--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sendika ağalarının köleleri

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
Toplumsal olaylarda komplo teorilerine bağlanmak ve komplo teorilerini esas almak, sosyolojik faktörlere karşı körlüğü beraberinde getirir. Sosyal dokusunu keşfedemediğiniz bir topluma yapacağınız iyilik kötülük olarak algılanabilir.
Türkiye’de sol jargona sahip ideolojik hareketleri “Faiz Lobisi”nin finanse etmesi, dünya kapitalizminin emeğe, toplumsal muhalefete ve halk hareketlerine karşı topyekûn ve çok yönlü yeni siyasal-ideolojik saldırısının Türkiye’deki kalıcılığına sebep olmaktadır. Bu olaydan anlıyoruz ki; Sosyalizm, Marksizm, Komünizm, sadece Kapitalizmin emniyet siboblarıdır. Türkiye’de sol jargona sahip olan sendikalar, Kapitalizmin kuvvet kolluklarıdır. “Faiz Lobisi”nin kararları doğrultusunda grev kararları alan Sendika Ağaları, Kapitalistlerin akrabalarıdır. Biz Türkiyeli Müslümanlar sosyal bir realite olarak “Sendika Ağalarının Köleleri” ile karşı karşıyayız. “Faiz Lobisi” nin arzuları doğrultusunda hareket eden Sendika Ağalarının vakitli vakitsiz grev kararıyla kendilerini mukayyet gören köleleri mutlaka gündeme almalıyız. Bu köleleri hürriyetlerine kavuşturmadan “Faiz Lobisi”nden kurtulmak mümkün değildir. Biz Müslümanlar, “İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.” (Sünen-i İbni Mâce, Rehine: 4)  diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.
Ülkenizin işçilerini Sendika Ağalarının köleleri olmaktan kurtaramadığınız müddetçe “Faiz Lobisi”ni etkisiz ve yetkisiz hale getirmeniz mümkün değildir.
Hâl ve istikbâl (şimdiki durumu ve geleceği) bakımından kendilerini emniyette hisseden toplumlar, sosyal adaleti gerçekleştirmiş olan toplumlardır.
İşçi sendikaları; çalışan insanları siyasi iradenin köleliğinden kurtarmak adına icad edilmiş ağaların köleleştirme sistemleridir. İşçi sendikaları, ideolojiler devrinin mahsulleridir. İşçi sendikası, ağalığın öteki ismidir. İşçinin hak ettiğini işçiye vermeyip onu işçi sendikalarına havale eden bütün sistemler de firavunîdir
Toplumun dengesi olan “Sosyal Adalet”, sadece ve sadece İslâm’la mümkündür. Çünkü İslâm’ın dışında kalan her sistem, her rejim serapa zulümdür. İdeolojiler, insan aklının insana kurduğu tuzaklardır. Bu tuzaklara düşen toplumlar, sosyal adaletin uzağında kalırlar.
Batı kaynaklı batıl medeniyet, pozitivist seküler paradigmaya dayanarak ürettiği “kapitalizm” ve “komünizm”, “liberalizm” ve “sosyalizm” gibi azgın sistemlerin egemenliğinde, dünyayı kan ve gözyaşına boğmuş, insanlığa büyük ıstıraplar yaşatmış; kimini efendi, kimini de köle kılmıştır. Günümüz insanlığı modern zamanların, ürettikleri seküler ilahların, ilmi, bilgiyi ve hukuku, pozitivizmin son derece dar kalıplarına sıkıştırarak güdükleştirmesinin, insana biçtiği dar elbiseyi mutlakçı bir anlayışla dayatmasının oluşturduğu bunalımları yaşamaktadır. Kapitalist sistemlerde komünist, marksist, sosyalist, liberalist ideolojleri esas alarak ortaya çıkmış olan işçi sendikaları, “Faiz Lobisi” nin emniyet sigortalarıdır.
“Faiz Lobisi”nin emniyet sigortaları hükmünde olan sendikaların sermayeleri köle statüsünde tuttukları ve muamele ettikleri işçilerdir. Alın terini dökmüş, hak ettiği ücreti alamamış işçileri “Faiz Lobisi” hatırına meydanlara sürükleyen sendika ağaları, hürriyetin önündeki en büyük ayak bağlarıdır. Onlar işçilerin değil, “Faiz Lobisi”nin hadimleridir.
Sendika Ağaları, Kapitalist sistemin sürüleri güden çobanlarıdır. Onların sendikalarının kabul görmeleri, toplumda faaliyet göstermeleri, memleket meydanlarını işgal etmeleri, Müslümanların cemaat olmak yerine cemadat olma zilletinin içine düştükleri dönemlere tekabül etmektedir. Müslümanların cemadatlaşması; cansız, kararsız, pasif, sıradan ve sürü halinde kalabalıklaşmalarıdır. Karanlıkların güvencesi olan kalabalıklar, cemaati değil, cemadatı temsil ederler. Hakk’ın üstünlüğüne değil, kuvvetin üstünlüğüne inanmışın kuralını, kaidesini kabul eden temelden kaybetmiştir.
Müslüman olarak cemadat olma yanlışlığından cemaat olma şuuruna yükselmediğimiz müddetçe “Sendika Ağalarının Köleleri”ni hürriyete kavuşturamayız.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle