• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI
15 Nisan 2020

Musibetleri mü’mince okuma usûlü/2

Allah’ın arzında tecelli eden hadiseleri, başlarına gelen olayları, indirilmiş bir vahyin ayetleri gibi okumak, musibetleri mü’mince okuma usulünün bir gereğidir. Eğer yaşanan ve yaşanmakta olan hadiselere ve musibetlere böyle bakılırsa, Allah’ın muradına uygun hareket edilmiş olur. 

Ferdler, aileler ve cemiyetler, meydana gelen her hadisenin, başlarına gelen her musibetin içinde kendilerine indirilen ilâhi mesajların olduğunu bilmekle mükelleftirler. Mü’min insan eğer olup biten her şeye bu gözle bakar, faruk bir akılla ve Allah’ın nuruna sabitlenmiş bir basiretle okursa, o zaman Allah’ın insanoğluna hâlâ mesaj gönderdiğine taaccüple şahidlik edecektir. Hadiselerin, musibetlerin içinde bize indirilen ilâhî mesajlar, tıpkı Kur’ân’ın mesajları gibi muhteliftirler. Bazı musibetler mü’minler için necat olurken, aynı musibetler münkir ve müşrikler için de azap olmaktadır. 

Kur’ân-ı Kerim’de tekrar edilen şer’i kaidelerden birisi de, musibetler, belâlar, kulların günahları ve hataları sebebiyle Allah’ın izniyle isabet ederler. Rabbimiz buyuruyor: “Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendi nefsinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (165) 

Bu ayetteki “kendi nefsinizdendir” ibaresinin manası, kendi günahlarınızdandır demektir. Günahlarımız, musibetlere çıkarttığımız davetiyelerimizdir. Toplumsal günahlar, toplumsal musibetlerin davetçileridir. Toplu günahların toplu helaklere sebep olduğu nassı Kur’ân ile sabittir. Günahlarımız, bizim musibetlerimizdir. Allahû Teâla uyarıyor:

“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır. 

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki kavimlerin/milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a şirk ortak koşan kimselerdi.” (Rum Sûresi/ 41-42)

Musibetlerden murad; insanoğlundan, aklını başına devşirmesi, ibretler alması ve Rabbine dönmesidir. İdeolojilerle dağıtılmış akıldan, haramlara bakmakla, işlenen haramları sessiz ve tepkisiz seyretmekle kirlenmiş olan gözlerden ibretli basiretler beklenemez. İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden, Allah yasalarını bırakıp küfür ve şirk anlayışlarının peşine düşmelerinden ötürü karada ve denizde Allah’ın yaratışını, Allah’ın fıtratını, Allah’ın fıtrî düzenini bozmaktadırlar. Allah’ın tevhid düzenini bozmaktadırlar. Yeryüzünde ekonomik bozukluğu yasallaştırmaları, hep ben kazanayım, hep ben yiyeyim, hep ben şişeyim, başkaları ne olursa olsun anlayışı yeryüzünün dengesini bozmuştur. Karada ve denizde zuhur eden fesadın ana sebebi, bizim kendi ellerimizle yapıp ettiklerimizdir. Bizden önceki kavimler hükümde ve hâkimiyette Allah’a ortaklar bulmaktan helake gittikleri gibi, bugün de hükümde ve hâkimiyette Allah’a ortaklar bulanlar, Allah’ın dinine, düzenine alternatif dinler, sistemler, düzenler dayatanlar da karada ve denizde fesad çıkararak insanlığı helake götürenlerdir.

Evet, insanların elleriyle işledikleri suçlar yüzünden denizde ve yeryüzünde fesat çıkmıştır. Fesat, ifsat yeryüzünde küfrü yaymak, küfrü hâkim kılmak, küfrü ve şirki yasallaştırmak demektir. Allah’ın yeryüzünde koyduğu kendisine kulluk düzenini değiştirip, ilga edip onun yerine başkalarına kulluk düzenini ikame etmek demektir. Fesat, bozgunculuk yeryüzünde Allah kullarının Allah’tan başkalarına kulluk etmesidir. Fesat, yeryüzünde Allah’ın kullarının kendi hür iradeleriyle kime kulluk edeceklerine, kimin kanunlarına itaat edeceklerine karar verme haklarının ellerinden alınmasıdır. Allah kullarını zorla kendi kanunlarına uyarak kendilerine kulluğa zorlamaktır. İşte fesat budur. Ve işte yeryüzünde düzen koyan Allah’ın vahyinden, Allah’ın düzeninden habersiz insanların topluma hâkim olması o toplumu fesada verecek ve insanlar arasında Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve merhamet esaslarına dayalı tüm insanlar arası ilişkileri param parça edecektir. Böyle insanların toplumumuza egemen olmaları sebebiyle şu anda ülkemiz bozulmuş, şehrimiz bozulmuş, köyümüz mahallemiz bozulmuş, yeryüzü bozulmuş, emânet ve güven duyguları ortadan kalkmış, kimse kimseye güvenemiyor, rahmete dayalı tüm ilişkiler kalkmış, kin ve nefret baş göstermiş, Müslüman Müslümanı aldatıyor, kardeş kardeşi ezmeye çalışıyor. Dünya ve ahiret hayatımızı hüsrana uğratan haram ve günah virüsleri kılcal damarlarımıza kadar sirayet etmiş bulunmaktadır. Allahû Teâla günahlarımızın bazısının azabını bu dünyada bize tattırarak kendisine, dinine, düzenine dönmemizi murad etmektedir. Musibetleri başkalarının üzerinden değil, kendi üzerimizden okumamız, musibetleri mü’mince okuma usulündendir. Şunu bilelim ki; her musibet bir ikaz faslıdır. Allah’a dönüş yapmak işin aslıdır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

LALA

Haşa Tanrı'yı kıyamete zorlamak için evanjelistlerin ve hüccetiye tarikatının(İran) neler yaptığını bir araştırsın bilmeyenler. İşe PİZZAGATE ile başlasınlar. Allah, masumlara yapılan zulümleri karşılıksız bırakmayacak. Kıyamet saatini ancak O bilir ve dilediği zaman koparır, gavur istediği için değil! Bu konuda merhum Mehmet Şevket EYgİ'nin makalelerini okuyunuz lütfen.
  • Yanıtla

Mustafa

Mü'mince dua.usulu .....İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur. (FUSSİLET suresi 51. ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.” (FURKÂN suresi 77. ayet) Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun! (ŞUARA suresi 213. ayet) Onlar, yataklarından kalkarlar, korku ve ümitle Rablerine dua ederler. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de hayır için harcarlar. (SECDE suresi 16. ayet) Rabbiniz şöyle buyurdu: “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.” (MÜ'MİN suresi 60. ayet) Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kâfirler için ise çetin bir azap vardır. (ŞÛRÂ suresi 26. ayet) ‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.’ (NÛH suresi 11. ayet) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir. (HADÎD suresi 21. 2/152 - O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin. 153 - Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir. 186 - Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. 201 - Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır. 7/205 - Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23