THY - TR Çıkışlı DAB

Önyargılarla Kur’ân anlaşılmaz

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Kur’ân-ı Kerim, şeytan vesveseleriyle, şeytanlaşmışların felsefeleriyle anlaşılacak bir kitap değildir. Kur’ân’ı okurken, anlamaya çalışırken, hayata geçirirken şeytanı, şeytan merkezli ideolojilerden akıp gelen bilgi kırıntılarını dışarıda bırakmadan Allah’ın muradına göre Kur’ân’ı anlamak mümkün değildir. Rabbimiz uyarıyor: 

“Kur’an’ı okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (HicrSûresi/ 98)

Bu âyet-i kerime her birimize diyor ki; Kur’an’ı okuyacağın zaman kovulmuş, taşlanmış, lânetlenmiş, rahmetten uzaklaştırılmış şeytandan Allah’a sığın. Hem Kur’an okuyacağız, Kur’an’la birlikte olacağız, hem de şeytan bize ilişebilecek öyle mi? Gerçekten şeytan çok büyük bir tehlikedir. Ama Rabbimiz kitabının başka bir yerinde Allah’ın muhlis kulları için onun hilesi, tuzağı, mekri çok zayıf diyordu. Ama ihlastan uzak, Allah’la samimi bir bağ kuramamış, şeytandan gafil olanlar için büyük bir tehlikedir şeytan. Eğer ondan onun ipleri elinde olan Rabbimize sığınabilirsek, böyle bir tehlike karşısında güç kaynağımızla irtibata geçebilirsek elbette yapabileceği hiçbir şeyi olmayacaktır şeytanın. Peki, acaba şeytan Kur’an okuyan, Kur’an’la beraberlik gerçekleştiren bir insana nasıl zarar verebilir? Ne tür oyunlar oynayabilir? Meselâ Kur’an okuruz ama anlamadan okuruz. Kur’an okuruz, ama uygulama sahasına koymayız. Kur’an okuruz, ama mânâya değil de sırf tecvitle okumaya, harfleri mahreçlerinden çıkarma gayretine kapılabiliriz. Kur’an okuruz, ama başkalarına okumayız. Başkalarına duyurma derdinden uzak oluruz. Kur’an okuruz, ama samimi olmayız. Şeytan işte bu noktalardan bizi yakalamaya çalışır. Öyleyse Allah’ın kitabını okumak üzere elimize aldığımızda şeytandan Allah’a sığınacağız. Kur’an okumaya başladığımızda anlamak, kavramak ve gereğini yerine getirmek üzere okuyacağız. Samimi olacağız, hasbi olacağız. Ben bununla hayatımı düzenlemek üzere okumaya başlıyorum diyeceğiz. Bu kitap benim hayat programımdır diyerek okumaya başlayacağız. Bu kitap benim için yol gösterici bir hidâyet rehberidir diyerek okuyacağız. Kur’an benim için bir Furkân ve basirettir diyerek okuyacağız. Kur’an’a bakışımızı Allah’ın istediği gibi düzelteceğiz ki o zaman şeytan bizi Allah’ın kitabından uzaklaştıramayacak.

Kur’ân’a önyargı ile yaklaşan, Kur’ân’dan önyargıyla uzaklaşır. Allah’la değil, şeytanla barışır. İnsan taşıdığı düşünce ve inançlarının Kur›an bütünlüğünde sağlamasını Rasûlüllah (sav)’in örnek ve önderliğini esas alarak yapmakla mükelleftir. Kur’an’ı odak nokta olarak alıp herkese göre Kur’an’ı doğrular yerine, Kur’an’ın kendi doğrularını önplana çıkarmak, Kur’ân’a iman etmiş olmanın sadakatındandır. Parçada kalınıp bütünlük gözardı edildiği müddetçe Kur’an’da hemen her görüş sahibinin kendisine hak verdirtecek dayanaklar bulması mümkündür.

Kur’an âyetiyle, Peygamber hadisiyle yüzleşince yanlış olduğu ortaya çıkan bilgilerinden vazgeçmeyenler, kendi önyargılarına kurban gidenlerdir. Önyargı peşin hükümdür. Kur’ân’ı okumadan, anlamadan önce edinilmiş Kur’ân harici fikirler ve bilgiler bütünüdür. Bunun parçalanması, tarihin çöplüğüne atılması sanıldığı kadar kolay ve basit değildir. Einstein der ki: “Bir önyargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur!” Mekkeli müşriklerin Kur’ân’ı anlamamalarına, onu reddetmelerine kendi önyargıları sebep olmuştur. Bundan ötürüdür ki; Kur’ân-ı Kerim, müşrikleri önyargısız düşünmeye davet ediyor:

“(Rasûlüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam edin/ayağa kalkın, sonra da düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir. De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah’a aittir. O, her şeye şahittir.” (Sebe Sûresi/46-47)

Önyargılardan kurtulmak, Kur’ân’ı muradı ilâhiye göre anlamak için hazırlık cümlesindendir. Bunun da alâmeti Rasûlüllah (sav)’in sünnetine ittiba etmekten geçer. Kur’ân’ın muallim-i ekberi Hz. Muhammed (sav)’in sünnetini devre dışı bırakanlar, kendi önyargılarıyla Kur’ân’ı taşlamaya başlarlar. Hz. Muhammed (sav)’in sahih sünnetini devre dışı bıraktığınız andan itibaren Kur’an’a istediğinizi söyletebilir, istediğiniz fikri ona tasdik ettirebilirsiniz. “Çağdaş yorum” dersiniz, “hermenötik” dersiniz, “tarihsellik” dersiniz… Böylece sadece onu istediğiniz zaman istediğiniz şekilde konuşturma imkânına değil, aynı zamanda istediğiniz zaman susturma imkânına da kavuşmuş olursunuz. İşte böyle yaparsanız bu tuğyan olur. Kur’ân’ı anlama ve yaşama hususunda Rasûlüllah (sav)’in sahih sünnetini gereksiz görenler, bilaşekü şüphe bu çağın Kur’ân okuyan tağutlarıdır. Şeytandan kaçındığımız gibi, bu tağutlardan kaçınacağız. Aksi halde Müslüman kalmamız mümkün olmaz.

Kendi önyargılarıyla Kur’ân’a yaklaşanlar, Kur’ân’dan anladıklarını Kur’ân’a amir kılmaya kalkışanlardır. Şunu bilelim ki; Kur’ân’ı kendi beşeri bilgileriyle mukayyed hale getirmeye çalışanlar, Kur’ân ehlinin dışında kalanlardır.

 

YORUM YAZ

  • DURMAK YOK YOLA D E V A MDURMAK YOK YOLA D E V A M2 ay önce
    Allah razı olsun hocam. Zaten dediğinizi yapsaydık çooooooooooooooktan hem ülkemizde hem de dünyada asr-ı saadeti tekrar yaşamaya başlamıştık. Dini geçim kaynağı olmaktan kurtarmadan düzelme olmuyor. Bidatler, hurafeler, batıl inançlar, din tüccarları bozulmamızı artırıyor. İman zayıfladıkça hep oyuna geliyoruz.-"EY İNSANLAR! ALLAHIN VAADİ HAKTIR. DÜNYA HAYATI ALDATICIDIR. ALDATICILAR ALLAH’IN ADINI KULLANARAK SİZİ ALDATMASIN." (Fatır Suresi 5. Ayet). Yılmak yok, mücadeleye devam. Durmak yok dosdoğru yola devam. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • hdurak@hotmail .com[email protected] .com2 ay önce
    Nahl süresi 98
  • Abdurrahman SİNCARAbdurrahman SİNCAR2 ay önce
    "Sen hemen Rabbine hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol."فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ Hicr/98Öyleyse Kur’ân okuyacağın zaman taşlanmış Şeytan’dan Allah’a sığın.فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ Nahl Süresi /98Sehven Nahl süresi yerine Hicr süresi yazılmış olmalıdır.
  • Doğru bilgi Doğru bilgi 2 ay önce
    Kuran bir öğüt kitabıdır. Kuranda namazın abdestin orucun zekatın haccın farzları sünnetleri yazmaz. Onları peygamberimiz hadislerde bildirmiştir. Onun varisi olan islam alimleri de hadisleri açıklamıştır.
  • Doğrusu Doğrusu 2 ay önce
    Şeytan 200 bin sene ibadet yapti ondan sonra ademe secde etmedi ve kovuldu. Şeytan ancak Allah dostlarını saptıramaz.Bu zamanda onların sayısıçok az ve kimse bilemez onları. Diğer insanları şeytan saptırabilir.