--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öz yurdunda parya muamelesi görmek

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
14

Bir insanın kendi öz yurdunda yabancı muamelesi görmesi, öldürülmek kadar zordur. Parya muamelesiyle geçen her gün kendi başına yürek yakan bir kordur. Mü’min insanlara öz yurtlarında parya muamelesi yapmak, Mekkeli müşriklerin icraatıdır. Rabbimiz buyuruyor: “Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” (Hac Sûresi/ 40)

İslâm topraklarında Müslümanları Müslüman kimliklerinden dolayı suçlayanlar, horlayanlar, kamusal ve yasal yalanlarla hayatın taşrasında tutmaya çalışanlar, bu çağın müşrikleridir. Mevcut bütün Müslümanlar, canlarıyla, mallarıyla, çoluk-çocuğu, namusu ve yurtlarıyla çok ağır bedeller ödüyor, ödemektedirler. Dünyanın hiçbir beldesi yoktur ki, inananlara sadece Rabbim Allah’tır dedikleri için, zulmediliyor olmasın. Daha düne kadar, sözde insan hak ve hürriyetleri havarisi kesilen, Avrupa’nın orta yerinde bulunan Bosna-Hersek’te binlerce Müslüman katledildi, namusu çiğnendi, sürgün edildi, memleketi târumar edildi. Bütün kâfirler, bu acımasız ve alçakça zulme kör ve bigâne kaldılar.

Yine içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, hemen yanı başımızda sadece Müslüman ve belki de Kürt oldukları için, bütün dünyanın gözü önünde Halepçe’de tam beş binden fazla kardeşimiz, dindaşımız katledildi bir hiç uğruna. Filistin’de, Keşmir’de, Eritre’de, Moro’da, Lübnan’da, Afganistan’da, Çin’de, Filipinler’de, Türkiye’de, Irak’ta dökülen kanlar, hep Müslüman kanıdır. Memleketi tarumar edilen, dünyanın dört bir yanında mülteci durumuna düşürülen Müslümanlardır. Namusu, haysiyeti, vatanı, toprağı çiğnenen hep Müslümanlardır.

Gerek Afrika’da, Asya’da, gerek Amerika ve Avrupa’da ve gerekse Orta Doğu’da ölen ve öldürülen, kanı dökülen, zulme ve haksızlığa uğratılanlar hep Müslümanlardır. Yaşadığımız ülke İsrail devleti değil. Bir Hıristiyan ülke hiç değil. Ama maalesef Türkiye, bir Müslüman ülke olduğu halde, merhum Necip Fazıl’ın dizelerine döktüğü gibi: “Kendi öz vatanında parya” muamelesi gören Müslümanlar, laik Kemalist güruhun elinden neler neler çekmiş ve hâlâ da çekmektedirler. Yaklaşık bir asırdır, ne korkunç bâdireler geçirmiştir bu ülkenin Müslüman insanları. Hilafetin ilgasından bu yana genelde İslâm coğrafyasında özelde ise Türkiye’de Müslümanlar hep parya muamelesi gördüler. Hilafet devrinde gayr-i Müslimlere tanınan hürriyet, Cumhuriyet devrinde Müslümanlara tanınmadı. Müslümanlar kendi topraklarında gayr-i Müslimlerin sahip oldukları haklar kadar haklarına sahip değillerdir. 

Türkiye’de her on yılda bir askeri darbelerle Müslümanlar terbiye edilmek istenmişlerdir. Türkiye bugünlerde yine laiklik tartışmasıyla yatıp kalkıyor... 1924 Anayasası’nda “Türk Devletinin dini, Din-i İslam’dır” ifadesi yer alırken, 1937 yılında dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün zorlamasıyla anayasaya laiklik ilkesi dâhil edildi. Daha önce, Cumhuriyet kanunlarını koruma adı altında yapılan zulümler bundan sonra laiklik ilkesi kapsamında işlendi. Bugün dahi Türkiye’de darbe geceleri marketlere koşanlar, meydanlarda darbecilerin tankları önünde siper olanları idam etmeye hazırlanıyorlar. Süreci doğru yönetmezseniz süreç sizi yönetir. Tarih tekerrür ediyor. Türkiye’de kurtaranlar, hiçbir zaman kurtulamadılar! 

Bir zamanlar İslâm idaresi dünyada ve ukbada mutlu olmak için çalışan Müslümanlara alternatifsiz tek yoldu. Dinimizle idare olunma imkânından mahrum kaldığımız bir hayli zaman oldu. Hayatımız sayılmayacak çilelerle doldu. Artık bugünden sonra Müslümanlar olarak çileyle kazanılan kazanımlarınızı politika çakallarına çaldırma lüksümüz yok.

Türkiye’de Müslümanların kazanımlarını İngiliz mahfillerinde eğitilmiş şaklabancı politikacılara çaldırmamak, başlı başına bir mesuliyettir. Müslüman nesil tıpkı Sakarya nehri gibi tarihin içinde özne olarak, lider olarak, öncü olarak akmaya devam eden bir nesildir.

“Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya/Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya”

Müslümanlar, şu ayet’i celileyi bir kez daha irdelemeli ve onu tekrar gözden geçirerek yeniden imanlarında sebat etmelidirler: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de, Allah Nurunu tamamlayacaktır” (Saf Sûresi/8; Tevbe Sûresi/32)

Bir ülkede hukukun önüne geçen kanunlar “kral”, kanunlar sistemi ise “krallık” haline gelmişse, o ülkede bütün hak ve hürriyetler rafa kaldırılmış demektir. Cumhuriyet tarihi boyunca “kanun kuralları”, bu milletin dostu değil, düşmanı olduklarını göstermişlerdir. Yukarıdaki âyet-i kerime bize diyor ki; er veya geç “krallık” bitecek, “krallar” hakka havale edilecektir. 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hakan

4 Aralık 2019 23:32

Laik ulkedeyiz dini vecibelerini yerine getirmeye kimse engel değil 

mhmt

16 Kasım 2019 14:50

Allah razı olsun. Bilinen gerçekleri yazıyoırsunuz. Ancak şunu da görmek zorundayız. Ne kadar samimiyiz. Adımız gibi olup dosdoğru yasşayabiliyor muyuz? Yani hocanın dediğini yap gittiği yoldan gitme demek durumunda kalıyorsanız ne kadar inandırıcı olabiliriz.

Ali

13 Kasım 2019 22:28

Herşey Allah cc izni ile olur. Ben olmasam ac kalırsınız demek insanı dinden cıkarır. İyi düşünün bir söz insanı ebedi cehennemlik eder.

Mustafa

13 Kasım 2019 22:19

Rasulullah ın önünde eğilmeyen sahabe. Sahabe kabri önünde secde eden bir millet, her ölünün önünde eğilir. Demirel in bir sözü vardı el öpmekle dudak aşınmaz diye. Ölü önünde eğilmekle bel fıtığı olunmaz! Cağrı filminde necaşiye sığınan sahabe nevaşi önünde eğilmedi. Necaşi sordu siz peyganberiniz önünde eğilmiyormusunuz. Sahabe den müthiş cevap biz Allah subhanehu ve teala dan başkasının önünde eğilmeyiz

Mehmet

13 Kasım 2019 19:52

Cumhuriyet sayesinde senin gibiler yazar oldu. 

Tata Tonga

13 Kasım 2019 18:47

Ne deyim? Hakikaten paryayız. 

Egeli

13 Kasım 2019 17:10

Bu akılla fikirle .....

orhan inan

13 Kasım 2019 16:04

SANKİ BEYNİMİ OKUMUŞ GİBİ YAZMIŞSINIZ.ALLAH(CC)FERASETİNİZİ ARTTIRSIN..ÖZELLİKLE 10 KASIMI,EVVELİNDE DE 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINI VESİLE EDEREK AZGINLIKLARINI SERGİLEYEN LAİK KEMALİST GRUPLARIN BU TAŞKINLIKLARI RUHUMU DARALTMIŞ İKEN BU YAZI TAM YERİNE KONDU..HEP PARYA MUAMELESİ GÖRDÜĞÜNE İNANDIĞIM MÜSLÜMANLARIN,ARTIK ÇOCUKLARINI,"OKULLARINDA RESİM ÖNÜNDE SECDE ETTİRİLEN" YERLERDE OKUTMAK İSTEMEDİĞİNİ,NE İDİĞÜ BELİRSİZ ŞAKLABAN ÖĞRETMENLER ELİNDE HEDER EDİLMELERİNE RIZA GÖSTERMEK ARZUSUNDA OLMADIKLARINI,DEVLETİ YÖNETENLER DAHİL BÜTÜN TOPLUMUN BİLMESİNİN ZAMANI GELDİ..

Mustafa

13 Kasım 2019 14:36

Bir saate 31 milyon dolar verilmiş, uyanın şu yazıyı okurken bile Azraile ölüm meleği e kac dakika yaklaştık. !!!!

Sonbahar geldi.

13 Kasım 2019 11:44

Bu günkü yönetenlerinde bir gün defteri dürülür.krallıkları biter bunumu demeye getiriyorsunuz.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle