• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Marifet iltifata tabidir

29 Eylül 2021


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

Hayatta başarıların ödüllendirilmesinin gerekliliğini ifade etmek için “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir” sözü söylenmiştir. “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir” sözü kişilerin yapmış olduğu işler neticesinde başarılarının takdir edilmesi halinde daha verimli işler yapacaklarını belirtmek için kullanılmaktadır. Mârifet, Arapça irfan sözcüğünden gelir ve hüner, beceri demektir. İltifat, Arapça gönül alma, ilgilenme demektir. Başarı, takdir edildikçe artar ve denir ki, “İltifatsız metâ zâyidir.” Marifet de irfanla aynı köktendir, ama bazıları ikisi arasında şöyle farklar görürler. Marifet duyularla bilmedir, irfan ise ruhi bir hissediştir. Marifet daha çok sıradan bir bilgiyi anlatır, internet şebekesinden bile alınabilir, irfan ise ancak ruhun şebekesinden kazanılır. Marifet basarla/gözle de elde edilebilir, irfan ise ancak basiretle kazanılır. Dolayısıyla marifet; takvadan, basiretten ve firasetten hali değildir. Marifete iltifat, bir anlamda takvaya, basirete ve firasete iltifattır.

Takdir duygusu, başarının devamı için ortaya konulan bir destektir. İnsanların yaptıkları işlerde motivasyon bulmalarını sağlamak için iltifat edilmesi ve başarılarının övülmesi oldukça önemlidir. Burada önemli olan yapılan iltifatın kişinin şahsına değil ortaya çıkarmış olduğu işe yapılmasıdır. Bu şekilde yapılan övgüler olumlu davranışların artmasına vesile olacaktır. Motivasyon ve moral için iltifat şart tüm insanların daima tatlı söz ve iltifatlara ihtiyacı vardır. Bir başarı ile ilgili edilen iltifatlar insanlara güç ve ilham verecektir. Bir başarıyı övmenin hiç bir sakıncası yoktur. Aksine insanların yaptıkları işi daha hevesli bir şekilde yapmalarına yardımcı olacaktır. İnsanların elde ettiği başarıları takdir etmek günümüzde çoğu kişi tarafından unutulmuştur. İnsanların çocukluk yıllarından itibaren başarılarının takdir edilmesi olumlu yönlerinin artmasına sebep olacaktır. Müşteri olmayınca san’atkârın şevki kırılır. Bir daha o üründen yapmaz, kabiliyeti de körelir. Marifete iltifat edilen yerde, topyekûn bir kalkınma yaşanacağını düşünmek mümkün. Marifete iltifat edilen yerde, mananın beslediği bir maddeden söz etmek mümkündür. 

Marifete iltifat edilen yerde, dengede yürüyen bir hayattan bahsetmek mümkün. Bu durumda, marifete iltifat edilen yerde, toplum kesimleri arasında barışın temelleri herhalde sağlamdır, diye düşünebiliriz. Marifet iltifata tabidir. İlk anda bencilce bir söz olarak çağrışım yapsa da bir yönden de edebiyat literatürüne girmiş olması Anadolu insanı tarafından bir nevi benimsenmiş ama orijinali böyle maalesef tersini düşündüğümüzde iltifat marifete tabidir demek toplumsal statü gereği üst düzeyde olanlara karşı söylenir. Zaten üst konumdan beklenen marifettir. Marifetten sonra iltifat edilir böyle düşündüğümüzde kelime asla bencilce veya egoistlik gibi bir anlam çıkmıyor. Önemli olan da hadisi şerifte belirtildiği gibi “ameller niyetlere göredir” (Sahih-i Müslim, İmâre, 155; Sahih-i Buhârî, Bedü’l vahy, 1) iltifat mı marifete tabidir yoksa marifet mi iltifata tabidir kesin biçimde birbirinden ayırmak çok zor.

“İyilik ticaret değildir. Allah için yapılır ve unutulur.” “İyilik eden mükâfat beklediği an tefecidir..” Yapılan iyilik için başa kakma da manevi hacizciliktir. İnsanlar yaptıkları işlerde beklentisiz olmalı. Hiç kimseden takdir, tebrik beklemeden işine sarılmalı. Konunun hakkını vermeli. Üzerine düşen vazifeyi eksiksiz, kusursuz, arızasız yerine getirmeli ve sonra da unutmalı… Kimileri de takdir edilmedikçe marifet sayılamayacağını söylüyor. Bir başkası da “marifet iltifata tabidir, iltifat olmayan marifet zayidir…” diye ifade ediyor.
Yetenekli, becerikli, üreten insan her zaman marifetlidir. Karşılık beklemeksizin yaptığı marifetler de mutlaka karşılığını bulur. Sizin niyetiniz halis, kendiniz de hasbi olursanız bu millet de size iltifat etmekten kaçmayacaktır.

Marifet ehlinin iltifata meyletmesi değil, hakikatin yayılma ikliminin oluşması, oluşturulmasıdır. İyiliklere iltifat, kötülüklere düşmanlıktandır. İyiliklerin ve iyilerin itibar ve iltifat gördükleri bir yerde kötüler ve kötülükler mahkûm ediliyor demektir. İltifatın marifete tabi olması, marifetin müşteri bulmasıdır.. Marifet ile iltifat arasında irtibat kurmak, irfan zeminine kavuşmaktır. Marifet, kendi başına bir kıymettir. Aslında marifet gibi bir kıymetin, iltifata tabi olması, iltifata muhtaç olması, iltifatsız şekilde zuhur etmeyeceği düşüncesi temelinden yanlıştır. Ne var ki iltifatın marifeti teşvik ettiği vakadır, bu da ayrıca bir kıymettir, reddi gerekmez. Fakat her şeye rağmen marifetin zuhur etmesi, marifet sahibinin onu izhar etmesi, bunun için hiçbir nefsi ve dünyevi karşılık, mükâfat, iltifat beklememesi, marifetin mahiyetinden, arifin şahsiyetindendir. İltifat, marifetin iklimini oluşturan, duyulmasını, yayılmasını, kabul görmesini temin eden bir içtimai tedavül mecrasıdır. İrfan ve izan burada gelişir. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Refigül Baltacı

Sayın Mustafa Çelik Yazınızdan dolayı size teşekkür ediyorum .Çok eğitici ve modive edici bir yazı başarılarınızın devemını Allah tan temenni ediyorum Selam ve dua ile.....
  • Yanıtla

Vehbi

Kardeş es Selam. Genel olarak dünyada çok kafir var, onlara saygım var lakin bizim dünyamızda hakkın üzerine batılı bina etmeye çalışan, pilavın içindeki beyaz kalıpçı taşlardan, beşeri mücadelelerini islami göstermeğe çalışan daha ehşed münafıklık müslüman söylemi yapıyorlar. Onlara müjdeler olsun, Allah(cc). tuzak kurucuların en hayırlısdır.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23