--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâm’ın dışında hiçbir davanın cenneti yoktur

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
11

İslâm’ın dışında ortaya konulmuş bütün rejimler, sistemler cehenneme açılmış kapılardır. Bu kapılardan giriş yapanların hem bu dünyaları ve hem de âhiretleri cehennem olur...

İslâm’ın önüne ve yerine geçirilen Avrupai kanunlarla Saadet’e ulaşan hiçbir toplum ve hiçbir devlet yoktur. Aksine Avrupai kanunların girdiği toplumların ve devletlerin sonu hep felaket ve helaket olmuştur. İslâm ile idare olunmayan günümüz Türkiye’sinin siyasi ve iktisadi manzarası bunun en bariz örneğidir.

Hilafetin ilgasından bu yana Türkiye’de Avrupa’dan getirilmiş olan kanunlarla saadete ulaşılmaya çalışıyor. Ama bir türlü saadete ulaşılamıyor. Çünkü ilahi hükümlerin önüne ve yerine geçirilmiş kanunların vahşeti olur ama saadeti olmaz... İnsanoğlunun iki dünyasını da cehenneme dönüştürenler, beşeri kanun ve sistemleri İslâm’ın önüne ve yerine geçirenlerdir. Rabbimiz uyarıyor:

“Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size fahşayı emrediyor. Allah ise mağfiret ve iyiliği vadediyor. Hiç şüphesiz Allah, bol imkânlara sahiptir. Ve ilmi sonsuzdur.” (Bakara Suresi/268)

Allah’ın indirdiği hükümleri çirkin ilan edip geçim sıkıntısı ve darlığıyla insanları korkutan, kaos ortamlarına sürükleyen, fuhşu ve fahişeliği serbest kılan, teşvik edip emreden, dayatan bütün sosyal ve siyasal sistemler, rejimler, şeytanidirler. Günümüzde komünizm, sosyalizm, kapitalizm, demokrasi, laikçilik, liberalizm, faşizm, feminizm gibi ideolojiler, rejimler, şeytanın eseri olup kan ve katliamdan, darlık ve zorluktan başkasını insanlığa armağan etmediler. Bu kul kaynaklı rejimlerin vadettiklerine inanmak, şeytana inanmak ve tapmaktır. Bunların hepsinin ortak hedefleri, dünyayı cehenneme dönüştürmektir. Allah’ın va’di, mağfiret ve fazilettir. Cennet İslâm davasının vadettiğidir. Beşeri rejimlerin lügatinde cennete yer yoktur.

Allah’ın hükmüne ve hâkimiyetine dayanmayan, Allah’ın şeriatiyle mukayyed kalmayan şeytani rejimlerin ortak amaçları; insanı insanın yurdu olmaktan çıkarıp insanı insanın kurdu haline getirmektir. Nitekim bugün bu amaçlarını büyük ölçüde gerçekleştirmiş bulunmaktadırlar.

İslâm’ın iman ve salih amel sahibi kimselere cennet va’di, dünyadaki saadetin de garantisidir. İslâm, âhiret merkezli bir dünya dinidir. Dünyada saadet, âhirette cennet, İslâm’ın vazgeçilmezidir. Beşeri sistemler uğruna yola çıkmış ve beşeri sistemler hesabına kavgaya tutuşmuş olanlar, cehennem çığırtkanlarıdır. Her çağın öne çıkmış cehennem çığırtkanları vardır. Bu çağın da cehennem çığırtkanları, demokrasi havarisi kesilenlerdir. Allah’ın hükmünün ve hâkimiyetinin fevkinde hüküm ve hâkimiyet çeşidi ve türü tanıyanlar, cehennem sevdalılarıdır. Onlar Allah’ın cennet vaadine değil, şeytanın cehennem vaadine inanmışlardır.

Bir toplumda, bir rejimde faizsiz yaşanmayacağı hissi çoğalmışsa, faiz ile iktisadi saadete ulaşılacağının delilleri aranıyorsa, o toplumun, o rejimin peşinde koştuğu va’din adı cehennemdir. Beşeri sistemlerin vadettikleri, şeytanın vadettikleridir. Bir toplum İslâm’a rağmen demokrasi ile, komünizm, sosyalizm, liberalizm ile mutlu ve kutlu olacağına inanmışsa, o toplum şeytanın vadettiklerine iman etmiş demektir..

Cenneti olan dava peşinde giden mü’min-i mert dünya menfaati için yamulmaz. Cenneti olmayan davadan saadet umulmaz.

Hilafet-i Şer’iyye’den sonra ortaya konulan, dayatılan bütün kurum ve kuruluşlar, insanları cehenneme sürüklediler ve halen de sürüklemeye devam ediyorlar. Batılılaşma uğruna, Batılı ideolojiler hesabına Osmanlı Devletini yıkanlar, cenneti olmayan bir davanın peşinde koşuyorlardı. Ama cenneti, ama saadeti vadediyorlardı. Onların vadettiklerine kanıp Abdülhamid’in hâl fetvasına imza atanlar, ondan taraf olanlar daha sonra nedametlerini itiraf ettiler. Mesela Mehmet Akif Ersoy (rh.a) şöyle nedamet itirafında bulunuyor: 

“ Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık; 

Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık”

Osmanlının yıkılışından sonra uyandılar. “Cehennemde uyandık” itirafı, cenneti olmayan davanın peşinde gidilemeyeceğinin ikazıdır. Şayet inat edilip gidilirse sonun cehennem olacağının beyanıdır.

Gerek meşrutiyet ve gerekse Osmanlı devletinin yıkılışından ve gerekse Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilişinden sonra Asr-ı Saadet’e dönüşü bekleyen Said Nursi (rh.a) de nedametini şöyle itiraf ediyor: “Mazi muhal. Ya hâl, ya da izmihlal!” Osmanlı devletinin yıkılışından sonra Asr-ı Saadete dönüşü bekleyenlere “mazi muhal” ikazı yapılıyor. Yani böyle bir beklenti içine girmeyin, meydana gelen durum Asr-ı Saadete muhaliftir. Size bu durumda düşen görev şudur: Ya behemehâl harekete geçip mevcud hâl’in gereğini yaparsınız; ahkâm-ı şirk alır tarihin çöplüğüne atarsınız. Ya da izmihlale uğrayıp helake gidersiniz. Şunu biliniz ki; İslâm, cenneti olan tek davadır. İslâm’ın ötesi hevadır. Heva rejimlerine adanan her hayat berhevadır!

Dininiz İslâm’sa başka davanız olmayacak. İslâm’dan başka davanız varsa; dermansız kalmış bütün dertleriniz yeniden başlayacak! 

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim

17 Ağustos 2022 21:28

Sözün doğrusu şu şekildedir; " Eski hal muhal, ya yeni hal yada izmihlal" ve ifade ettiği senin söylediğinin ile hiç alakası yok Salamasyon olmuş biraz.

Süleyman Sırrı Dinçer

17 Ağustos 2022 21:11

Allah Razı olsun.Çok güzel bir ya Kardeşim. Kaleminize , yüreğinize sağlık.

Cemaleddin Kar

17 Ağustos 2022 19:24

Said Nursi'nin sözü ilgili yerli yerinde doğru bir tespiti ilk kez görüyorum. Şeriat yolunda yürümüş ve sürünmüş bir alımın sözlerini Lâ dini bir rejime payanda yapanlara kahroluyorum. Hocam iyi ki varsınız. Yazmaya devam ediniz, ufkumuzun açılmasına sebep oluyorsunuz.

Ali

17 Ağustos 2022 17:18

Said Nursi'nin bu cümlelerine bu kadar alakasız bir mana yükleyen birini daha görmedim, Bir kere söylediği sözü dahi doğru dürüst aktaramamişsın, keşke yazmadan bir bilene sorsaydın. "Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal" İslam deyince ne anlıyorsun, Niye hep siyasi oluşumların, rejimlerin etrafında dönüp durup, bunlara bir altarnatif gibi gösterip, İslam'ı bu dar ve dünyevi bakışın içine hapsediyorsun. Bu mu o yüce hakikatin davası.

Vehbi

17 Ağustos 2022 21:08

İslam, beşeri sistemlerin, politika ve siyasetin ilgisi ve alakası yoktur, başlıbaşına sosyo-ekononik ve ahlaki, ibadi olarak ayrı bir sistem ve rejimdir demek istemişseniz doğru anlamışım yorumunuzu, yok o minvalde değil derseniz siz yanlış yorum yapmışsınız diye anlıyorum. Selamlar.

Ayşe Yalçın

17 Ağustos 2022 15:25

Çok güzel bir yazı. Ama yazının başlığı bir başka güzel Allah kaleminize ve yüreğinize kuvvet versin.

Mehmet Ali

17 Ağustos 2022 14:41

Her müslüman bulunduğu yerde örnek insan olacak hem de islamı yaşayacak örnek iyi bir,esnaf,memur,işçi,iş adamı,Milletvekili,ve anne baba iyi bir Aile olacak inşallah.

Orhan İnan

17 Ağustos 2022 12:41

NE GÜZEL BİR BAŞLIK KOYMUŞSUNUZ. O BİLE BİR KİTAP DOLUSU İZAHA DEĞER. ELLERİNE SAĞLIK, HER ZAMANKİ GİBİ GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ.

ata

17 Ağustos 2022 09:54

kardeşim bütün meseleyi tek bir yazıda anlatmış... gerisi boş.... akit farkı....

Rahman

17 Ağustos 2022 08:23

Allahin hukumleri ike yonetilen devletlerin de hali ortada, gene fakirligi oven zenginligi lanetleyen, dolar kokan bir yazi olmus,

eyüp yılmaz

17 Ağustos 2022 05:33

son yüz yılın özeti.. bu ikazlar ısrarla tekrar edilmeli, iblisi düzenin çıkmaz sokak olduğunu bu toplum anlamalı.. bu düzeni kuran ve ısrarla yaşatmak isteyenler için yaşasın cehennem.. fuhuş, edepsizlik ve her türlü melanetin zirve yaptığı bir zamanı yaşıyoruz ama başımıza gelen belâların bile toplum olarak farkında değiliz!

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle