THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

İslâmî uyanışın sancıları

27 Haziran 2018 Çarşamba

İslâmî uyanış, Müslümanların gelecekteki zafer müjdelerinin haberidir. İslâm dünyasının uyku dönemlerinin sonrasıdır. Müslümanların teyakkuz halleridir. İslâm dünyasının uyku dönemi için genellikle benimsenen ve tekrarlanan şu tasviri göz önüne alabiliriz: İslâm dini Hz. Peygamber (sav) ve Râşid Halifeler (Hz. Hasan’a kadar) çağında sosyal düzen ve teşkilât, nizam ve intizam dâhil bunlara da temel teşkil edecek olan mânevî değerler sistemi olarak tamamlanmış, gelişmiş ve yayılmıştır. Emevî ve Abbasîlerin hâkim olduğu yüzyıllarda ise Müslümanlar siyasî sahaya olduğu gibi ilim ve sanat sahasına da gerekli önemi vererek büyük medeniyet kurdular. Abbasîlerin sonuna doğru başlayan Haçlı Seferleri ve Moğol istilâsı İslâm dünyasını derinden sarstı ve zayıflattı. Selçuklu ve Osmanlıların hâkimiyeti, çöküşü önleyerek siyâsî varlığı korudu; ancak onaltıncı yüzyıldan itibaren İslâm dünyasında önce duraklama, sonra gerileme şeklinde kendini gösteren vâkıa önlenemedi. Osmanlı Devleti’nin dağılması ile İslâm dünyasının esâret hayatı başladı. (Prof. Dr. Erol Güngör, İslâm’ın Bugünkü Meseleleri, İstanbul 1981, Sh: 26 vd.) Onaltıncı yüzyıldan itibaren gelişen durumu hafiften ağıra seyreden uyku olarak isimlendirirsek, ondokuzuncu asırdan itibaren başlayıp gelişen esarete karşı savaşa da uyanış diyebiliriz.

İslâmî uyanış, Müslümanlarda ortaya çıkan inandığı gibi yaşama ve bir tek diniyle idare olunma iradesidir. Müslümanların kendi Müslümanlıklarını sorgulama, tek ümmet olma hallerini arama ve dinen olmaları gereken yerde olma çarelerine odaklanma çağrısıdır. İslâm’da tek ümmet ve tek halife inancını küçümsemek, imanı zayıf olanların mizacıdır. Şunu bilelim ki; gücü imanımızdan gelir kolumuzun. Ufku aydınlıktır bizim yolumuzun. Rabbimiz buyuruyor: “İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim öyleyse bana ibadet edin.” (Enbiya Sûresi/92) İslâmî uyanış, tek ümmet olma çabası ve gayretidir. Sırat-ı müstakim üzere birlik ve beraberlik çağrısıdır. 

Din sahibi olmanın bedeline katlanmayanlar bu ümmeti yordular. Mücadele meydanında hak-batıl çarpışmasında dost bildiklerimiz hep düşman oldular.

Yıllarca maske takıp gülümsediler yüzümüze. Düşmanı görünce düşmanla bir olup ihanet etmekten geri kalmadılar özümüze. Düşmanın yalanına inandılar ama inanmadılar bizim hak olan sözümüze!

Siyasette kişi hak-hukuk ile mukayyed kalmazsa keneleşir. Ömür geçmez günler uzar ay olur, haftalar seneleşir. Batının değer yargıları karşısında eziklik kompleksine kapılanlar da merkepleşir!

İslâm’da siyaset; cehenneme adam itelemek değil, cennete adam kazandırmak için çalışma sanatıdır. Her Müslüman bulunduğu yerde kendi imanının bir anıtıdır.

Müslüman kadınların siyaseti; kocalarına veya oğullarına sizden yüksek gelir değil, sadece helal para kazanmanızı istiyoruz demeleri ve bu yönde ısrarcı bir irade ortaya koymalarıdır.

Allah düşmanlarını rahatsız etmiyorsanız, Allah dostlarını da sevindirmiyorsanız; sizin yaptığınız siyaset şeytanı memnun etme siyasetidir. Haksız bir davada zirve olmanın kavgasını verenlerle, haklı bir davada zerre kalmanın kavgasını verenler hiçbir olur mu?

Bir ülkede insanlara teselli veriyorsa taşlar, tunçlar, çaputlar. Bilinsin ki o ülkede nice Müslümanları kuşatmış putlar.

Bu dünyada bizi temsil edemez yerli zorbaların, idmanlı yobazların sesi. Biz Müslümanız; Müslümanlara idareci olamaz haçlı hayranı, marka züppesi. Müslümanlara idareci olanın İslâm’dır bir tek adresi!

Müslüman doğmak, insana ilâhi bir ihsandır; Müslüman doğan kaç kişi, acaba ölürken Müslümandır?

Allah için yola çıkanlar kazanır. Bu yolda riyakârlık yapanlar şirke uzanır. Müslüman gök üstüne çökse, yer altında kaysa da bir tek Allah’a dayanır. Öyle bir düzene düşmüşüz ki; Müslüman kendi dinine yabancı. Din dışı kalanlarla kol kola girmekle dinmez ki sancı. Gâvurla gâvur, Müslüman’la Müslüman olan; yürekleri yakan acı. Bunu küfür kaldırsa da kaldırmaz Allah inancı!

Müslüman bir tek Müslümana yardır. Vahdetsiz ve Cihadsız kalan Müslümana bu dünya dardır. Dinde Müslümanın değeri vahdeti ve cihadı kadardır!

Allah’ın mülkünde Allah’ın kullarının Allah’ın diniyle idare olunmalarına itiraz eden tıpkı şeytan gibidir; önce insana Allah’ı unutturur, sonra da “çağdaş” çöplükte ne bulursa Müslümana onu yutturur. Müslüman olarak “Kahrolsun Şeriat” naralarıyla büyümüş olanları kendine veli/dost idareci edinme, kuduz olmuş köpekten farksızdır bunlar. Allah’ın hükmünü, hâkimiyetini ve şeriatını bilmeyen haktan ve hukuktan ne anlar?

Atalarını taklid eden ile düşmanlarını taklid eden Müslümanların kavgasının verildiği bir yerde İslâmî uyanış buharlaşmıştır. Böyle bir yerde sahneye konulan aç kurtların oyunu. Kurt kapar çobansız kalan koyunu!

Müslüman olarak gerçekten istiyorsan Allah’tan ecir; eğip bükmeden behemehâl hayatını yeniden imanın testinden geçir! 

 

YORUM YAZ

  • anadolu kartalıanadolu kartalı4 ay önce
    üstadım ALLAH razı olsun çok güzel yazmışsınız eline diline sağlık.aynen yazmaya devam edin