Mazluma benzeyen zalimler

12 Haziran 2019 Çarşamba

Fakirlerin fakirliği üzerinden kendi küfür ve kâfirliklerini kusmak isteyenler, mazluma benzeyen zalimliklerini gizleyenlerdir. Ülkemizde zalimlere âşık olan mazlumlar, zalimlerin kanatlarında teselli aradılar. Mazlumun, mahrumun, mağdurun, mahkûmun işine değil, hep zalimlerin işlerine yaradılar.

Müslümanlardan gayrisini dost/yardımcı, idareci edinen Müslüman düşmanı kovamaz bu diyardan. Tarihin şehadetiyle sabittir ki; dinde taviz vermeyenler, ülfet görmediler müstevli mürted ve harbi gâvurdan!

Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmek anlamına gelen adaletin olmadığı yerde zalimlerin sayısı çoktur. İlâhî adalette “zaman aşımı” yoktur. Kaybolan adaleti yanlış yerde aramayalım. Adaleti zenginlerin sözlerinde, fakirlerin de gözlerinde arayalım.

Atalarının zulümleriyle iftihar ederek yola çıkanlar, mazluma benzeyen zalimlerdir. Onlar tıpkı ataları gibi zulüm etmek için imkân ve mekân kollayanlardır. Zalime zulüm etme imkânı ve mekânını verenler, ömür boyu mekânsız kalanlardır. Siyasette varlık sebepleri dininize ve dilinize küfür etmek olanları yeniden bu topraklarda iktidar ve muktedir yapmaya çalışırsanız, dininizi ve dilinizi kaybetmeye mahkûm olursunuz.

Zalimlerin bahçesinde saksıda dolaştırılan seyyar bir çiçek olacağınıza mazlumlar içinde ölünceye kadar müjdelenmiş gariplerden olmaya razı olan bir gerçek olunuz. Bil ve inan ki; “Hayat bir nefestir aldığın kadar. Hayat bir kafestir kaldığın kadar. Hayat bir hevestir daldığın kadar.” Hayat bir felahtır mü’min ve mücahid kaldığın kadar!

Kardeşlerine karşı mazlum olmaktansa zalim olmaya ve zalimlerle beraber olmaya karar verenler, mazlum Habil’in değil, katil Kabil’in yolundadırlar. Mirasımız Kabil Kompleksi ise, ihtiraslarımıza kurban etmeyeceğiz Habilimiz kalmaz. Felak suresinde “haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Rabbe sığınırım” ayetinde Zemahşeri (Rh.a.), hasetçiyi şöyle tarif ediyor: “Haset eden kişi, başkasının sevincinden gam duyar. Hâlbuki onun zararı yalnızca kendisinedir. Ömer b. Abdülaziz (Rh.a.) der ki: “Ben haset eden kadar mazluma benzeyen bir zalim görmedim.” (Tefsiru Keşşaf /Zamahşerî, C: 4, Sh: 823, Beyrut/ 1947)

Halkı gaflet uykusundan uyandırmaya ve zalimlere karşı duru bir duruş sahibi olmaya alıştıran âlimin yaşadığı köyde bir horoz vardı; her sabah ötüp dururdu, bir gün sesi kesildi sahibine; “Horozun sesi neden gelmiyor?” diye sordu.

“Cemaat şikâyet etti bizi uyandırıyor bırakmıyor uyuyalım ben de kafasını kestim” dedi. O gün âlim anladı ki, halkı uyandırmak isteyenlerin başını kesiyorlar. Allah’a olan kulluklarını Hududullah’ın dışına taşıranların taşkınlıkları tartışılmaz. 

Pirincin içindeki beyaz taşları ayırmak ne kadar zorsa, mazlumlara benzeyen zalimleri fark etmek de en azında o kadar zordur. Zalimi mazlum, mazlumu zalim konumunda gösteren bütün sistemler, oluşumlar, lâ dinidirler. Dinde mazluma benzeyen zalimler de zalimdirler. Allahû Teâla haber veriyor:

“Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: “Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)” Onlar da, “Biz yeryüzünde mustaz’afin/zayıf ve güçsüz kimselerdik” derler. Melekler, “Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!” derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.” (Nisa Sûresi/ 97-98)

Mazlum rolünü oynamaya çalışan zalimler, kendi zalimliklerini katmerleştirenlerdir. Dünya bize kalsa da biz dünyaya kalmayacağız. Gökler üstümüze çökse de, yer altımızdan kaysa da zalimlere bağlanmayacağız.

Hilafetin ilgasından sonra gâvurlara uşaklık edenler yürürlükten kaldırdılar Allah’ın Kur’ân’ını. Gâvurlar ise kendilerine helal kıldılar Müslümanın malını, kanını. 

Hilafetin ilgasından sonra bu ülkenin zalimleri insanları hep Demokrasi ninnileriyle uyuttular. Ülkemizde varlık sebepleri zulüm olan zalimler zalim olduklarını unuttular. Mazlumlara değil, hep zalimlere umuttular. Hak-hukuk denilen yerde hiç yoktular. Nerde bir zalim varsa onun elinden tuttular. Helal yerine hep haram lokma yuttular.

Bir ülkenin zalimden farksız hale gelmişse âlimi; o ülkenin her şeyi tükenir, tükenmez zalimi. Âlimler zalimleri alkışlamaya devam ederse, zulme ve zalimlere karşı uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir. Zulüm ve zalimler karşısında ulemanın suskunluğundan cesaret alan dinsiz ve donsuzlar birleşir. Müslümanı bırakır doğrudan doğruya Müslümanın diniyle güreşir.

Müslüman olarak razı olmak gerek dalında tek bir goncaya. Tekme atmak gerek; camileri ahıra dönüştürenleri, ezanı yasaklayanları, Kur’ân okumayı suç sayanları rahmetle anan zalimden razı olan hocaya!

Mazluma benzeyen zalim yeni zulümlere hazırlanıyor. Mazluma benzeyen zalimi destekleyenin karanlığından bulutlar parçalanıyor. Dünün kan ve katliamlarını sermaye edinmiş akıyor kirli nehir. Mazluma benzeyen zalime teslim edilir mi şehir?

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • FerhatFerhat12 gün önce
    Hocam bagislayın amakâfirlere oy vermeyin münafiklara oy verin mi demek istiyorsunuz. Yoksa bu iki gutuptanda beri olun ve sadece Allah cc nizaminami tabi olun demek istiyorsunuz inanın idrak edemedim.
  • Müslümana benzeyen oy avcıları.Müslümana benzeyen oy avcıları.12 gün önce
    "Müslüman,mustazaf,muhafazakar insanların REY(OY)LERİNDEN YEMLENİP,KAFİRLERİN KÜMES'İNE YUMURTLAMAK" GİBİ;BÖYLE BIR DEYİM, ATASÖZÜ VAR MIDIR?
  • CemalCemal13 gün önce
    Allah razı olsun aziz dostum. Gerçekleri ancak böyle tanen tane yazmak gerek. Anlayan zaten anlamıştır. Anlamayanlara da Allah akıl ve iz'an nasib etsin. Selamlar
  • Ramiz ÇAKIRRamiz ÇAKIR13 gün önce
    12.Haziran 2019 Allah razı olsun, Sayın Mustafa ÇELİK’E Cevabım; Mazluma benzeyen zalime verilmez bu ŞEHİR
  • AkifAkif13 gün önce
    Yine kuran ayetleri hadisleri ile harmanlanıp kendi ideolojisine yakın partiye oy atın demek için yazılmış güzel bir yazı. Zaten akp haricinde herhangi bir parti idareyi alınca hepimiz hristiyanlığa geçip, sevr anlaşmasını devreye sokacağız, orta asyaya geri sürüleceğiz. Şu koltuğunuzu din kılıfıyla korumaya çalışıyorsunuz ya iğreniyorum.
  • zeynepzeynep13 gün önce
    Ey istanbul sen nelere kadirsin
  • Ahmet zekiAhmet zeki13 gün önce
    Sayın yazar geçmediğim köprünün geçiş ücretini dolar üzerinden bana ödeten zalim değil mi, üretimi bitiren, gözünü rant ve talan bürümüş ülkeyi krize sokmuş cebindeki parayı pula çeviren beni faiz altında inim inim inleten muhtaç hale getirenler Allahın indirdiği hükümlerlemi hükmediyor?
  • Fikri TokFikri Tok13 gün önce
    İtiraf edeyim son yıllarda zevkle okuduğum ve de istifade ettiğim makalelerden biri oldu. Bu yazı da geçen hikâyenin Ali Şeriatiye ait olduğunu söyleyen kardeşim, bu hikâyeyi Anadoluda bircok yaşlı adam söyler. Şahsen ben bu hikâyeyi kırk sene önce dedemden dinledim. Bu tip hikâyeler nesilden nesile aktarılan anonim hikâyelerdir. Herkes değişik bir yönüyle anlatır, gündeme getirir. Keşke suçlamak yerine ben daha önce bu hikâyeyi Ali şeriatinin kitabında okudum deseydiniz daha uygun olurdu. Şimdi ben Ali şeriati neden benim dedemin ismini vermemiş desem olur mu? Ne olur biraz Anadolu hikâyelerini okuyalım. Hikâyelerden dersler çıkartalım. Birbirimize dua edelim.
  • Kadir Dalkılıç Kadir Dalkılıç 13 gün önce
    Akıcı, uyarıcı bir üslupla yazılmış çok güzel bir makale olmuş. Sizin yıllar önce Lâ kitabınızı okumuştum. Bu makale de Lâ'nın doğrultusunda yazılmış bir yazı. Fahişeye fahişeliğini hatırlatmazsanızsize namus dersi vermeye kalkışır.Fahişelerden namus dersi dinlemeye giden müslümanları görünce kahroluyorum. Bu makaleniz yüreğime su serpti. Allah kaleminize güç kuvvet versin. Herkesin istifade edeceği bir yazı olmuştur. İnşaAllah okunur da ibret alınır. Dualarımız sizinle....
  • Mustafa Mustafa 13 gün önce
    Lakitabını yazan.İlla kitabını yazanNeredesiniz
  • Sorumlu Sorumlu 13 gün önce
    Halkı gaflet uykusundan uyandırmaya ve zalimlere karşı duru bir duruş sahibi olmaya alıştıran âlimin yaşadığı köyde bir horoz vardı; her sabah ötüp dururdu, bir gün sesi kesildi sahibine; “Horozun sesi neden gelmiyor?” diye sordu.“Cemaat şikâyet etti bizi uyandırıyor bırakmıyor uyuyalım ben de kafasını kestim” dedi. O gün âlim anladı ki, halkı uyandırmak isteyenlerin başını kesiyorlar. Allah’a olan kulluklarını Hududullah’ın dışına taşıranların taşkınlıkları tartışılmaz. (Hocam bu Ali Şeriatinin meşhur bir sözüdür neden kaynak göstermekten cekiniyorsunuz ki bence buda bir çeşit kul hakkıdır afedersiniz ama kendi ornekliginiz gibi sunmak çok yanlış siz Yeni Akit okurunu hiç okumayan cahil bir kitlemi sanıyorsunuz)
  • ZamahşeriZamahşeri13 gün önce
    Değerli yazar subjektif görüşlerinizle altı üstü bir belediye seçimine öyle anlamlar yükleme yapmışsınız ki... Sanki herkes oy kullanırken ideolojiye oy veriyor manası çıkıyor. Bence bu seçim tabuları yıkacak evvela kinden, nefretten, ötekileştirme hastalığına yakalanan önyargılardan... Dini tekeline alan İslam'ın hâmileri yalnız biziz diyen din bezirganlarına inat, Zulme uğruyoruz havası estirip kamunun imkânlarını cepkerine indiregandi yapanlara inat, dünyayı sadece biz kurtaracağız diyen çapsız müstekbirlere inat, insanları sadece seçimde hatırlayanlar vefasızlara inat, Yâ Hakk! Yâ Hakk! Ya Hakk!

Günün Özeti