--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâm; Ebû Cehil’e sövme dini değil, Ebû Bekir (ra) yetiştirme dinidir/1

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
9

 

Yeryüzünde felaketlerin en büyüğü, Allah’ın dininin Allah’ın muradının hilafına anlaşılmasıdır. Dinin yanlış anlaşılması, kıyamet şiddetinde bir tehlikedir. İslâm hakkında oluşturulan algıların bazıları İslam’ın temel kaynaklarının özünden gittikçe uzaklaşmaya neden olmuştur. Yaptıkları her şeyi İslâm dini adına yaptıklarını iddia eden, kendilerini biricik, yegâne dinin sahibi olarak gören, İslâm’ın asıl çizgisinden ayrılıp ifrat ve tefrite sapan çok sayıda fırkanın varlığı tarihsel bir gerçekliktir. Dinde olmayan şeyleri dindenmiş gibi yapan ve başkalarına anlatanlar, dayatanlar, dinin sahibinin yetkilerine ortak olmaya kalkışanlardır.

İslâm bir reaksiyon değil, bir aksiyondur. İslâm’ı reaksiyona dönüştürenler dinin mana ve mahiyetinden gafil yaşayanlardır. Dinin bilgisizliğe ya da sağlam temellere dayanmayan yaklaşımlara terk edilmesinin ağır faturası, Ebû Cehil’lerin her gün biraz daha çoğalmasıdır.

Allah’ın arzında insanın kendisiyle, Rabbiyle, toplumla ve çevreyle olumlu ilişkiler kurmasını temin etmek, dinin nihai hedefidir. Müslümanlar tarafından yanlış dini bilgi ve din tasavvurunun, dini kavramların bağlamından koparılarak istismar edilmesi, küresel çapta İslamofobi endüstrisine malzeme hazırlamaktadır.

Müslümanları tepkiselliğin bağrından kurtaracak, Müslümanları reaksiyon olmaktan çıkarıp aksiyoner kılacak olanlar; Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun okuyan, anlamını bilen ve ayetleri tarihi ve güncel yorumlar çerçevesinde yorumlayabilen, temel İslâm bilimlerinin tarihi gelişimini, metodolojisini ve temel kavramlarını bilen, İslâm düşünce ekollerini ve güncel dini akımları bilen, güncel ve aktüel gelişmeleri takip eden, sorun çözme becerisine sahip, bilimsel araştırma yöntem ve tekniklerini bilen, öğretim tekniklerini uygulayan, dini danışmanlık ilkelerini ve uygulamalarını bilen, inanç, ibadet, ahlak, siyaset, hukuk, ticaret, medeniyet ilişkisini açıklayabilen, Hazreti Peygamberimizin hayatını, sünnetini bilen ve bugüne taşıyabilen, hedef kitlesinin özelliklerinin farkında olan, sosyal iletişim becerisi iyi, sahip olduğu bilgi, beceri, görgü ve aile hayatı ile çevresine örnek olan şahsiyetlerdir.

Hz. Peygamber (sav)’in en büyük derdi, İslâm’a insan kazandırmaktı. İnsanları korkutmuyordu, ürkütmüyordu; müjdeliyordu, nefret ettirmiyordu. Çevresindekileri tepkisellikten uzaklaştırıyordu. Bakınız Ebû Cehil’in oğlu Hz. İkrime (ra) cemaate geldiğinde bazı sahâbeler, “Allah düşmanın oğlu geldi” diyorlardı. Resûl-i Ekrem (sav) bu duruma müdahale ederek sahâbeleri uyardı. İbn Sa’d ve Hakim (hadisin sağlam olduğunu söyler), Ümm-ü Seleme’nin şöyle dediğini rivayet ederler: “Ebu Cehil’in oğlu İkrime (ra), Hz. Peygamber’e şikâyette bulunarak dedi ki: “Medine’ye geldiğimde, bakınız şu Allah düşmanının oğludur dediler.” Bunun üzerine Rasûlüllah (sav) bir hutbe irad ederek buyurdu ki:

“Asıl olan insandır. Cahiliyye döneminin en iyileri, İslâmî dönemin en hayırlılarıdır. -Öyleyse- bir Müslümana bir kâfirden dolayı eziyet etmeyiniz.”

İbn Sa’d’ın lafzı da şöyledir: Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Bu insanlara ne oluyor ki ölülere sövmekle, dirilere eziyet ediyorlar. Dikkat ediniz! Ölülere sövmekle dirilere eziyet etmeyiniz.” (Hâkim, El- Müstedrek; İbn-i Sa’d, et-Tabakât;  Buhârî, Cenâiz 97, Rikak 42. Ayrıca bk. Nesâî, Cenâiz 52)

İslam’da haksız yere, bid’at ve günahına ortak olmaktan sakındırmak gibi dinî bir iyilik maksadı da bulunmaksızın ölülere sövüp saymak nehyedilmiştir. Hayatlarında günahkâr ve hatta kâfir de olsalar, imansız olarak öldükleri kesin olarak bilinmediği sürece ölülere sövmek yasaktır. Çünkü günahkârın ve kâfirin son nefesinde imanla ölmüş olma ihtimali vardır. Ancak küfür üzere öldüğü kesin olan, Firavun, Ebû Cehil ve Ebû Leheb gibi kimselere lânet edilebilir ve sövülebilir. İslâm’ı insanlara götürürken haset hesabı değil, mühtedilerin hasat hesabı yapılır. Davamız Allah’tan gelmiş olana rızadır. Yoldaki Ebû Leheb’ler, Ebû Cehil’ler birer arızadır.

Ebu Cehil, gerçek bir şahıs, tarihte yaşamış, siyasi bir lideri temsil eden bir tipoloji bu, bir karakter Ebu Cehil. Asıl adı Amr bin Hişam, Araplar arasındaki lakabı Ebul Hakem. Ebu’l Hakem, bilge, zeki, hikmetli adam demek. Araplar Ebu Cehil’e bu vasıflarıyla bu lakabı takmışlar, Ebu’l Hakem, hikmet sahibi adam, bilge adam, bilgili adam yani, okuma-yazması olan bir adam.. Ama çok ilahlı biri. Allah ile birlikte yedek ilahlara da inanan birisi. İslâm’a ve Müslümanlara hayat hakkı tanımayan zorba bir tağut. Bunun için kendisine Hz. Muhammed (sav) Ebû Cehil lakabını verdi. Cahillerin babası ilan edildi. Ebû Cehil ve avanesi, İslâm’ın tebliği karşısında birer reaksiyon haline gelmişlerdi. Mekke Şirk devletinde Hz. Muhammed (sav) ve pak sahâbesi etki, Ebû Cehil ve yoldaşları ise tepkiydi. Bugün bunun tersi olmuş. Asrın Ebu Cehil’leri etki, Müslümanlar ise tepki haline gelmişlerdir!

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Haktan yana

13 Ekim 2022 20:42

Mustafa kardeş kucak dolusu teşekkürler

Abdullah

12 Ekim 2022 12:46

dostum islam kisiler ile degil fikirler ile mucadele eder. YAzini bu minvalde dusunerek yazarsan ALlah razi olur insallah

Laik Demokratik Sosyal Devlet

12 Ekim 2022 12:34

Herkesin kafasında farklı algılanan şeyler insanların ortak paydası olmaz olamaz. Iranda insanlar kadın erkek artık yaka silkti, aylardır rejimi istemediklerini haykırıyorlar

ÖRNEK LİDER

12 Ekim 2022 11:04

KENDİ GİBİ DÜŞÜNMEYENLERİ ZİLLET,İLLET,ADİ,MÜFREDİT VB.GİBİ GÖRENLERE HZ.MUAMMET (SAV) İ ÖRNEK ALMALARINI TAVSİYE EDERİM.

İRFAN

12 Ekim 2022 13:32

düşünmekten kastın nedir bilmiyorum ama kendisi gibi inanmayanlara (kendi nefsi için değil ama) Allah için cihat etmiştir Resulullah (S.A.V.). düşünmekten kastın eğer sahabelerin de kendi düşünceleri vardı ve Resulullah (SAV) efendimize yeri geldiğinde dile getiriyorlardı dersen sahabelerin hiçbiri ana omurgadan istikametten sapmadan küçük ayrıntıları belirtiyorlardı, tam olarak birebir kıyaslama değil ama şimdiki zillet ittifakına bakarsan müslüman Türk milletini emperyalistlerin oyuncağı yapmaya götürecek her türlü düşünceye sahipler

Dava Adami

12 Ekim 2022 10:48

SÜPER BIR YAZI AMA YA EYYÜHELLEZINE AMENÜ. LIME TEKULÜNE MA LA TEF ALÜN...EY IMAN EDENLER, NICIN YAPMADIKLARINI SÖYLERSINIZ...ÖNCE AKIT OLARAK AGZINIZI DÜZELTIN, HER GÜN MUHALEFET PARTI BASKANLARINA ETMEDIGINIZ HAKARET KÜFÜR YOK, BIR BAYAN MERAL HANIMA BILE DEMEDIGINIZ KÜFÜR, HAKARET KALMADI, ONUN ICIN BEN SIZIN GERCEK MANADA MÜSLÜMAN OLDUGUNUZA IMAN ETMEM ARKADAS...ÖNCE KENDINIZI DÜZELTIN...

İRFAN

12 Ekim 2022 13:22

ben hergün akit okumaya gayret ediyorum ve hiçbir gün muhalefet parti başkanlarına hakaret ve küfür ettiklerini görmedim, okumadım, varsa örnek gösterin lütfen bizde bilelim. Not: küfür zaten hiç görmedim ama hakaret olduğunu düşündüğünüz bazı haber-yazıları öne çıkaracaksanız lütfen ölçünüz karşı tarafın söyledikleriyle birebir demiyorum bakın yarısı kadar bile olursa kendimi düzelteyim

ADİL

12 Ekim 2022 08:50

EVET HOCAM ÖLÜLERE SÖVÜLMEZ AMA KARŞINA RAKİP OLARAK ÇIKIYORSA NE YAPACAKSIN

Çamlı

12 Ekim 2022 05:11

Tebbet yefa ebi Leheb diyerek geçen ömür ile, Vel asr, innel insane lefhi husr, boyutunu müdrik yaşamak arası bir tarz. ikincinin 4 istikameti; kendine, hakk'ı ve sabru tavsiye boyutu iki, yetmez, gayriye(topluma) tavsiye boyutu. Böylece dört istikametli bir hayat süresi. birinci de ise sadece buğz ile yetinmek.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle