--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünya

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik

İslâm’a karşı insanlarda oluşan önyargıları ortadan kaldırmanın, insanları korku ve kuşkulardan arındırmanın yolu, Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyanın berraklığını en hikmetli yollarla insanlara ulaştırmaktır. Kur’ân’ın hâkim olduğu bir dünyada yaşamak için harekete geçmek, insan ve Müslüman olma sorumluluğumuzun idrakine varmaktır. 

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünya; iyilikler ve güzellikler dünyasıdır. Kur’ân, insanın günahlara bulaşmadan yaşamasını, özüne uygun olarak fıtrat üzere kalmasını, özündeki iyilik ve güzellikleri artırıp geliştirerek salih insan/erdem insanı olmasını hedefler. Bunun için Kur’ân âyetleri öncelikle insanın iç dünyasına seslenir, vicdanları harekete geçirir ve gönül dünyasını inşa eder. Ardından insanın düşünce dünyasına seslenir, onun aklını vardırır ve beyin dünyasını inşa eder. Bütün bunları yaparken Kur’ân’ın hedefi, salih insan yetiştirmektir. Kur’ân, insanı günahlardan uzak tutmayı baş hedefine koyar, bunun için günahları belirler, onların dünya ve âhiret kayıplarını açıklar muhâtabına. Günahlardan vazgeçirmek için, günaha niyetlenmiş insanı ondan caydırmak için yapılması gerekeni yapar. Geçmiş toplumlar içerisinde günahları işleyenlerin başlarına gelenleri anlatır. Sözgelimi Kur’ân’da, günahları yapmayın ifadesinden çok günahlara yaklaşmayınifadesi tekrarlanır. Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada harama giden yollar kapanmıştır. Helal olana giden yollar ise sonuna kadar açık tutulmuştur. Yanlış yapma ve yanlış yapana yardımcı olma zemini kalmamıştır. Çünkü Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada tasavvurlar, tavırlar ve kararlar Allah’ın hükmü hâkimiyetine bağlanmıştır. Allah’ın hükmünü ve hâkimiyetini aşan ve taşan bütün tasavvurlar, tavırlar ve kararlar, hayata sıkılmış kurşunlardır.

Allah’ın mülkünde ne garip hâller oluyor; insan insanın düzmelerine koşuyor. Kur’an’ın iktidar sabahını bekleyen çöle ateş düşüyor. Umudlar tükenince yolda kervan üşüyor. 

Müslümanların memleketinde bir siyasinin sözü kadar Kur’ân âyeti kayda değer bulunmuyorsa, o memlekette işlenmeyecek günah kalmamış demektir.

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünya, imanı olan her Müslüman’ın daimi özlemidir. Kur’ân’ın hâkim olduğu dünya, Kur’ân’ın iktidar olduğu dünyadır. Kur’ân’ın iktidar sabahı, kan ve katliamların son bulduğu, insanın insan kalmasının garanti altına alındığı bir sabahtır. Rabbimiz buyuruyor:

“Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir. “ (Maide Sûresi/ 33)

Görüldüğü gibi Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada insanın insanlığı garanti altındadır. Bu dünyada insanın değerini para pul ile biçemezsin. Kanayan yarayı görmeden geçemezsin. Zaruret hali esnasında zaruret miktarı hariç açlıktan kavrulsan da haramdan yiyemezsin.

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada Müslüman için onurlu yoksulluk, iffetine kâr gelir. Allah’tan başkasına minnet âr gelir. İslâm’ın yerine ve önüne geçirilen sistemin adı ne olursa olsun dar gelir.

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünya öyle bir dünya ki; ne açlık, ne cinayet, ne savaş, ne kan ağlayan mazlum, ne gözlerde damla yaş. Ne kadar zulüm ve zalim varsa ortadan kalkar yavaş yavaş!

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada mazlum gözlerinden damla damla yaş değil, umut döker. Mazlumun şuur ufuklarında binlerce şafak söker. Hakikatin önünde hurafeler diz çöker. 

Kur’ân’sız karanlık gecelerin yoktur sabahı. Mazlumların ve mahrumların Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyadadır felahı. Kişinin girdiği Kur’ân’sız bütün yollar çıkar harabeye. Velev ki kişi her gün gitse de Kâbe’ye! 

Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyada maddeye mana girer. Çözülür bir bir hayatı bağlayan kördüğümler. Müslüman olarak Kur’ân’ın hâkim olduğu dünyaya bağlı kalırsan beşeri kanunları yerden yere vurursun. Kendi nefsinin kölesi değil, sultanı olursun. Kula kulluk davasından ebediyen kurtulursun.

Allah’ın hükmünü ve hâkimiyetini dışlayan beşeri kanunlara tutunmak boşuna. Kur’ân hayata hâkim olduğunda ne kadar kul kaynaklı beşeri kanun varsa döner çakıl taşına!

“Ben de Müslüman’ım” diyorsan, ne kadar Allah’ın şeriatına muhalif kanun varsa vur taştan taşa. Kur’ân’a tutun, Peygamberin örnek ve önderliğinde şerefli yaşa! 

 

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle