--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâm’ın hâkimiyeti için çalışan kendini kurtarır

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
12

İslâm’da cihad, can kurtarma ibadetidir. Canilerin cinayetlerine son verme gayretidir. Cihad, kişinin başkasını kurtarmadan önce kendisini nefsin, şeytanın, şeytan zürriyetinin, şehvetin, şöhretin, ideolojilerin kuruntularından kurtarmasıdır. Rabbimiz buyuruyor:

“Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlere muhtaç değildir.” ( Ankebut Sûresi/ 6)

Bir Müslümanı Allah yolunda Allah için cihad etmekten menetmek, onu Allah’ın dininden menetmek gibidir. Cihad düşmanlığı, İslâm ve Müslüman düşmanlığıdır. Dünyayı İslâm’sız bırakma çabasıdır. Dinde cihadsızlığı savunanlar, İslâm’sız bir dünyada şehvet ve şöhret atlarını yarıştırmak peşinde koşanlardır. Beşeriyetin kurtuluşu, cihad ederek kendilerini İslâm’la kurtarmış Müslümanların eliyle gerçekleşecektir.

İslâm’sızlık enkaz altında kalmaktır. İslâm ile idare olunmamak, beşeri rejimlerin pençesi altında can çekişmektir. İslâm’ı hayata hâkim kılma hususunda hasbi değil, hesabi olanların esaret günleri bitmez. Müslümanlar İslâm’ın hâkimiyeti uğrunda feda-i can eylemedikçe müstevli düşman bu topraklardan gitmez.

İslâm; gözyaşından, kandan ve intikamdan insan kurtarmaktır. İslâm’ı hayata hâkim kılmak ise insanlığın boynuna kurtuluş beraatını takmaktır. İslâm’ı tek başına hayata hâkim kılmak; akla, kalbe, harekete ve bütün şahsiyete Hakkın damgasını vurmaktır.  

İslâm’ın hayata hâkim kılınması; istisnasız bütün ideolojilerin inkârı, ferdin, ailenin, cemiyet ve devletin imanla imarı demektir. İslâm’ın hâkimiyetine hayır diyenlerin kökünün dayandığı hainlik damarıdır. Hain insanın öz be öz sermayesi, vara yok, olmayana vardır demesidir. İşte bu, samimiyetsizliğin en bariz belgesidir.

İslâm’ı hayata hâkim kılma derdi olmayanların dertleri bitmez. Topyekûn olarak ümmet ayağa kalkmadıkça küffar Müslümanları katletmekten, coğrafyalarını bölmekten el çekmez.

Eğer İslâm’ı hayata hâkim kılmaktan vazgeçer de ideolojiyle bakar, ideolojiyle kalkar, ideolojiyle yürür, her yerde ideolojiyle görürsen, hiç şüphen olmasın ki bu minval üzere devam ettikçe sen küfürde çürürsün. 

Müslümanların coğrafyasında İslâm’ın yürürlükten kaldırılması; genelde insanlığın, özelde ise İslâm ümmetinin kalbine saplanan bir hançer. Sanma ki İslâm hayata hâkim olmadan bu karanlık günler geçer. Allah yolunda İslâm’ı hayata hâkim kılmak için cihad şuurunu kuşanırsak; zalimleri, zorbaları hayattan temizleyen yel oluruz. Bunun da ötesinde Lâ dini düzenleri yerle bir eden kükremiş sel oluruz.

İslâm topraklarında hüküm süren yönetimlerde İslâm’sızlık vardır. Halkı Müslüman olan ülkelerde cari olan sistemlerde İslâm yok. Yöneticilerde İslâm yaralı. Yöneticileri bağlayan ilkeler İslâm değil. Dolayısıyla aşağıdan yukarıya İslâmî bir akış yok, yukarıdan aşağıya bir İslâmî yönlendirme mevcut değil. Eğer yönetimler İslâmî değilse, ülkeler arası ilişkilerin de İslâmî olması mümkün değildir. Ve bugün, İslâm ülkeleri arasındaki ilişkilerin seyrini İslâm belirlemiyor. O yüzden Müslümanlar, bir ümmet bütünlüğünden yoksun. Sınırlar ve milli yönetimler Müslümanları yalnız bölmekle kalmamış birbirlerine karşı kıyıcı politikaların içine de düşürmüş zaman zaman. Böylece İslâm coğrafyasında Müslümanlar İslâm’sızlığın bedelini ödüyorlar. Esir olanlar o yüzden esaret altında, açlıktan ölenler onun için ölüyor, geri kalanlar onun için geri, birbirleriyle boğuşanlar onun için boğaz boğaza... Düşmanları dost edinenler, bu yüzden saflarını kaybetmişler... Batılılaşmak isteyenlerin kimlik krizi bu yüzden... Bu yüzden yönetimlerle halkların arası kopuk. Bu yüzden Afrika’da açlıktan ölen Müslümanlar varken, Kuveyt Emiri altından klozetlerde ihtiyaç gideriyor... Bu İslâm’sız görüntü, İslâm’ın ayağa kalkmasını istemeyen güçlerce besleniyor, geliştiriliyor. İslâm›ı bulursak, saadetten, huzurdan her şeyi yeniden bulacağız. Aksi takdirde birbirimizi boğazlamaya devam edeceğiz.

Vakit yeniden İslâm’sız alanlarımızı anlamlı kılmak için İslâm’la donatmaktan işe başlama vaktidir. Asrımızda Müslümanların en önemli uğraşıları, vazgeçilemez işleri, bir tek İslâm’ı hayata hâkim kılmak olmalıdır. Aksi takdirde Müslümanların kendilerini cehennem azabından korumaları mümkün olmayacaktır.

Allah’ın arzında Allah’ın indirdiği hükümlerle değil, Emperyalist Batının kokuşmuş ve çürümüş kanunlarıyla idare olunmak isteyenlerin yaşadıkları sendrom, namusunu kirleten zorbaya âşık olma sendromudur. Kurtların kuzulara âşık olmaları tabiidir, tabiî, fıtrî olmayan kuzuların kurtlara âşık olmasıdır. Asrımızda İslâm ümmeti, annesine tecavüz edenlere baba diyenlere yenik düşmüştür. Bu zilletten kurtulmanın tek çaresi, İslâm’ın hâkimiyeti için gece gündüz çalışmaktır!

İslâm’la idare edilmeyen memlekette dost ile düşmanı birlikte gösteriyor vitrinler. Kalplerde kin ve adavet bırakıyor tahrif edilmiş kelimeler. Hayata amir olmuş menfaate endeksli sevgiler, taksitli nefretler. Bu durum karşısında Müslüman olup da İslâm’ın hayata hâkimiyeti için, hayatın yegâne amiri olması için çalışmayanlar, kendilerini din ve namus düşmanlarına çaldırmış olanlardır. Bu, böyle biline!.. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ancak

26 Mart 2020 00:51

ANCAK ISLAMCILARIN HAKIMIYETI ICIN UGRASAN DUNYASINIDA AHIRETINIDE KAYBEDER BEN BÖYLE INANIYORUM GORDUKLERIMDEN CIKARDIGIM SONUC BU

helal

25 Mart 2020 22:56

helal sana kardeş. yazı çok güzel olmuş

turgut ertavt

25 Mart 2020 20:33

Dâbbetü'l- Arz hakkında: ''O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe [hayvan] çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.'' [Neml suresi, 82.ayet].

Mardinli hoca

25 Mart 2020 18:56

Sayın Mustafa hocam dilinize yüreğinize sağlık.Allah cc senden razı olsun çok güzel bir tahlil.Ben bir Allah'ın kulu bu yazdığını tereddütsüz kabul ediyorum.Cunku İslam dini hem dünya hem ahiret dinidir diyer dinler gibi değil Peygamberimiz sas son peygamberdir kuranı Kerim son kitaptır ve Allah CC tarafından korunmaktadır.Bundan dolayı biz iddia ediyoruz dinimiz kitabimizpeygamberimiz Allah katında en üstündür.Ama maalesef biz müslümanlar küfür güçlerin oyununa geldik bir birimize düştük islami anlamadığımız için

turgut ertav

25 Mart 2020 15:23

Gerçek Cihad ,nefisle yani insanın kendisi ile yaptığı cihaddır. ''O gün her nefis, ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirger.'' (AL-İ İMRAN SURESİ,30.ayet). ''Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?'' (FURKAN SURESİ,43.ayet). ''Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).''(Yusuf suresi,53.ayet). 'Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse(temizlemiş,arıtmışsa) felâha (kurtuluşa) ermiştir. Ve kim, onun (nefsinin) kusurlarını örtmeye çalıştıysa (nefsini tezkiye etmemiş ise) hüsrana uğramıştır.''(Şems suresi,9 ve 10.ayetler). ''……….Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin). O (Allah), kimin takva sahibi olduğunu daha iyi bilendir.''(Necm suresi,32.ayet). ''Artık kâfirlere itaat etme ve O’nunla (Bu Kur’ân ile), onlarla büyük cihadla savaş!''(Furkan suresi,52.ayet). Bu ayette büyük cihadın tarifinin , Kur an ile mücadele olduğu haber verilmiştir. “Senin en şiddetli düşmanın, iki yanının arasında bulunan nefsindir.” (bk. Gazâlî, İhyâ, 3/4; Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1/143) Kişinin heva ve heveslerine uyması nefse uymak demektir.

II. Murat

25 Mart 2020 13:51

Varsa yoksa Din. Bu Dünyaya bir salyangozun yaptigi fayda kadar faydaniz yok. Siz ne yer ne icersiniz Boyle?

A.Kayyum Demir

25 Mart 2020 13:06

Hadiste:"Allah bir kavime bir kitap ve peygamber gönderir de inananlar her konuda ilim için başka kaynaklara yönelirlerse derin bir sapıklık içinde olurlar!" buyrulmuştur. Arşı Azam'ın sahibinin mutlak doğru kitabı varken her konuda ilim için defihacet eden birinden bir şey öğrenmek istemek Allah'ın buğzunu Müslüman üzerinde artırır, kıyamete kadar dalaletten ve hüsrandan kurtulamaz. Müslüman'ın muallimi Allah, her konudaki ilim kitabı Hz. Kur'an'dır. Kur'an, iç içe sonsuz sayıda dünya ve ahiretteki her hususla ilgili anlam üzeredir, okudukça anlamları nur olarak ebedi kalmak üzere ruha yerleşir asla silinmez, doğruluğu mutlaktır. Mevcut bütün müspet ilimleri Kur'an'ın nurlarında bulmak mümkündür. Kur'an'ın ilimler hazinese bir kitap olduğunu kavrayan bir kimse beşerden ilim öğrenmeye tenezzül etmez. Zira beşer bilgileri doğru gibi gözükseler de kusurlu veya geçici doğrudurlar, zaman gelir sekteye uğrayarak işe yaramazlar.

A. Y.

25 Mart 2020 12:20

Evvela insan İslam'ı kendi beden ve ruhunda (nefis) hele bir hakim kılsın gerisi kolay! Tabii başarabilirse. Kaç cin şeytanı ve nefis avucunda toz gibi oynar. Bırak İslam'ı hakim kılmayı sayısız puta taptırır gerçek İslam bu diye diye, sonra her yaptığı şeytanlığı da hak zanneder ölene dek, Önce manevi hesabına en az bin hatim hele bir koy. Hatimler sana kimsenin bilmediğini bildirir, batıl olan her şeyi uzaklaştırır. Önce haddini bildirir. İlimler direkt Allah'tan ruha (kalbe) yerleşir

turgut ertav

25 Mart 2020 10:14

Kişi ve toplumlar kendine hakim olamdıkça İslam hakim olmaz.İslamı dünyaya hakim edeceğiz diyenler,saltanatlarını sürdürme ayrışına girdiler.Bu uğurda müslümanlar birbirlerini boğazladı,kanlarını döktüler.Herşeyi, iktidar olak yoluna istismar ettiler.Tarihte örnekleri çok.Bugünde böyle.İslamı dünyaya hakim edeceğiz,onun için mücadele ediyoruz diyenlerden fellik fellik kaçın.Onlara uymayın.Kendinize hakim olun yeter.İslam sizden başka birşey istemiyor.Allah ,Kur anda yönetim biçimleri konusunda serbes bırakmış ama idarecilere sorumluluklar yüklemiştir.

Tata Tonga

25 Mart 2020 08:45

İslam adalet demektir. Kim adaletten, insan haklarından, haktan, hukuktan sapar ise yaptığı uğraşa Cihat değil kişisel heva ve isteklerini tatmin etmek denir. Tıpkı ışıdın, Taliban'ın, Fetöcülerin yaptığı gibi. Amerikalıların, Rusların, İngilizlerin oyuncağı olur. Kim şeffaflıktan sapar ise yaptıklarının kontrolü, sağlaması mümkün değilidir. Birileri kafanıza bir tasma takar, bir bakmışsınız kendinizi ya cehennemde ya da birilerinin kucağında bulmuş da olabilirsiniz yahut doğru yolda da olabilirsiniz. Bunun garantisini kimse size vermez.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle