Keyfilik küfriliğe açılan kapıdır

06 Mart 2019 Çarşamba

Yeryüzünde hukukun katillerinden birisi de keyfiliktir. Keyfiliğin hüküm sürdüğü yerde hukuktan ve hukukun üstünlüğünden bahsedilemez. Kendi keyiflerini kanun haline getirip hukuk diye dayatanlar, Allah’a rağmen ilah olduklarını ispat etme iddiasında olanlardır.

İslâm, keyfe kâfidir ama keyfe ma yeşa bir din değildir. İslâm’da ihtilaflar veya ittifaklar “keyfe ma yeşa – istediği gibi hüküm verme” şeklinde cereyan etmez. Allah ve Rasûlü’nün hükmü önüne ve yerine hüküm geçirilemez. Allahû Teâla buyuruyor:

“Allah ve Rasûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda muhayyerlik/tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Rasûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.” (Ahzap sûresi/ 36) 

Allah ve Rasûlü’nün hükmü karşısında muhayyerlikten vazgeçip tam bir teslim ile teslim olmak, bir iman alâmetidir. Hevâlarını ilâh edinen, akıllarını putlaştıran ve keyiflerini kanun haline getiren müstekbirleri toptan reddetmeyenlerin iman iddiaları bir vehimden öteye geçemez.

İlâhi teklifleri hafife alan, farzları yasaklayan ve haramları teşvik eden siyasi iktidarlar, İslâm topraklarında fesadın yayılmasına vesile olmuşlardır. Bu müstekbirlere gönül rızasıyla itaat eden Müslümanlar; hem bu dünyada, hem de ahirette zilletle baş başa kalacaklardır. Camilerini ahıra çevirenleri, minarelerde Billal-i Habeşi’nin Rasûlüllah (sav)’in huzurunda okuduğu ezanın okunmasını yasaklayıp onsekiz sene “Tanrı Uludur” cümlelerini dayatanlara itibar ve iltifat edenler de zilletten ve meskenetten kurtulmayacaklardır.

Keyfilik, kişinin kendi arzusunu Hz. Muhammed (sav)’in tebliğ edip haber verdiği vahye, şeriata tercih etmesidir. Keyfilik “Hüda”ya değil “Hevâ”ya uymaktır. Hevâ, insan benliğinin keyfiliği tercih edişi ve haksız arzulara olan aşırı meylidir. Hevaya uymak da, şeytanın düzenine bağlanıp onun arzusuna uygun bir hayatın izleyicisi olmaktır. Hak ve hukuk ile mukayyed kalınmayan her yerde keyfilik vardır. Keyfilik, imana değil küfriliğe açılan kapıdır.

Hukuksuzluk ve hak tanımazlık anlamına gelen keyfilik, bütün zamanlarda ve mekânlarda vahşetten sayılır. Yeryüzünde hak ve hukuk karşısında keyfi davranma hakkı hiçbir ferde, aileye, topluma ve devlete tanınmamıştır. Hak ve hukuka karşı müstağni davranıp keyfi davranma hakkını kendilerinde bulan devletler, Allah’a karşı tuğyanı ve isyanı ifade ederler. Siyaset uzmanları devleti “aynı ülkenin vatandaşı olan insanların ortak ihtiyaçlarını karşılayan ve insanlığa hizmet eden hukuki-siyasi bir kurum” olarak tarif etmişlerdir. Günümüzde BM üyesi olan bazı devletlerin, insanlığa hizmet ettiğini ve varlık sebebine bağlı kaldığını ifade etmek kolay değildir. Bazı siyaset uzmanlarının ‘Devlet aklı’ şeklinde ifade ettikleri unsur, masallardaki ‘zümrüd-ü anka’ kuşundan farklı değildir. İktidara, servete ve silaha sahip olan egemen zümreler (devlet adamları ve elitler) kendi siyasi ihtiraslarını ve tercihlerini, devlet aklı gibi keyfiyeti meçhul bir kavramla pazarlamayı uygun görmüşlerdir. Bu da keyfiliğin aleni bir şekilde tezahürüdür.

Keyfilik üzerine bina olunmuş devletlere “Hukuk Devleti” değil, “Haydut Devleti” denilir. Filozof Naom Chomsky’in ‘Haydut Devlet’ olarak nitelendirdiği ABD’nin, İslâm coğrafyasındaki en önemli müttefiki İsrail devletidir. Uluslararası hukukun kurallarından muaf tutulan ve her türlü nükleer-biyolojik silahı üreten İsrail; soykırım, etnik temizlik ve diğer savaş suçlarını işleme yetkisine (imtiyazına) haiz kılınmasını sağlayan ABD Derin Devleti, (Pentagon) Siyonistlerin güvenliğini sağlamak için yeni ‘terör örgütlerini’ kurmaya devam edecektir. ABD derin devleti küresel istilâsını bazı bölgelerle askeri güçle, bazı bölgelerde istihbarat örgütleriyle, bazı bölgelerde de NATO, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların yardımıyla devam ettirmektedir. Uluslararası hukuku ve insanlığın değerlerini yerle-bir eden ABD derin devleti, yeryüzündeki en büyük terör örgütü haline gelmiştir. Tarih boyunca adaleti hafife alan ve keyfi egemenlik peşinde koşan hiçbir ‘Haydut Devlet’in’ ayakta kalabildiği görülmemiştir. Gücünü sınırsız zanneden ABD imparatorluğunun, yeryüzünde kendisine gönülden bağlı olan bir müttefiki kalmamıştır. Yargısız infaz kavramı, geçerli bir hukuk sistemindeki keyfiliği ve hukuk dışı uygulamaları ifade eder. ‘Haydut Devlet’ haline gelen ABD’nin aldığı kararların tamamı yargısız infaz hükmündedir. Baştan sona keyfilikten ibarettir. Kendilerine Amerika’yı ve Amerika’nın keyfi uygulamalarını örnek alan devletlerin tamamı haydut devlet hükmündedir. Yargısız infazda bulunan kanun adamları da hukuk adamları değil, hevâ adamlarıdır. 

Hilafet-i Şeri’yye’nin ilgasından bu yana genelde İslâm coğrafyası, özelde ise ülkemiz keyfiliğin kuşatması altındadır. Hak ve hukuk ile mukayyed kalmayan devletlerin, kurumların, oluşumların bütün uygulamaları ölünün kırık kemiklerini tedavi etme çabasından öteye bir anlam ifade etmez. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Objektif Objektif 4 ay önce
    Keyfilik eşittir küfriliktir. Evet hakikat bu iken keyfilik izahıda mükemmel olmuş. Lakin, fakat, ama keyfiliği kaf dağının arkasında aramak keyfilik izahını kuyunun dibine gömmektir. Şimdi hergün içimizde yeni yeni keyfilikler sergilenirken, yaşarken gık yok. Bu müsbet olmayan bir insani davranıştır. " innel insane lazalımun cahula" sınıfına girer. İnsanda toplumda islaha kendinden başlamalı. Yani karanlığa küfredeceğine bir mum yakmalı. Hakka tabiyette bir ihsanı ilahidir. Allah bizi hakka tabi olmayı ihsan etsin. Ah müslüman ah ne zaman mümin feraseti gösterip dini mübini islamı hevesine, keyfine, menfaatine, ve, ve, veye göre değil objektif olarak yorumlayacaksın. Allah bu konuda yar ve yardımcımız olsun.
  • UyarıcıUyarıcı4 ay önce
    Birçok insanda tefeci olmuş faiz geliriyle karınlarını ateşle dolduruyor. Helal ticaretle iş yapanlar kınanır ve önüne bir sürü engeller konulur olduğundan iş yapamaz duruma getirilmiştir. 2.Kitap okuma ve yazı yazma seviyesi bundan hicri 1440 yıl öncesinden geri seviyeye düşmüş, okumayan yazmayan konuşur okuyan yazan konuşmaz duruma gelmiştir! Lütfen bırakalım başkalarını suçlamayı! Hem örnek alıyoruz hem suçluyoruz! Ne yaptığımızı bilmiyoruz! Sadece vahye göre hareket edenler bunlardan müstesnadır. Selam ve sevgiler.
  • UyarıcıUyarıcı4 ay önce
    Sayın Mustafa Çelik kardeşim hep içinde bulunduğumuz durumu başkalarını suçlayarak kendi hatalarımızı örstbast etmeye çalışıyoruz. Bunu bir bıraksak diyorum. Konuyu sadece bir iki örnekle açıklamaya çalışayım. 1. -Suçladığın devletlerde faiz oranları kaç İslam devleti gördüğün devletlerde kaç. Kardeşim devlette tefeci olmuşBirBibirçok iinsanda
  • kefere yaşarlarkefere yaşarlar4 ay önce
    "Kadına örtünme yoktur, gereksizdir." diyen ilahiyatçılar: bunlar Allah' ın hükmünü nesh etmekle uğraşıyorlar; cehennemin hangi dip köşesini tercih ederler acaba?
  • selmanselman4 ay önce
    Osman Kavala iddianamesini okudunuz mu? Ne kadarı keyfi acaba? bknz. Yıldıray Oğur.
  • engineerengineer4 ay önce
    keyfiliği ve bu haydutları bizi cezalandırmak üzere Hk Teala görevlendirmiş, dedem Molla Mişa öğretirdi : hayır ve şer Allah'tandır diye, bu başımızdakişer nerden geldi, ne ettikde bunlara müstehak olduk değil mi efendim? bakınız Hak Şeriat kalkmış , ortada ne din ne diyanet kalmış, bu şerler nedendir? amma kendimize gelirsek Hk şerleri Hayreyler, görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler, yer yüzünde şeytenın imparatorluğunu kuranlar ne yazıkki isimleri İlam ülkesi olan ülkelerin desteğiyle bunu yaptılar, sizce israil mi daha şer yoksa israile koltuk değneği olan sisi ve benzerleri mi daha şerdir?
  • Talha ŞerifoğluTalha Şerifoğlu4 ay önce
    Allah razı olsun. Keyfi, küfri ve cebri olanlardan haber vermişsiniz. İman penceresinden iç siyaseti ve dış siyaseti gözler önüne sermişsiniz.Bu topraklarda din düşmanlarının yeniden iktidar ve muktedir olmalarına fırsat vermemenin dini bir mesuliyet olduğunu hatırlatmışsınız. Allah cümlemize basiretler ve firasetler versin. Kaleminize güç kuvvet versin.
  • Mustafa EROĞLUMustafa EROĞLU4 ay önce
    Allah Teâla razı olsun çok güzel, yerinde ve zamanında bir açıklama olmuş
  • Mustafa GülverenMustafa Gülveren4 ay önce
    Her şeyi açık ve net yazmışsınız.Yüce Allah sizden razı olsun ayaklarınızı dini üzere sabit kılsın amin.
  • Erkut YenenErkut Yenen4 ay önce
    Yaşım yetmişin üzerinde. Yazdıklarınızı bilmekte ve bütün kalbimle iman etmekteyim. Ancak hadisenin bu kadar öz, net veanlaşılabilir mükemmellikle izah edilmesine ilk defa şahit oldum. Keşke yetişen nesillerimiz bu yazıyı okuyup kendi paylarını alsalar. Allah sizden razı olsun.

Günün Özeti