Kur’an’ın tarihselliğini iddia etmek mürteciliktir (1)

13 Mart 2019 Çarşamba

Kur’ân-ı Kerim, bütün insanların üzerine her gün eşit doğan ve kıyamete kadar da doğmaya devam edecek olan bir güneştir. Buna engel olmak mümkün değildir. Mekkeli müşrikler, “İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın.” (Fussilet Sûresi/26) diyerek engellemeye çalıştılar ama bir şey yapamadılar. Günümüzde Mekkeli müşriklerinin yolunu takip ve taklid eden mürted ve mürteciler var.  Bugün Kur’an’a karşı müsteşrik ve müstağrip bir mürtedler ve mürteciler koalisyonuyla karşı karşıyayız.

Şeytanın rahatsız olmadığı bir Müslümanlık icad etmenin derdine düşmüşler. En büyük engel olarak da Kur’ân’ı görmüşler. Bunun için Kur’ân’ın inkârını kolaylaştırmaya çalışıyorlar. Kur’ân’a layık olmayan sıfatları Kur’ân için ileri sürüyorlar. Müsteşriklerin talimatlarıyla harekete geçerek içerden Kemalistlerden, dışarıdan Emperyalistlerden destur almışlar. Yapmak istedikleri şey, muttakiler için hidayet rehberi olan Kur’ân’ı şek ve şüphelerle tarihe gömmektir. Genelde bu işin öncüleri de Türkiye’de İlahiyat Fakültelerinden çıkmaktadır. Batılı müsteşriklerin ve oryantalistlerin Anadolu topraklarındaki en büyük başarıları ve ürünleri, Allah’ın dinini tenkid edenleri yetiştiren ilahiyat fakülteleridir. 

Kur’ân, zaman ve mekân üstü duruşuyla bütün insanlığa konuşur. Her zamanın, her zeminin ve her neslin Kur’ân’da bir nasibi vardır. Kur’ân insanların hayatında devlet olsun, kıyamete kadar insanlar arasında hükümleri uygulansın ve yürürlükte kalsın diye gönderilmiştir. Günümüzde Kur’ân’a uyarlanmak istenen tarihsellik, Yunan felsefesinden kaynaklanmış olan mülevves bir metod olup Kur’ân’ı belli bir zamanla ve mekânla mukayyed kılma kurnazlığıdır. Yani Kur’ân’sız bir hayat yaşamak isteyenlerin kavgasıdır. 

Tarihsellik kavramının arkasına gizlenerek “Kur’ân’da irab hataları vardır. Müsteşrik Rudi Paret’in dediği gibi, Kur’an Allah Rasûlü tarafından Ahd-i Atik’ten bir uyarlamadır. Muhammed, Kitâb-ı Mukaddes’teki malzemeyi iktibas ederken, Eski-Ahit yazarlarının (Chronisten) edebi hikâyeciliğiyle rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyordu. Kur’an lafzı Allah’a ait olduğu takdirde Allah’ın doğrudan savaş, cihad ve kıtalı emretmiş olması gerekecektir. Oysa Allah, ahlaki olarak bundan münezzehtir. Kur’an’ın hem lafız hem mana itibariyle inzal edildiğini kabul etmek, cihad ve kıtal meselesinde kullanılan politik dilin bizzat Allah’a ait olduğunu söylemeyi gerektirir. Vahyin salt mana ve mefhum olarak inzal edildiğini kabul etmek ise söz konusu dilin Hz. Peygamber tarafından formüle edildiğini, dolayısıyla Allah katından genel muhteva ve perspektif olarak aldığı vahyin ışığında konjonktürel gelişmelerle ilgili yol haritasını kendisinin belirlediğini söylemek gerekir ki bize göre bu ikinci ihtimal daha makul görünmektedir. Aksi takdirde ‘Allah’ın ahlâkîliği’ meselesi gündeme gelir” iddiasında bulunmak, mürtedliği ve mürteciliği garantilemektir. Kur’ân lafzı, manası ve maksadıyla Allah kelamıdır. Kur’ân, Peygamberin sözü değildir. Kur’ân ayetlerine Peygamber sözü demek küfür olduğu gibi, Peygamberin irad buyurduğu hadise bile Kur’ân denemez, denirse küfür olur. (Hak Dini Kur’ân Dili/M. Hamdi Yazır, C:1,  Sh: 15, İst/ 1971)

Allahû Teâla’nın “Eğer kendi sözlerini bizim sözlerimiz diye söyleseydi onu yakalar şah damarını keserdik.” (Hakka Sûresi/44-46)” buyurduğu halde cihad âyetlerini Peygamber söylemiştir demek, mürtedlikten ve mürtecilikten başka bir anlam ifade etmez. Kur’an’ın lafzı ve manası üzerinde Hz. Peygamber’in herhangi bir tasarrufu kesinlikle söz konusu olamamıştır. Bu husus birçok ayette belirtilmiştir: 

Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunup anlatılınca bizimle karşılaşacaklarına inanmayanlar, “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir” dediler. Onlara şöyle de: “Onu kendiliğimden değiştirmeye hak ve yetkim yoktur, ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Eğer Rabbime itaatsizlik edersem şüphesiz dehşetli bir günün azabından korkarım. (Yunus Sûresi/15)

Sen onlara bir ayet getirmediğin vakit, “Onu da derleyip toplasaydın ya!” derler. De ki: “Ben sadece rabbimden bana vahyedilene uyarım. İşte bu Kur’an, rabbinizden gelen kanıtlardır, inanan bir topluluk için hidayettir, rahmettir. (A’raf Sûresi/203) 

Modern zamanın mürted ve mürtecilerine şunu hatırlatırız: Kur’an-ı Kerîm Hz. Adem (as)’den kıyâmete kadar; düşünmek, konuşmak, evlenmek, sevinmek, üzülmek gibi değişmez fıtri özelliklere sahip ve bu özellikler itibariyle hep aynı kalan insana hitap etmektedir. “Ben de Müslüman’ım” deyip Mekke müşriklerinin Kur’ân ve Peygamber hakkındaki lakırdılarını bugüne getirip bir hakikat olarak tekrarlamak hem mürtedliktir ve hem de mürteciliktir. Kur’an’ın lafız değil, mana olduğunu ve metninin Nebîmiz tarafından formüle edildiğini söyleyenler, mürted ve mürteciliklerini ilan etmekten öteye geçemezler.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ahmetahmet4 ay önce
    Allah razı olsun. Güzel bir yazı olmuş. Bugün,Ehl-i Sünnetin sesinin her zamankinden daha gür çıkmasına muhtacız
  • TurgayTurgay4 ay önce
    Yorumuma yorum yapan Mustafa Bey, cevabınız kusura bakmayın ama tamamen mügalata olmuş. Ben resmi kölelikten hani Osmanlı'da yasaklanınca hocaların din elden gidiyor diye ayaklandığı kölelikten bahsediyorum.Mehir ile mirası bir tuttunuz ya artık söylenecek söz kalmadı.Hele islam şeriatı benim gibi 100 erkek yerine 1 kadını şahit alır sözünüze verecek cevabım yok.
  • TurgayTurgay4 ay önce
    Keşke sitenizde yorumcuların da birbirlerini eleştirebilme imkanları olsa.Hatta beğeni butonu da olsa . Karar gazetesinin bu uygulaması bayağı güzel.Gerçi orası da yorum yapmadan sadece butonlara basan trollerle dolu ama yine de iyi.
  • Möhterem borazan bey;Möhterem borazan bey;4 ay önce
    Mürteci mürteddir; mürted dinden çıkandır, bilmem anlatabildim mi? Ayetlere o tarihe ait tahdit getirmek demek: ayetten günümüze ait ahkam çıkarmayı reddetmek demektir; yani hükümleri kendi kafasına göre zart zurt edip kesip biçmeltir. mustafa ostruk denen cahil-i cühelâ işte böyle bir mürteddir.
  • Talha ŞerifoğluTalha Şerifoğlu4 ay önce
    Kur'an etrafında şek ve şüphe oluşturmaya çalışanların uykusunu kaçırmışsınız. İlk cümlenizde Kur'an'ın güneş gibi öldüğünü söylemişsıniz. Birileri kalkar da "bu güneş bin dörtyüz sene öncé doğmuştu artık bir daha doğmasın" derse ve bunun için çalışırsa akıl hastahesine yatırırlar. Bugün Kur'an'ın tarihsel olduğunu iddia edenlerin durumu bu iddiada bulunanın durumundan farksızdır. Bir tımarhane olsa da bu tarihselciler konulsa hem kendileri için hem de insanlığın selameti için hayır olur.
  • Mustafa Mustafa 4 ay önce
    Cahiliye döneminin hükmünü mi ariyorsunuz ayeti ?
  • Mustafa Mustafa 4 ay önce
    Bu başayaklara çok çektirdi çok.Akılsızbaşın derdini ayaklar çeker.Boşuna söylenmedi. Başta ahkam âyetleri kazılı değilse ayak cehenneme çeker.
  • UyarıcıUyarıcı4 ay önce
    Sayın Mustafa Çelik kardeşim, bazı yorumcu arkadaşlar şu tarihsellik meselesi ve Kur'an'ın bugün hayata nasıl geçirileceği konusunda kavrayamadıkları bir durum görülüyor yazılarında. Bunun sebebi şundan kaynaklanıyor. Allahın herhanbir konu hakkında verdiği emir ve tavsiyesini kendi akıl ve mantıklarına göre kıyaslamalarından kaynaklanıyor. Şeytanda zamanında kendi düşüncesini Allahın düşüncesinden üstün görmüştü. Siz demek istiyorsunuzki , bazı bozguncular Kur'an bugün uygulanamaz o eskilerde kaldı diyerek emirlerinin bugün uygulanamayacığının iddiasının yanlış olduğunu anlatmak istiyorsunuz. Önceki kendilerine kitap verilenlerde böyle diyerek sapıtmışlardı. Şimdi bunlarda kıt akıllarıyla aynı taktikle sapıtıyorlar. Şimdiki zamandaki dünyada insanların birçoğu Kur'an'ın indirildiği zamanın öncesindeki hayat şekillerini yaşıyorlar buna ne diyeceğiz. Bire zavallılar! Kur'an önceki kutsal kitapların güncellenmiş ve düzeltilmiş halidir. Niye bugün uygulanmasın ki. Bal gibide uygulanır ve uygulanacaktırda Allahın izniyle. Şirk düzenlerinin miadı doldu insanların hayatlarını kararttı. Birazcık vicdanı olan bugünün dünyasının ne halde olduğunu görürde öyle değerdirme yapar. Ya Yaratıcımızın yoluna döner kurtuluruz yada yok oluruz. Benim gördüğüm gelecek budur arkadaşlar. Selam ve sevgiler.
  • MüslimMüslim4 ay önce
    Madem öyle Kur'an'ın emirlerini yerine getirelim. Zıhar yapanlar veya oruç bozanlar köle azat etsinler. (Mücadele suresi - 3) Kredi kartı kullanmayalım. Vadeli alışverişlerde bir katip yazsın, iki kişi şahit olsun. (Bakara -282) Düşmana karşı savaş atları hazırlayalım. (Enfal -60) Bu devirde at mı olurmuş, köle mi olurmuş diyorsanız eğer, siz de düpedüz tarihselcisiniz. Akılla her iş çözülemez ancak akıl olmadan hiçbir iş çözülemez.
  • Mustafa Mustafa 4 ay önce
    Kafirler kurana müslümanin diyen müşrikler münafıklarin fasıkların verdiği zararı veremez.
  • Mustafa Mustafa 4 ay önce
    Kuran indiği dönemdekimüşriklerin Allah inancı Ankebut suresi 61 zumer suresi3-38münafıklarin namazı Aliimran suresi 142- müşriklerin imanı yusuf suresi106
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer4 ay önce
    Kaleminize..sağlık..
  • Caner CanikliCaner Canikli4 ay önce
    Musatafa hocam, çok güzel bir yazı yazmışsınız. Eğmeden bükmeden gerçekleri ortaya koymuşsunuz. Bu yazıda gündeme gelen hususlar hakkında itirazı olanların kalplerinde bir maraz var demektir. Kur'an'ı tarihin belli bir dönemine gömmeye kalkışmak, Ebu Cehil misyonunu ihya etmeye kalkışmaktır. Bu mürtecilik değil de ya nedir? Allah kalemine kuvvet. Tarihselci mürteci ve mürtedlerin şerrinden bizi ve cümle ihvan-ı dinimizi korusun.
  • Mehmet AltınkurtMehmet Altınkurt4 ay önce
    Mustafa bey, şu tarihselcilik konusunu yeterince araştırma yapmadan suçlama yaptığınızı düşündüm yazınızı okuduktan sonra. Halbuki tarihselcilik konusunu savunanlara mürteci demeniz yanlış. "Vahye konu olan tarihi olayları ve vak'aları bilmeden ayetlerin ne dediği veya demek istediği doğru olarak bilinemez" ifadesinin neresi yanlış?
  • ORHAN İNANORHAN İNAN4 ay önce
    Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir." (İSRA/88)Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'ân'ın şüphesiz Rabbinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri ona saygı duysun. Çünkü Allah, iman edenleri doğru yola eriştirir. (HAC/54)Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır.Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43)Bu Kur'ân, Allah'dan başkası tarafından uydurulamaz, lâkin kendinden önceki kitapları tasdik eder ve o kitabı (levh-i mahfuzu) ayrıntılı olarak açıklar. Onda şüphe edilecek hiç bir şey yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. (YUNUS/37)"Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın). (YUNUS/38)Elif, Lâm, Râ. Bu Kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik. (İBRAHİM/1)Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır. (ZUMER/1)-Cebrail vasıtasıyla vahyolunmuşturOnu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti (NECM/5)Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı. (NECM/9-10)(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi. (NAHL/102)-BİR KISIM AYET İ KERİMELERİ KOPYALADIM.BELKİ OKUYANLARA FAYDALI OLUR MAKSADIYLA.ALLAH(CC) BU ADI SANI MALUM SAPKINLARDAN BİZLERİ EVLAD I İYALİMİZİ VE BÜTÜN MÜMİNLERİ KORUSUN.FİTNE ATEŞİ ÇOK ŞİDDETLİ YANIYOR.İNSANLAR O ATEŞE DOĞRU HIZLA KOŞUYORLAR. ZEVK,SEFA,EĞLENCE VE DÜNYA NİMETİ BİR DE KENDİ DİNLERİNİN İCAZETİ İLE CENNETE DÖNÜŞÜR İSE TAMAM..İŞTE BUNU YAPMAYA ,İLAHİ MESULİYETLERDEN KAÇMAYA ÇALIŞAN DÜNYEVİLER SAPKIN İLAHİYATÇILARA DESTEK VERİYORLAR.HAŞA,ALLAH(CC)'IN EMİRLERİNİ GÜNÜMÜZE UYARLAYIP,(BİN KERE HAŞA) KENDİLERİNE GÖRE KESİP BİÇMEYE, İŞLERİNE GELDİĞİ GİBİ DİNİ KURALLAR KOYMAYA DEVAM EDİYORLAR.BİZLERİ GELENEKSELCİ,HURAFECİ,CAHİL,OKUMAYAN,GERÇEK İSLAMI BİLMEYEN KİŞİLER OLARAK NİTELEYİP AŞAĞILIYORLAR.ÇIPLAK AKILLARI VE HEVALARI İLE DURMADAN ,HERBİR MENSUBU,AYRI AYRI AYET İ KERİMELERİ "KAFASINA ,AKLINA GÖRE" YORUMLUYOR.YARABBİ ,TAM BİR FACİA YAŞANIYOR.İSLAM ADINA DİNİ MÜBİN TALAN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR. BU GÜN ,SÖZÜ OLAN MUHAKKAK SÖYLEMELİ.SUSMA VE SEYRETME ZAMANI ÇOKTAN GEÇTİ...
  • mustafamustafa4 ay önce
    Turgay bey önce söylediklerinizi kendiniz düzgün öğreniniz.Müslüman olmayanların iddialarını '' müslümanmış'' gibi vermek yakışmıyor.Yeterince amerika -avrupa-çin ve rus kölesi var dünya üzerinde siz göremiyorsanız bir iman doktoruna görünün.Kadını yaratan miras hakkını vermemiş mi?diyorsunuz??? Mehir hakkı sizin hangi dininiz de var???Kadın hem kocasından hem de babasından miras alır.Size kaynatanızdan miras kalıyor mu,hanımınız vefat eder de çocuk yoksa ?İki kadının bir tek etmesi özel şahitlikle alakalıdır.Kadınlarla ilgili bir konuda da İslamŞeriat'ı sizin gibi yüz erkeğe karşılık tek bir kadının şahidliğini esas alır.Müslüman halkın çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyorsunuz.Kulaktan dolma sokak ağzıyla,müsteşriklerin ve dinzisizlerin iddia ve ithamlarıyla olmaz bu işler.
  • TurgayTurgay4 ay önce
    Köleliği,cariyeliği ne yapacaksınız.Kadına mirasın üçte birinin verilmesini 2 kadının bir erkek etmesini nereye koyacaksınız.
  • UyarıcıUyarıcı4 ay önce
    Sayın Mustafa Çelik kardeşim yazdıklarıa aynen katılıyorum. Bugün İslama ve Kur'an'a en büyük zararı veren yarım yamalak bilgisi olan kişilerin din hakkında konuşma yetkisi verilmiş olanların mevcudiyette bulunmasıdır. Bunlar bunu, dine ya ekleme yaparak yada azaltarak veya gerçeği asıl anlamından başka yere çekerek insanları saptırnaktadırlar. Ama Allah bugün, bütün dillerde bu sahtekarların maskesini düşürdü. Her insanı kendi mesajına ulaşılabilir kıldı. Fakat hicri 1440 yıl önceki teneke çalarak Kur'an'ın anlaşılmasını önlemeye çalışanların bugünkü versiyonlarì çok daha değişik teneke icat ettiklerinden bugünün insanları bu tuzaklardan nasıl kurtulur bilemiyorum. İnşaallah kitap okumayı arttırarak başarırlar yoksa durum vahim görünüyor. Selam olsun kendini kitap okuyarak arıtanlara. Biz insanların diğer canlılardan farkımızda budur zaten. Allah ne diyor kitabında ; Sizin ibadetiniz ve duanız olmazsa ne yapayım bu dünyada sizi. İnananları müjdeler, inanmayanları Allahtan korkmaya davet eder, selam ve sevgilerimi iletirim.
  • bozerenbozeren4 ay önce
    peki, sadece o zamana hitap eden ve, bu da, şeksiz şüphesiz, son derece açık olan bazı ayetlere ne diyeceksiniz?? toptan reddetmecilik bizim damarlarımıza işlemiş. hepimiz aynıyız, sizi anlıyoruz.
  • bir de hesaplaşacaklarmış!bir de hesaplaşacaklarmış!4 ay önce
    Önce olmadık küfürleri işliyorlar, ardından yakalanınca da; "yawww, bizi yağnış ağnadınız, ahirette sizinle hesaplaşacağız" diye, açık sarı zeytinyağı gibi üste çıkyorlar!

Günün Özeti