--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Müşrik asrın tarzına değil, Allah’ın farzına uyacağız

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
8

Müslümanlar olarak müşrik asrın tarzına değil, Allah’ın farzına uymakla mükellefiz. Her Müslüman vahyin sabahına uyanacak. Allah’ın katında müşrik asrın tarzına değil, Allah’ın farzına uyan kazanacak. Müşrik asrın tarzı dediğimiz şey Allah’tan başkasına yakınlık. Allah’ın farzlarını ihmal ve ihlal ise imanda kırgınlık, dinden uzaklık!

“Onlar, kendileri için izzet/kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başka ilâhlar edindiler.” (Meryem Sûresi/ 81)

Aklın yolu değil, vahyin yolu birdir. Allah’ın vahyisiyle çelişen ve çatışan her ne varsa hayatımızı zehirleyen kirdir. Zaman içinde anlarımız anlarımızı şahidliğe çağırıyor. Batının topraklarımıza ihraç ettiği putlarla mutlu olacaklarına kendilerini inandırmış olanlarımız da modernizm, moda deyip bağırıyor. Batının ülkelerimize ihraç ettiği modernizm, moda putlarıyla mutlu olacaklarına inanmış olanlarımız kendilerini kaybeder. Modernizm ve moda putlarını kaybetmeyi başaranlarımız da kendilerini bulur. Batıda putlaştırılan akıl, şehvet ve şöhret, kaybedilen kalplerimizin boşluğuna düşüyor. Müslüman anne ve babaların evladları her gün batıdan gelmiş veya getirilmiş olan birkaç tane yeni putu paylaşıyor. Allah’ın farzından ferağat edip tarzın atmosferine giren Allah için değil, sahte ilahlar için yaşıyor. Rabbimiz farzı adres gösteriyor:

“Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik.” (Nur Sûresi/ 1)

Allah’ın farzına tutunan münevverdir. Allah’ın farzını bırakıp beşerin tarzına yapışan kendini devirendir. Hayatınızın ne kadar değerli olduğunu öğrenmek istiyorsanız, Allah’ın farzına ne kadar değer verdiğinize bakın. Kalbinizin kırıldığı yerde cesaretiniz şaha kalkmıyorsa siz de tarzın suikastına uğrayanlardansınız. Kalp kırmamak hem sultanlık ve hem de Süleyman’lıktır. Kırılan kalp karıncanın da olsa sevgiyle tamir etmek Lokman’lıktır!

Dereler gibi akan haramlara kayalar gibi cevap vermiyorsanız, müşrik asrın tarzına kapılmışsınız demektir. Hayâ örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapamaz. Tedricen farzdan tarza yuvarlanıyoruz. Dünkü mücadelemizde adı “Tesettür” idi. Daha sonraları “Başörtüsü” oldu. Daha sonra “Türban” oldu. Şimdilerde ise ismi “Moda” oldu. Artık defileleri bile yapılıyor. Farzdan tarza geçtik. Allah’ın rızasını değil, küresel firavunların rızasını seçtik. “Eğer hak ile meşgul olmazsan, batıl seni işgal eder...” Kalbinizi ve sesinizi imanla yumuşatmamışsanız, müşrik asrın tarzında azmaya mahkûm olursunuz.

Bir ülkede çıplaklık kültürü ödül alıyorsa, o ülkenin yarınları öldürülüyor demektir. Dünyayı kazanmak uğruna ruhunu satmak, namusunu pazarlamak modanın tarzı adına Allah’ın farzına savaş açmış olan modern insanın en önemli vasfıdır. Modern insanın dini, hoşuna giden her şeydir. Çünkü modern insan, hoşuna giden her şeyi din edinen insandır.

Allah’ın farzına tutunmak, kendi değerimizi azaltmak değil, başka insanlara değer verip onların hayatlarına değer katmaktır. Farz sosyaleşmeyi, tarz ferdileşmeyi ister. Toplumun içinde “Rabbana hep bana” diyenler, tarzı farzın önüne ve yerine geçirenlerdir.

Farz, izzetin toprağında güvendir; eman ve emniyettir. Tarz, egemen zalimin karşısında eziklik kompleksidir; şektir, şüphedir ve de endişedir. Farz, idraktır. Tarz, akıldan kurtulmaktır. Farzı ihya edenlere veli, tarzı taşıyanlara deli demek yeridir.

Hayatta “Sevilmeme Korkusu”nu yaşayanlar, “Kem Göz”e girdiler. Allah’ın farzına veda edip şeytanın arabısına bindiler. Alkış çalanları gördükçe de “Riya Makamı”ndan hiç inmediler. 

Allah’ın farzı seni tutmuyorsa, sen müşrik asrın tarzına kurban gitmişsin demektir. İnternet ağlarının çökertiği yürekler, Allah’ın ayetleriyle bağ kuramamış yüreklerdir.

İman etmişsen er-Rahmana; bileceksin ki dinde farz büyük mana, bu farza bağlılık kuvvet verir imana. Müşrik asrın tarzını Allah’ın farzının önüne ve yerine geçirirsen en büyük ihaneti sen yapmış olursun davana!

Adam harcamakta cömert olanlar, adam yetiştirmenin çilesini çekmemiş olanlardır. Varlığımız başkalarına rahat bir nefes aldırmıyorsa, biz herkesten önce kendimize ihanet etmişiz demektir. Bu dünyada en zor ve en kor savaşımız, kendi egomuzla hesaplaşmamızdır. Egolarını uslandırmayanlar, kan ve katliamlardan usanmazlar. Toplumun ıslahına kendi nefsinizden başlamıyorsanız; siz farzın derdinde değil, tarzın sevdasındasınız demektir.

Dinde farzları metruk bırakanlar, İblis ile barış mütarakesi yapanlardır. Kabirleri unutanlar, sarayları inşa ediyorlar. Allah’a kulluğu bırakıp birbirleriyle didişiyorlar. Yokuşlardan sonra başlayan inişleri yaşıyorlar. İyi insanlar müşrik asrın tarzının gölgesinde kalmış. Onları görebilmek için farzın ışığına getirmek gerek. Toplumda iyileri fark etmeyişimizin sebebi, iyilikleri içimize buyur edemeyişimizdendir. İyi insan tarzın değil, farzın sırrıdır. Allah’ın emrettiği farzların ihya edildikleri yerlerde ortaya çıkarlar. Onları oralarda aramak gerek!..

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Güli Tosun

16 Ocak 2020 01:45

Okurken yormayan, ruhu okşayan, ufku ötelere yönlendiren bir yazı. Yorumcu Ahmet kardeşim, Çelik hocamızın yazılarına galiba ön yargıyla yaklaşıyorsunuz. Şiire ve şiir diline niye bu kadar alerjiniz var? Ben de üç defa bu makaleyi okudum. Hiç zorlanmadım ve zorlama cümle ve hecelere de rastlamadım. Baştan sona kadar da tefekkür kokan bir yazı. İnanın böyle yazılara hasretiz. Bizi politika arenasından alıp irfan sofrasına oturtuyor. Biraz merhamet, biraz insaf iyi olur. Allah böyle güçlü kalemlerimizin sayılarını artırsın.

Yaşın Tenekeci

16 Ocak 2020 01:37

Müşrik Asrın Tarzını tehlike diye nitelendirip Allah'ın farzını adres gösteren bu yazı beni çok etkiledi. Şirimsi bir dil kullanılması gerçekten makaleye bir şirinlik katmıştır. Genç neslimize sadece bu makalenin ismini belletsek bile yeterlidir. Aslında bu makale hepimiz için bir uyarıdır. Rabbim kaleminize güç kuvvet versin.

AHMET

15 Ocak 2020 21:44

MUHTEREM HOCAM, YAZILARINIZDA KAFİYE BULMAK İÇİN KENDİNİZİ ZORLAMAYINIZ. ŞUNLARA BAKINIZ: Aklın yolu değil, vahyin yolu birdir. hayatımızı zehirleyen kirdir. anlarımızı şahidliğe çağırıyor. modernizm, moda deyip bağırıyor. hem sultanlık ve hem de Süleyman’lıktır. sevgiyle tamir etmek Lokman’lıktır! BİR TEFEKKÜR YAZISINDA BUNLAR ZORLAMA KAÇIYOR VE YAZININ CİDDİYETİNE ZARAR VERİYOR, BİR KELİME OYUNU GİBİ GÖSTERİYOR.

Zeynep gerçek

15 Ocak 2020 12:15

Allah razı olsun çok doğru tespitler. Zaten bu durum yüzünden islam topraklarında dağınık vaziyetteyiz.

Fatih

15 Ocak 2020 11:40

Ankara'daki tanrıların yaptıkları kanunlara uyarak mı farzları yerine getireceğiz? Din diye bir şey kalmamıştır. Kültürel olarak birkaç ibadet yapmakla mi Kur'an'a tabi olacağız? Dört halifeden sonra din yöneticilerin boyunduruğu altındadır. İslam'la Hristiyanlık ye Yahudilik arasında bugün insanlar katında artık bir fark kalmamıştır. Şahsen dört halifeden sonraki İslam uygulamasına kesinlikle inanmıyorum. Kendimi aldatmak hiç istemem. Mevcut İslam anlayışına inanmak boş ve zulümdür. Ayetler devlet katında iptal edilmişlerdir,böyle bir din anlayışı Müşrikliktir. Müşrikliği devletler ve yöneticileri hortlatmışlardır.

Ferîd

15 Ocak 2020 11:34

Hocalar "gevur icadı kullanmak caizdir" derken hata ettiler. Gevurun icadını alan kanununu da alır tarzını da. Örnek: Saç traşı tarzımız.

engineer

15 Ocak 2020 09:32

Diyanet yeni fetvasında TOKİ konutlarına ilişkin faizli krediler hakkında ‘caizdir’ fetvası verdi. Diyanet’e göre, devlet bu kaynağı kamu bankalarından alıyor, devletin faizden para kazanma amacı olmadığına göre, bu faizli işlemler caizdir.

engineer

15 Ocak 2020 09:09

"Müşrik asrın tarzına değil, Allah’ın farzına uyacağız" neyle uyacağız ab nin i..ne uyum yasalarıylamı, mor çatıylamı, istanbul sözleşmesiylemi,lgbti lemi, ak-lgbti lemi,faizi bir dünya gerçeği yaparakmı,domuz etini kasaplık hayvan yaparakmı,zinayı suç olmaktan çıkararakmı, 14 asır önceki hükümleri güncelleyerekmi, haşa Allah cc nün hükümlerini güncelleyerekmi?, Ahkam-ı İlahiye yerine avrupa birliğinin uyum yasaları denen i.. ne kanunlarını dayatarakmı, ab birliği bakanlığı kurup hıristiyan avrupanın kapıısndan kovularakmı, afedersiniz bizim köyde bir söz vardır; it dövüldüğü kapıya gider diye, ne işimiz var ab nin kapısında?

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle