--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kurtlar konseyinden kuzulara beraat çıkmaz

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik

Batı’nın tarihi, insanlık suçlarının tarihidir. İslâm’a ve Müslümanlara harp ilan etmişlerden Müslümanlar için merhamet beklenmez. İslâm ümmetinin bir parçası olan Suriyeli Müslümanları Suriye’de egemenliğini sürdüren Âl-i Firavun’un elinden kurtarmayı Avrupa Birliği’ne, Cenevre Konferansı’na, Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya insafına havale edenler, “kurtlar konseyinden kuzulara beraatın çıkmaz”lığını unutanlardır.
Müslümanlar beşeriyet âlemi için “hayırlı ümmet” olma misyonlarını unuttukları günden bu yana kurtlar konseyinin kararlarına bağlı yaşayan kuzular oldular.
Küresel Emperyal sistem, çıkarları doğrultusunda yerleşik çapulcular vasıtasıyla Türkiye’ye, Türkiyeli Müslümanlara yeniden bir ayar vermeye çalışıyor. İçki, Enerji ve Faiz lobileri devrede. İçki, Enerji ve Faiz lobisinin yanında olmak, karaltısını kalabalığını çoğaltmak; Ebu Zerlik değil Ebu Cehilliktir!
Türkiye’de Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan Kemalist nesil, ne kadar iyilik varsa tüketmeye yeminli bir nesildir. Bu nesil, “Komşunun evi yansa da yumurta mı pişirsem” diyerek pusuya yatan hainlerden meydana gelmiş bir nesildir. Kemalist neslin iddiası ıslah, icraatı ise ifsaddır. Rabbimiz uyarıyor: “Kendilerine: ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın!’ denildiği zaman, ‘Biz ancak ıslah edicileriz.’ derler.” (Bakara: 11) Kur’an ile idare olunmayan günümüz Türkiye’sinde başından örtüsü çekilen kadın görüldü ama elinden içki kadehi alınan adam görülmedi. Buna rağmen ayyaşlar, sarhoşlar özgürlük kavgasını veriyorlar. Bazı baldırı açık kadınlar Türkiye’yi bir “Çıplaklar Kampı”na dönüştürmek için meydanları terk etmiyorlar. Avrupa’dan bunlara acil destek yağıyor. Avrupalı Krallar, Demokratlar, Türkiyelilere Vandalizm’e boyun eğmeyi tavsiye ediyorlar.
İktidarlarında Avrupa Birliği’ni İslâm Birliği’nin önüne geçirenler, kendi yanılgılarının mazlumu olmuş durumdadırlar. Kur’an’sız bir hayatta karar kılan idareciler, kendi ülkelerini kaotik bir tünelin karanlığına mıhlamaktan öteye geçemezler. Yukarıdan aşağıya, soldan sağa doğru okunabilen bir dörtlüğünde Yavuz Sultan Selim der ki:
“Sanma şâhım/herkesi sen/sâdıkâne/yâr olur
Herkesi sen/dost mu sandın/belki ol/ağyâr olur.
Sâdıkâne/belki ol/bu âlemde/dildâr olur
Yâr olur/ağyâr olur/dildâr olur/serdâr olur.”
Kurtların kararı kuzuları yemektir. Kararları kuzuları yemekten ibaret olan kurtlar konseyinden kuzulara beraat çıkmaz. Kendilerini kurt olarak gören Avrupalılar genelde İslâm coğrafyasına özelde ise Türkiye’ye, Türkiyeli Müslümanlara kuzu gözüyle bakıyorlar. Yunanlı filozof Phaedrus’un öyküsüdür... Bir gün kurt ile kuzu susayınca birlikte aynı dere kenarına gitmişler. Kurt derenin üst tarafında, kuzu ise alt tarafında su içmeye başlamış. Bir bahane uydurup kuzuyu yemek isteyen kurt şöyle seslenmiş: “Bana bak kuzu, neden benim içtiğim suyu bulanıklaştırıyorsun?” Kuzu korkudan titreyerek, “Özür dilerim ama ben böyle bir şeyi nasıl yapabilirim; ben derenin alt tarafında sizin önünüzden geçen suyu içiyorum” demiş. Minik kuzu bu sözüyle kurdun bahanesini yani kanıtını çürüttüğünü düşünmüş. Fakat kurt kararlı, bir bahane bulup mutlaka kuzuyu yiyecek. Bu kez şöyle seslenmiş: “Hey kuzu sen 6 ay önce benim hakkımda kötü konuşmuşsun.” Kuzu “ama” der, “ben 6 ay önce daha doğmamıştım.” Kuzu sahte delilleri tek tek çürüterek hayatta kalacağını sanmaktadır. Bilmiyor ki, Kurt kararlıdır; sadece aradığı “orman yasallığı”dır. Yani kuzunun bir suç işlediğine orman kamuoyunu ve kendini inandırmaya çalışmaktadır. Ve kurt son olarak “tamam sen konuşmamış olabilirsin ama baban konuştu” der, kuzunun üstüne atılır ve paramparça ederek yer. Koyun olma kurtlara yem olursun. Mücahid ol kurtlardan kurtulursun!
Kurtlar konseyinden akıp gelen tehlike ciddidir. Çare “Uysal Koyun Mezhebi”ni terk edip mücadele meydanına inmektir. Müslüman oldukları halde kendilerini cihad’dan çalanlar, canilerin sayılarını çoğaltanlardır. Cihad cani olmak değil, canilerden kurtulmanın çaresidir.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle