• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

İsrail’in cinayetleri karşısında tepkisizlik musibeti/1

02 Ağustos 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

Kudüs’te Mescid-i Aksaya yapılan saldırılar, doğrudan İslâm’a karşı yapılan saldırılarıdır. Necis İsrail askerlerini Mescid-i Aksa’nın etrafından uzaklaştırmak, Ümmet-i Muhammed’e mensubiyetini iddia eden her Müslümanın görevidir. Mescid-i Aksa’nın etrafını mübarek kılan bizzat Allahû Teâla’dır.

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra Sûresi/ 1)

İslâm coğrafyasının bir parçası olan Filistin’i işgal ve istilâ etmiş olan İsrail; kan ve katliamdır. İsrail, bir cinayetler ve caniler yumağıdır. Bu caniler ve cinayetler yumağı her gün biraz daha büyümektedir. Bunun sebebi, İsrail denilen Amerika’nın terör karakolunu dinen ortadan kaldırması üzerlerine farz olan Müslümanların sessiz ve tepkisiz kalarak seyirci konumunda bulunmalarıdır. Canileri ve cinayetleri hiçbir şey yapmadan sessiz ve tepkisiz seyredenler, canilerden sayılırlar.

Cani İsrail’in Filistin’de, Mescid-i Aksa çevresinde işlemiş olduğu cinayetler karşısında Müslümanların sükût hali, siyonist çetelerin işlediği cinayetlere zemin hazırlamaktadır. İşledikleri her cürmün, akıttıkları her Müslüman kanının kimseyi rahatsız etmediğini gözlemleyen siyonist rejim, pervasızlığını artırmakta ve Müslümanlara yönelik saldırılarında daha acımasız olabilmektedir. İşgalcilerin İslâm topraklarında yaptıkları barbarlıklar, vahşetler gözler önündeyken, sessiz kalmanın gayretullaha dokunacağının farkında olmak gerekir. İsrail’siz bir dünya için bir an önce harekete geçmek gerekir.

İsrail tasmasını koparmış bir cani. Sel gibi her gün akıyor Filistinli Müslümanların kanı, dillerdeki insan hakları hani? Mescid-i Aksa’da Müslümanların namaz kılmasına engel olan, Mescid-i Aksa’nın önünde Müslümanları şehit eden siyonist terör çetesi İsrail’i dünya haritasından silmek Müslümanlar için azad kabul etmez bir görevdir. Filistin topraklarında işgalci İsrail olduğu müddetçe İslam coğrafyasında da yeryüzünün geri kalan alanlarında da barış tesis edilemez. Allah tüm kardeşlerimize bunu anlamayı ve gereğine göre yaşamayı nasip etsin. İsrail, İslâm ümmetine musallat edilmiş kuduz bir köpektir. Karantinaya alınmazsa bütün insanlık zarar görecektir. İsrail’in varlığı ve devlet muamelesi görmesi, insanlık âlemi için tam bir güvenlik sorunudur. İsrail ortadan kaldırılmadan hiç kimse kendini güvende hissetmesin.

Kudüs, İslâm ümmetinin güvenlik merkezidir. Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı kaybeden bir ümmetin güvenliği olmaz. Müslüman, Müslümana yapılan zulüm ve işkencelere seyirci kalmaz. İsrail’in cinayetlerini sonlandırmak harekete geçmiyorsanız, bulunduğunuz yerde bir rahatsızlık hissetmiyorsanız, oturun insanlığınızı ve Müslümanlığınızı yeniden gözden geçirin. 

Kudüs sadece Filistinli Müslümanların veya Arapların meselesi değil, tüm dünya Müslümanlarının üzerinde imani bir sorumluluktur. Kudüs yüreğimizi dağlayan bir yaramızdır. Tek ümmetiz ve İslam düşmanlarına karşı birlikte hareket etmeliyiz. İslam topraklarında bugün var olan tüm savaş ve kaos ortamı, siyonist İsrail’in güvenliğini tesis etmek içindir. Siyonist İsrail istediği zaman ezanı susturmakta, istediği zaman Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girmesini yasaklamaktadır. İsrail’in varlığına alışmak, İsrail ile normalleşmeyi kabul etmek, İsrail’in zulmünü görmezden gelmek her Müslüman için bir zillet vesilesidir.

İsrail; işgal ve istilâdır, yalan ve talandır. Bugün fiili olarak Kudüs, Mescid-i Aksa işgal ve istilâ altındadır. Mescid-i Aksa, İslâm ümmetinin müşterek namusudur. Kudüs’ün tarihinde çok önemli iki dönem vardır. Birincisi İslam’ın hâkimiyeti altına girdiği dönem, ikincisi İslâm hâkimiyetinin haçlı tahakkümüyle sona erdiği ve yüzyıllık bir süre içerisinde Kudüs’te haçlıların hâkimiyet kurduğu dönem. Bu iki dönemi Selahaddin Eyyubi (r.a.)’nin Kudüs’ü fethetmesinden ve haçlıların işgal etmesinden sonra meydana gelen yönetim farkını, rahat ve huzuru yahut emniyetin her türlü hürriyeti ve özgürlüğü kimin teminatı altında yaşadığı tarihen sabittir ve apaçık gerçektir.

Belki de hepinizin bildiği bir vakıayı nakledeceğim. Kudüs’ün fethedileceği günün öncesinde Selahaddin Eyyubi’nin bazı komutanları Selahaddin Eyyubi’ye şu soruyu soruyor: “Yarın nasip olursa Kudüs’ü fethedeceğiz. Yüz sene önce haçlılar buraya girdikleri zaman taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmamışlardı. İmkân bulup da kirletmedikleri tek bir namus ve tek bir mukaddesat kalmamıştı.

Yarın biz de bunların intikamını alacak mıyız?”

Merhum, o yüce büyük kumandanın verdiği asil cevaba bakınız: “O zaman aynı şeyleri yaparsak bizim onlardan ne farkımız kalır?”

İşte İslâm hâkimiyeti altındaki Kudüs ile İslâm dışındaki din ve akidelerin hâkimiyeti altındaki Kudüs’ün farkı budur. Düşmanımızın faaliyeti, bizim örneğimiz değildir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

çamlı

heykel üretiyoruz ya, eşşek bile

Eyyy israaiiiil ile

2003 israil ile ticaret hacmimiz yaklasik 1.5 milyar$, 2021 de 8.4 milyar dolar. Ha bunuda bi aciklayi verin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23