kalmak koşullarıyla! Harut, Marut ve Azrail'in orduları hastaların bedenleri ve ruhlarına tahtlar kurmuşlar çareleri cahillerin katlarında arıyorlar ! İki üç tanesi dahi bir insanı öldürebilecek   bir adam otu yumrusu çok miktarlarda üç farklı çok güçlü toksik ihtiva ederken hastalık sebeplerini bilmeksizin hekim ve herbalistler hastalara ilaçlar reçeletemeye, gereksiz besinler önermeye devam ediyorlar ! Yukarıda bahsettiğim  adam otu yurttaşların öldürücü olduğunu bilmedikleri  bazı bölgelerde sebze olarak kullanılan çok zehirli  yumruları yer altında gelişen patates gibi bir bitkidir. Adam otu : Ülkemiz, Suriye ve Irak'ta Türkmenlerce sevilerek besin maddesi olarak  çokça tüketilen bir nebattır !Yenildiği takdirde  hemen hemen kimsenin anlayamacağı kaza, bela, musibet ve ölüm getirir. Sağlık Bakanlığı, hekimler ve herbalistler bu nebatın zehirlilığınden gafil ve bihaberdirler! Türkiye'de tüketilen bütün besin maddeler toksikolojik kimyasallar bakımından henüz incelenmemişlerdir.
  • Kâmil DarkılıçKâmil Darkılıç13 gün önce
    Hocam, Allah binlerce defa razı olsun. Müslümanlar için hayatibir meseleyi gündeme getirmişsiniz. Ümmet olma şuuru! İslâm ümmetine olan mensubiyetleriniunutan müslümanlar ne yaparlarsa yapsınlar, bölünmekten, parçalanmaktan kurtulamazlar.Bizleri ideolojilerin, politikanın pisliklerinden kurtaracak olan cemaattir, ümmettir, hilafettir, vahdet ve adalettir.
  • Tata TongaTata Tonga13 gün önce
    Hani bir hikaye vardı..."misyonerler ülkemize gelmeden önce bizim topraklarımız onların ise incilleri vardı. Gözlerimizi yumduk ve onları dinledik. Gözlerimizi açtığımızda onların toprakları bizim ise incillerimiz vardı" birileri ulvi şeylerden bahsetse hep bunu hatırlarım! Şeffaflık varmı şeffaflık? Şeffaflık yok ise gözlerimiz kapalıdır ve birileri ulvi sözlerle bize incil iteliyor demektir! Arap krallarının petrol kuyuları var bizim ise yok.... .bizim gibi ülkelerde ise araklanan cebimiz
  • çetinçetin13 gün önce
    NE ÜMMET MAŞALLAH ÇOĞU MÜSLÜMAN ÜLKELER ABD NİN KUCAĞINDA VE TÜRKİYE YEDÜŞMAN, İŞİMİZE BAKIP ÜLKEMİZİ KALKINDIRALIM , BAŞKASINDAN BİZE HAYIR YOK, YAZILARINIZI BİRAZDA TEKNOLOJİ, TARIM ,ÜRETİM KONULARINDA ÇEŞİTLENDİRİN, ÜLKEDE TARIM VE HAYVANCILIK BİTTİ, BİR İŞİN UCUNDAN DA SİZ TUTUN, YÖN GÖSTERİN ÜLKE YÖNETİCİLERİNE..
  • Mustafa Mustafa 13 gün önce
    Allah cc ile savaşan bir toplum mu ümmet olacak.Bakara Sûresi. 278- Ey İman edenler! Eğer gerçeklen mü'min iseniz, Allah'tan korkun ve rıbâdan geri kalanı bırakın.279- Fakat bunu yapmazsanız, Allah'a ve Rasülüne karşı savaşa girdiğinizi bilin ve eğer tövbe ederseniz, ana paranız sizindir; ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa...

Günün Özeti