--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şeriat düşmanlığı, Allah düşmanlığıdır(1)

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
11

Şeriat dindir, din de şeriattır. Şeriatın sahibi Allah’tır. Allahû Teâla, beşikten mezara kadar ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde hayatımızı düzenlesin, hayatımıza hükmetsin diye şeriat gönderilmiştir.

“Sonra da seni (din işi; hayat işi) konusunda bir şeriatın üzerinde görevli, kıldık. Sen ona (şeriat’a) uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.” (Casiye Sûresi/ 18) 

Allahû Teâla, Hz. Muhammed (sav)’i bir şeriat ile göndermiştir. Hz. Peygamber (sav) bir şeriat adamıdır. Şeriatın dışına çıkmaya muhayyer kılınmamıştır. Hz. Peygamber (sav)’e ümmet olanlar nasıl şeriatsız bir hayat yaşamaya muhayyer olabilirler? Şeriata tâbi olma hususunda muhayyerlik yoktur. Şeriata tâbi olmak şeriattan taviz vermemek sadece peygamberlerin görevi değil, aynı zamanda o peygambere tâbi olan bütün insanların görevidir. Allah’ın şeriatı karşısında muhayyerlik iddiasında bulunmak, firavunluğa oynamaktır.

Şeriatı; Vahşet üreten rejim, parantezine hapsetme hakkını kendilerinde görenler, Allah’a meydan okuyanlardır. Şeriat=Taliban; Şeriat=El-Kaide; Şeriat=Terör ve şiddet; Şeriat=Vahşet gibi kolaycı, yaftalayıcı haince söylemlerle, tasavvurlar ve tavırlarla şeriatı mahkûm etmeye, sanık sandalyesinde oturtmaya kalkışanlar, Allah ile savaşa girenlerdir. Bu veya şu ülkedeki yanlış uygulamalar yüzünden Allah’ın şeriatına düşmanlık edilmez. Kalbinde iman olan şeriate düşmanlık etmek için bahane aramaz. Şeriatullah’a düşmanlık etmek için bahaneler, mazeretler üretenler, küfrü ve kâfirliği din edinmiş Allah düşmanlarıdır.

Asrımızın, günümüzün münkir ve müşriklerini, demokratlarını, laikçilerini, sosyalistlerini, liberalistlerini memnun etmek için “şeriat” kelimesine tepki gösteren, Allah’ın şeriatını tenkid eden bu ülkenin dünkü İslâmcı(!)ları, bila şekü şüphe bugünün isyancılarıdır. Allah’ın gönderdiği şeriatın her hükmü uğruna ölmeye değerdir. Şeriatın uğruna ölme gidilmeyecek hükmü yoktur.

İnsan ve toplum hayatını düzene koyan kuralların, hem bir çıkış kaynağı (esbab-ı mucibesi), hem kaynaktan sonra takip ettiği bir yolu (usûlü) vardır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de: Her ümmet için bir minhac ve şeriat tayin edildiği, sarih olarak beyan edilmiştir. “(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.” (Maide Sûresi/ 48) Bir toplumun bütün ferdleri bağlayan kurallara (kanunların tamamına) şeriat denilir. Kuvvetin esas alındığı ve güçlülerin daima haklı olduğu “Orman Kanunu” deyimi, Arapça’da, “Şeriatü’ l-ğaab” olarak ifadesini bulmuştur. (Osman Zeki Soyyiğit, Şeriat Kavgası, İstanbul 1987, sh.19 vd)

İslâm’ı kabul etmeyen Mekke müşriklerinin; Dârû’n-Nedve’de toplanarak, bütün ferdleri bağlayıcı kanunlar çıkardıkları malûmdur. Bu kanunların tamamına “Bâtıl Şeriat” demek mümkündür. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de: “Yoksa onların (Mekke müşriklerinin) Allah’ın izin vermediği şeyleri (o fâsid) dinlerinden kendilerine şeriat yapan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı aralarında mutlaka (dünyada icra) edilmiş (işleri bitirilmiş)ti bile. Şüphesiz ki o zâlimlerin hakkı çetin bir azaptır.” (Şûra Sûresi/ 21) hükmü beyan buyurulmuştur. 

Dikkat edilirse, Dâru’n-Nedve’de kararlaştırılan ve Mekke’de yaşayan insanların tamamına uygulanan kanunlar da “Batıl dinden çıkarılan bir şeriat” olarak isimlendirilmiştir. Dolayısıyla her toplumun (ister hak, ister bâtıl) bir şeriatı vardır. 

Mustafa Kemal Nutuk isimli eserinde: “şeriat demek; kanun demektir, nizam demektir” cümlesini benzer mânâda kullanmıştır. Kendisi Osmanlı döneminin eğitim müesseselerinde yetiştiği için meseleye vâkıftır. 

Sonuç olarak şunu söylemek mümkündür: İnsan için iki yol vardır. Ya şeriatçı (kanun ve nizamdan yana) olacaktır, ya anarşist!.. Bu mânâda her laik devlet; vahyi esas almayan ve akla dayanan bir şeriat peşindedir. (Kelimeler Kavramlar/Yusuf Kerimoğlu, Sh: 361-362, İst/ 2011)

Şeyhül-İslâm İbn-i Kemal (Rh.a.) der ki: 

“Şerîat kim sarây-ı kibriyâdır

Hakikat mülküdür, muhkem binâdır

Anın taşını kim oynatırsa

Yerine başını koymak revadır!”

Yani şeriat, varlığı gerçeklerden oluşan çok büyük ve dayanıklı bir saraydır. Kim onun bir taşını yerinden oynatırsa, o taşın yerine kendi başını koysa buna layıktır. Şeriat düşmanlığı yapmak ve o düşmanlığa karşı sessiz  kalmak, toplumsal azaba davetiye çıkarmaktır!

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Haktan yana

4 Kasım 2021 20:17

Allah razı olsun güzel kardeşim .

Sedat X

4 Kasım 2021 00:58

Allah razı olsun kardeşim, yine çok güzel, akla ve kalbe hitap eden doyurucu bir yazı olmuş. Lakin akletmeyen ve kalbini dünyaya bağlayanlara ne fayda. Rabbimiz, cümlemizi böyle olmaktan muhafaza etsin.

Şahika

3 Kasım 2021 20:23

Allah razı olsun.! Allah'ın dinine yardım ettiğiniz, hakk'ı haykırdığınız için..

Beyza yüce

3 Kasım 2021 19:42

Ne yapmaya çalıştığınızı biliyoruz ama başaramıcaksınız 

Ziyaretçi

3 Kasım 2021 14:41

kamalist kafirler bu yazıdan dolayı çıldırıyordur eline diline koluna sağlık üstadım

ali usta

3 Kasım 2021 12:45

hadi diyelim müslümanlar şeriata uydu diger milletler allahın kulu degilmi onlar hem müslüman degil hem şeriatı bilmiyorlar bu imtihan ne zaman sonuçlanacak allah yaratığına kendisini niye inandıramıyor hatta şeytan yaratıyor başa çıkamıyor millette her haltı yiyip şeytana uydum diyor yani sen bütün bu kitabın indirildigine inanıyorsun bende insan ürünü diyorum neden ö kadar çok çelişki varki bir yerde yazdığını diger bir yerde çürütüyor hele ahsap sures 50 51 varki izahı yok birde niye bu çok inançlı olanlar çalmayı yolsuzluğu bile meşru görüyorlar ayetle açıklıyorlar bunların cennet cehennem kaygılatı niye yok kısaca dinler fakirler içindir muktedirin gemisi yürüsün diye

Ziyaretçi

3 Kasım 2021 11:16

BİZ TÜRKLER 1000 YILDIR İSLAMIZ SANCAĞINI TAŞIYAN BİR MİLLETİZ BU 1000 YILDA ANAYASMIZ VE KANUNLARIMIZ KURANDAN ALINMIŞTIR VE 6550 SENE BU KURAN ANAYASI İLE VE KANUNLARIYLA ÜÇ KITAYA ADALETİ VE MERHAMETİ GETİRDİK,,, AMA VE LAKİ 100 SENEDİR AVEUPA ANAYASI VE KANUNLARIN KÖLESİ OLMUŞUZ,,, DİN,,DİL VE ECDADIN TARİHİNDEN YOKSUN OLAN BİR TOPLUM OLDUK,,,BUĞÜN AVRUPA YOK OLMA YOLUNDA İKEN BİZLERİDE PEŞİNE TAKMIŞ GİDİYORUZ,,,,VESSELAM,,,

Ömer

3 Kasım 2021 10:36

Şeriat Allah’ın hükümleri kur an ve peygamberimizin ( s a v ) sünnetidir . İnkar eden , ben müslümanım ama şeriata karşıyım diyen dinden çıkar kafir olur . Dikkatli konuşmalı .

Mehmetakif

3 Kasım 2021 09:20

Sayın yazar 1400 yıllık islam tarihinde şeriatla yönetilip refahı, huzuru,adaleti,eşitliği sağlayabilen bir devlet varmı?

Mikail okuroğlu

3 Kasım 2021 09:13

En zor olanıda şeriate ömür boyu şavaşanların ölünce şeriate göre gömülmeleri deyilmi niye bu konuda dirayetli hasiyetli olmazlar inan madığınız göre gömülürsüz ayrı bir mezarlık isteyebilirsiniz ama nerde sizde samimiyet...

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle